bekareti bir sahiplik düşüncesi olarak ele alırsak ve ülkemizdeki bu denli önemli olmasının nedenini anlamak için;
buna sahip avrupalı veya medeni başka toplumun kızı, bekaret tantanasını atlattı mı, sonraki süreçte sadece hoşlandığı kişilerle cinsel ilişkiye girerken, aynı kategorideki türk kızı ya bunu bir travma olarak adlandırır tamamen cinsel açıdan içine kapanır ki bu biraz düşük ihtimal, büyük olasılıkla ise nasılsa verdim gitti daha kaybedecek bir şeyim yok mantığıyla önüne gelenle ilişki yaşamak ister ve yapabildiği kadarını da yapar.
bekaretini kaybetmiş türk kızı, karşı cinsle ilişkilerinde ya maddi yada fiziksel açıdan kendisine cazip adaylarla ilişkiye girer, yani adam ya yakışıklı olacak yada zengin olacak veya ikisi birden olacak. bu zaman zarfında bu kriterlerin dışındaki erkeklerle hiçbir şekilde vakit kaybetmek istemez. evet bu iki kriter dışındaki tüm erkekler zaman kaybıdır.
işte olayın önemi bu noktadan sonra ortaya çıkıyor. bu iki kriterin dışındaki erkekler; fakir, fazla yakışıklı olayan, yakışıklı olmayan, çirkin, küçük pipili vs gibi özgür ve pragmatik düşünceli kadınların ilgisini çekmeyen erkekler, bu kadınlarla ilişkiye giremediklerinden dolayı kendilerine atılmış bir kazık olan senelerin abazanlığının acısını, kendi iradesiyle veya bazen zorla bekaretini kaybeden! kadınlardan çıkartmaktadır.
birde olayın üreme ve soyun devamı olayı vardır ki bunun artık günümüzde önemi kalmamıştır. her türlü dna vs. teslerle soyun sopun ne durumda olduğu öğrenilmektedir.
günümüzde ve ülkemizde bekaret olayının takıntı haline gelmesinin temelinde, sekssizlik yatmaktadır. medeni ülkelerin kadınlarının büyük çoğunluğunun, erkekleri kategori etmeden cinsel ilişki yaşadığı kanısındayım. ülkemizde ise cinsel ilişki kadın için rant konumundadır.
bu nedenle türk erkeği kadınların bu taktiksel davranışını genellikle bildiği için, bekaret konusu, bir kayserili esnafın yatağa yatıp acaba bugün kazık yedimmi diye düşünüp düşünüp kafayı bozması edasıyla türk erkeklerinin çoğunluğunun da kafasını kurcalamaktadır.
Artık evlilik için bir tercih sebebi olmayan kavram. bir önemi kalmadı
Günümüz toplumunda bir önemi kalmayan bir özellikten öteye
gitmeyen bomboş bir kavram.
Bu zamanda bekaretin yerini para almıştır.
Hayır canım istanbulda,ankarada falan da değilim.
Halen tabuları olan namuslu geçinen bir şehirdeyim.
inanın burda bile bakire kızlar evde kaldı.
Millet beni de bakire sandığı için bu genellemeye ben bile
girebilirim yani. Yoksa o yüzden mi evde kaldım. ***
Benim akrabam olan tanıdığım olan birkaç tane bakire kız var.
Güzellik adına da güzeller.
Benle beraber onlarda evde kaldı.
Ancak ne kadar kaşar, orospuluğu adından önde giden
hem erkek hem kadın akrabalarım,arkadaşlarım hep evlendiler.
Bilmem kaçıncı yattıkları adam ve kadınlarla hemde.
Dünya değişti derlerdi de bu kadar değiştiğini bilmezdim.
Tersine bir durum var. Kaşarlar gitti,kezbanlar evde kaldı.
Hele de bir akrabama çok üzülüyorum.
Benden 10 kat güzel daha sevgilisi dahil olmamış bir kız.
Ya bu kız alınmaz da kim alınır yani.
Ancak abimi bile o kızla evlenmeye ikna edemedik.
Bizim burada durumlar böyleyse, başka yerlerde daha iyi olmasa gerek.
türk erkeğinin kafaya çok fazla takıp kendine kötülüklerini en kötüsünü yaptığı hede. bu kadar kafaya takmasaydınız şimdiye sekslerin ve saksoların kralını yaşıyordunuz canlarım. ama artık çok geç. pis herifler.
sorsan kimse bekaret bozmamış, o gunahın altına girmezmiş. kim bozdu lan o zaman bu kadar kızı. toplumda bu görevi üstlenen bi grup mu var yoksa bizim bilmediğimiz ?
bazen adaletsizliğe isyan edesim var, bir erkek olarak..bir erkek 100 kadınlar yatar adı çapkına çıkar, bir kadın 1 erkekle yatar adı orospuya çıkar..
evet beyler alınmayın ama ikiyüzlüyüz biz bütün kadınlar bizim olsun mantığımız var, ama evlenceğimiz kadının bakire olsun diyede yırtınırız..acı ama gerçek..
her ne kadar önemsiz olduğunu söyleselerde erkekler için önemlidir. doğruya doğru arkadaş. en geniş adam bile başkasının altında hunharca sikilmiş birini istemez.
kız sevmiş zamanında şerefsizin birini.. inanmış.. "aşık" olmuş.. hayalleri gerçek olacakmış, hayatının erkeğini bulmuş.. herşeyini paylaşmış, sevmiş, sevildiğini sanmış.. sevişmiş.. sonra da saçma sapan bir sebepten terk edilmiş.. hayalleri gitmiş, sevgisi gitmiş, sevdiği gitmiş.. bekareti gitmiş.. fahişe miydi? hayır. sadece sevdi.. sevdiğinle paylaştı herşeyini.. bakire mi? değil. suçu ne? sevmek...
diğer bir kız...
vur patlasın çal oynasın.. gece yatakta "bakireyim ben, arkadan yapalım, ağzıma alayım ama önden olmaz.." 1,2,3,4,5... diye gider... delikanlının biri aşık olur kıza, biraz tutucudur bizim oğlan, uygun bir konuşmaya denk getirir sorar "daha önce biriyle birlikte oldun mu?" "hayır" der bizim bakire kızımız.. "bakiredir" çünkü.. kız bakire mi? evet.. fahişe miydi? evet..
onlarca adamın kucağında, yatağında dolaşıp beni 1 mm den bile ince bir zarla kendine bağlayacaksa istemem.. gönlü bakire olsun.. sevgisi bakir olsun yeter.. bakire kızla evlenmişim aklı fikri oynaşta, neyime?
Hani maçlarda,senden zayıf olan tarafa avans verirsin ya; Tanrı da, kadını, erkekten üstün yarattığı için, maça başlarken erkeğe avans verdi. bekaret bu.
Toplumun bir tezahürü olarak uludağ sözlükte de sürekli hakkında tahrik edici entry açılan toplumsal tabu.
Üzgünüm ama bir erkeğin beyni sadece seks'e (bak kibar söyledim) çalışmamalı. Bu işe bu kadar kafayı takacağınıza atom fiziği okusaydınız şimdi çağ atlamıştık. Genel bir düşünce var ya "evlenince neler yapıcam" diye; eğer ilk defa sizle sevişirse karınız (gerdek gecesi), ondan sonra ömür billah memur gibi, görev gibi sevişirsiniz. Şu at gözlüklerinizi bir çıkarın.
Hadi bize altın semer vursan da değişmeyiz diyorsunuz, bari kadınlar gününde yapmayın. Diğer tüm günler zaten sizin 11 saniyelik muzaffer abaza dostlarım.