bekaret nedir. doğumdan evlenene kadar gözün gibi bakılması gereken,bayanların kutsal hazinesidir. kına gecesi yapılır düğün yapılır baban beline bağlar kırmızı kuşağını ve yollar seni odaya. hoca,sen ve kocanın olduğu odada dualar okunur askere yollanır gibi. sonrasında da gel de seviş. şimdi olayın pek çok boyutu var herkes görmüş geçirmiş az çok duymuş bir şeyler. bekaret önemlidir değildir bla bla bla.
öyle bir sorunsal haline getirilmiş ki bekaretini kaybeden insanlar çoğu zaman olmasa da intihara yelteniyorlar. madem bu kadar önemli bu bekaret neden bozuyorsunuz. bozmayın bırakın hayatın sonuna kadar kalsın o mükemmel önemli hazine.
buyrun burdan yakın bir de. madem bu kadınlara bozulsun diye verildi neden devlet izni ile bozulmalı imam nikahı ile bozulmalı. mantıklı olan birbirini seven iki insanın şartlar olgunlaşmışken beraber olması mıdır yoksa yıllardır içindeki azgınlığı saklamış, porno filmlerden öğrenilenlerle gerdek gecesi yaşanan yaşatılan olay-olaylar mıdır.
ha bir de sağlık boyutu varmış olayın erken yaşta cinsellik rahim ağzı kanserine yol açıyormuş.bak baaak.allah hem kadınları bekaret gibi bir şeyi korumakla görevlendirdi üstelik bunu cezasını bile verdi. kanser. var bunda bir şey. deeee... peki görücü usulu 13 yaşında evlendirilip her yıl bir iki çocuk yapanlar ne olacak. böyle böyle uzar gider bu muhabbet. dinsel, toplumsal, bireysel açıdan; onlarca açıdan bakılabilir bu olaya ama birazda insaflı ve mantıklı olmak çok da zor olmasa gerek.
küçük kaygan deliğin sözüm ona takdir namesi.insanların atomu parçalayıp içine bade koyduğu,uzaya tatile gittiği küçük global köyümüzde, biz doğu toplumlarının hala bekareti silah ve kan davası işliğinde tartışmak üzücü.
öyle bir tabu haline gelmiş ki geçmişten gelen gerdek gecesinde çarşafın kan olması ve dışarıya bir gösteriş (bkz: bakire kız aldım) yapılabilmesi için bacak yada kolun küçük kesiklerle kanatılması gerekli hale gelmekte..
(bkz: bakire olmayan kızla evlilikte başa gelenler)
bilimsel olarak koruyucu özelliğinin olup olmadığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Koruyucu özelliği var denilse de delikli yapıda olması nedeniyle bu tez çürümüş olur. toplumlara ataerkillik sağlamıştır. varken yararı olmayan kızlık zarı yokken de yarar sağlamamakta yada zarar vermemektedir bu yüzden önemi olmaması gereken bir kılcal damarlar topluluğudur. bekarette kızlık zarı varken değil onu kaybettikten sonra düşünülmesi gereken iffetle doğru orantılı bir toplum oluşumudr.
Bir çok kadın için, bekaretini kime teslim ettiğinden daha çok ilk kez kiminle sevişirken orgazm olduğuyla ilgilenir. Derdi günü zar olan arkadaşlar "ne kadar çok kızın bekaretini bozdum" ile değil de "ne kadar çok kadın 'sen bambaşkaymışsın' dedi" diye övünseler daha iyi olur aslında.
Hatta çok kadın bekaretini bozan erkeği "amına kodumun bamya pipilisi, ilk sevişmemi tam bir hayal kırıklığına dönüştürdü" diye anmaktadır. Belki benim kadar küfürlü değil, ama özü böyle.
hakkında her kesimden bu kadar bik bik edilmesine anlam verilemeyen. kadın vücudunda doğuştan gelen bir özellik değil mi bekaret, kızlık zarı? sahibi belli işte. isteyen istediğine patlattırır, istediğinde gider diktirir.
o değil de, yine de insanların tavşanlar gibi sağda solda skişmelerini engelleyen nedenlerden biridir bekaret ve onunla ilgili korkular, endişeler,toplumsal baskılar falan.
kutsal kelimedir.
şimdi sen erkek olsan senden önce içine kaç kişinin girdiğini bilmediğin bir kadın yüreğine sinermi? sakın bana yok erkeklerde evlilik öncesi bir sürü insanla yatıyo falan diye çıkmayın, yaradılışlar farklı, bedenler fıtratlar farklı... tövbe haşa iki cinsi yaratan allah kadına koyduğu zarı erkeğe koymayı bilmiyormuydu? ilk önce kadın neden böyle bir zarla doğuyo onu düşünmek lazım. gerici yobaz değilim, bakire olmayan kadınla evlenmem de demiyorum ama bekaret denilen şey de, öyle ''amaaaan verdim gitti'' denilecek kadar ucuz birşey değil... anladınmı yeğen
tabii bu paradoksa sebep olan sadece bekaret değil, bekaret karşısındaki erkek tavrıdır aynı zamanda.
erkek, sevdiği bir kız ya da kadınla sevişmek ister. bir kadın olsaydım, kadının bu konudaki fikrini de paylaşabilirdim elbette. sevgilisi kendisi ile sevişmediği için "abazan kaldım, vermiyo yavv" diye ağlayan kim? erkekler.
erkek, evlendiği bir kadınla ilk gecesini yaşayacak. o da ne? kan gelmedi. "sen orospusun, namussuzsun, ben seni karım olarak kabul edemem" diyen ve o kadını ya terkeden ya da öldüren (öldürten) kim? erkekler.
sanırım biz erkekler bu bekaret mevzusunu dert etmesek, belkide içten içe sevdiği adamla sevişmek istemesine rağmen sevişmemek zorunda olan kızlar sevişecek. sevgilisi ile evlilik yapma olasılığı %100 olmadığı için ve o malum gecede kocası olacak adamın istediği kanı verebilmek ve ailesini mahçup etmemek için, içinden gelen birçok şeye mani oluyor belkide bu kızlar.
abazan kaldım diye ağlamak ve namus timsali olarak kadın boşamak ya da öldürmek. işte çelişkili ruh halimiz.
herkesin kafaya fazlaca taktığı mesele size ne kardeşim isteyen istediğini yapar karışmak ne sana kalmış ne de bana. namus kavramını bekaretle bağdaştıran zihniyetin taa aq. *
aslında başına gelmeden yapılacak yorumların ''bekara karı boşamak kolaydır'' sözü ile açıklanabilecek durumdur...''çağdışı'',''çağiçi'',''önemli'',''önemsiz'' kelimeleri tek başına kullanınca anlamsızdır başınıza gelince o cümleler daha da ağırlaşır..!!
en başta şunu söyleyeyim. kim istemez bakire biriyle evlenmek yada sevdiğinin bakire olmasını yada kız kardeşinin ?
bunun sözlükte bukadar yazılıp çizilmesinin sebepleri şunlardır aslında.
yok efendim namusu bacak arasında arayanlarmış yok efendim yobazmış yok efendim orospuymuş yok efendim her türlüsünü yapıp hala bakire olanlarmış.. yok efendim o zarın asıl görevi yumurtalıkları korumakmış ta zikerler işte öyle zarı da yumurtalığıda.. vıt vıt ta vıt vıt.
1. si sanane ? şuan bana ne de aslında .
2 ana başlık altında toplarsak. erkek ve kadın.
erkek ;
bukadar bunu sorun edip yazıp çiziyorsa " bunlar bide evlenebiliyor " gibisinden bunu alan gavattır derecesinde haykıranlar;
bunların başından bekaretle ilgili olayların geçtiği aşikar. nedir efendim bunlar;
ya beraber olduğu sevgilisi bunu terketmiştir ki kızın ilk yaşadığı cinsellik bu adamladır. adamınn kuyruk acısına sözlükte çırpınmasıdır.
ya evlendiği kadın bakire değildir yada çok sevdiği kız bakire değildir o da diğer gruba saldırır yobazlar çağdışı kalmışlar namus orda değil beyinde diye.
ya da kız kardeşi ablası bu durumdadır yine bağırır çağırır çağdışı yobazlar diye.
erkekte durum aşağı yukarı böyleyken kadında ki duruma bakalım.
kadın ;
bekaretin sorun olduğunu sorun eden kadının veya genc kızın da ;
1. si ya kendisi bakire değildir ki bu orospu olduğunu göstermez tecavüzü var bunun 1 şerefsize inanmışlığı var bunun. vıt vıt ta vıt vıt ..
2. si ya kızı veya kardeşi bakire değildir.
3. sü yada sevişecektir ama yapamıyordur sinirlidir sırf bu yüzden.
aslında onlara kalsa * bu bir başbelası.
özet :
aslında bunu sorundan öteye çirkefliğe döken erkeklerin bir taraflarının bekaretten yana ezik olmaları.
hanımların ise bunu sorun eden erkeklerden yana sorunlu olmaları.
işin garip tarafı son zamanlarda genç kızlarımız " fazlalık lan bu ne gerek var yırtalım gitsin. "savunuculuğuyla feminist kadın olma yolunda ısınma turları atıyorlar.
belirtmek isterim ki; kocanız her ne kadar mezhebi geniş bir adam olsada sikilmemiş kadın kendisine düşsün istiyor bu durumda duygu asena'nın allahı gelse size bu konuda yardımcı olamıyor.
bacak aranızda dursun lan, ağır, yekün bi bok değil, tüy kadar hafif bir zar ama o hafiflik yok olunca sizler hafif kadın statüsünde değerlendiriliyorsunuz.
fuck bady olmak için çok küçük yaşınız, memeleriniz, ayaklarınız ve bence aklınız var.büyüyünce hepsinden olursunuz sabredin.
sanki hepiniz her sabah pap'da içkisini yudumlamadan işe gitmyene lord dölüsünüz ve bir bekaret gereklidir dediğinde mangaldaki külü yalayıp yuutuyorsunuz .kızlık zarı bir namus ölçeği değil deyip kadın doğum masasında soluğu alıyorsunuz. maden öyle yırttığın zar'ın arkasında duracaksın küçük fettan.
fiziki bekaret "şekilci" ve "yüzeysel" insanlar içindir.
Asıl bekaret ruhun derinliklerindedir.Öyle ki bir fahişenin ruhu bakire olabilir,zarı el değmemiş bir bakirenin ruhu orospu olabilir.Bunu kimse bilemez.
"şekille kafayı bozmuş,manayı kaybetmişsin." insanları vardır bunlar ;
kağıt üzerinde yazan müslümandırlar.günde 5 defa yat kalk,ramazanda oruç tut yeterlidir müslüman olmak için.Kara çarşafın içine girdi mi bir kadın,en temiz insandır onlar için.O çarşafın içinde ki ne düşünür,hiç mühim değildir.Erkeklik şekille olur bunlar için,palto giyip sakal bırakmışsan delikanlısındır bunların gözünde.Kılda tüyde yürek arar bunlar.Ve aynı tipler ne yazdığını bile bilmedikleri bir kitabı hiç bilmedikleri bir dilde baştan sana okuyup sonra da oh oh ben hamdım,piştim artık diyebilirler.
böylelerini gördüğünüz zaman mevlananın dediği gibi sessiz olmak gerekir kitap gibi.
"Cahil kimseyle tartışırken kitap gibi sessiz ol." Mevlana Celaleddin Rumi
bundan 2 yıl önceki kız arkadaşımın bekareti vardı ama 3. aydan sonra hep aynı şeyleri konuşmaya başldığımızı ve ufkumun o kız tarafından dahada genişletilemeceğini farkettim, sonuç olarak 30 yaşına giden insanlardık lise aşkı yaşamıyor birlikte olduğumuz insanla evlenebilirm düşüncesiyle birlikte oluyorduk , ama olmadı çünkü o bekareti olan kadınla aynı evde akşama kadar neler paylaşabileceğimi düşündüm ve ayrılmaya karar verdim
bir sonraki kız arkadaşıma geldim, onun bekareti yoktu çok şeyler paylaşmama rağmen sırf bekareti yok diye evliliği düşünmedim ve belli bir süre sonra bana umut bağlamasın diye ayrıldım.
ama aylar geçtikten sonra şunu düşünmeye başladım , herşeyi bana drüstçe sölemişti ufak kızlık zarı için o insanı hayatımdan çıkarmak ne kadar doğruydu veya ben bunu aşabilirmiydim onun için bunu düşünmeye başladım , sonra dedim ki aşardım ama demekki gerçekten sevmemişim.
gerçekten sevmiş olsaydım eğer ve benden önce hayatında sevdiği erkekle birlikte olduğunu bana inandırmış ve bu konu hakkınd bana asla yalan sölemeyeceğine inanmışta olmam gerekirdi çünkü ;
gerdek gecesi ilk kullanım hakkına sahip erkeğinm evlilikten sonra bile defalarca boynuzlanmasıda gözlenmiştir .
aksine bekareti olmadan yaşanan evliliklerinde çiftlerin ömür boyu birbirine sadık yaşadıklarıda görülmüştür
burada bekaret değil insanların ahlaksal kavramlarıdır bir nevi.
bu konu hakkında kesin görüşüm olmamakla birlikte farklı farklı görüşlere kesinlikle saygım vardır , ama öncelikle bekaretten önce hayırlısı olan evlilikler yapılmalıdır.
bekaretlerini evlenmeden önce bırakan kadınlarda nasıl olsa bunu kabul eden birini bulurum diye ileride onu gerçekten sevecek erkeğe haksızlık etmemeleri gerekir aslında kendileri kadar ileride ona eş olabilecek insanıda cezalandırmış olurlar.
bekaret arayan erkek kendine drüstçe şu sormalıdır !
1) ben bu kadını ne kadar seviyorum ?
2) ben bekaretmi arıyorum ? yoksa uğruma ölebilecek kadar seven bir kadın mı ?