2. kez en başından izlemeye başladığım dizi, karakterlerin uyumları , cinayetlerin oluşturduğu çözme merakı, behzat ç nin olayları harika anlatılmıştı. bitmesi iyi oldu aslında, uzaması kaliteyi düşürür gibime geliyordu.
savcı esra karakterinin ölümüne hala üzüldüğüm dizi. güllerin savaşı dizisinin fragmanı dönerken ne zaman canan ergüderi görsem içimden "sen ne hakikatli kadındın be savcı hanım " diye geçiriyorum ruhu şad olsun. utanmasam süleyman çakır için okutulan mevlütden okutup helva dağıtacağım o derece.
behzat ç. başkomiser adlı feys grubunda moderatör olayazmışken son anda vazgeçtim. benim laptop hurdaya çıktıydı len, yenisini almaya da zaman vardı, o yüzden yani. android ile olmuyor bu işler.
Efsane. Tek kelimeyle efsanedir. Dizilerde istanbul furyası devam ederken Ankara'da, izmir'de ya da Türkiye'nin her hangi bir yerinde dizi çekilebileceğini göstermiştir. Ayrıca dizinin çekiminde sadece 3 tane fotoğraf makinesi kullanılmıştır, kalabalık sahnelerdeki doğallık buradan gelir. Gerçi tek bir şey söyleyelim, bitirelim olayı, Erdal beşikçioğlu be, daha ne olsun.
1. bölümden itibaren tekrar başladığım en içten polisiye dizisidir.
ömrümce alkol almamış biri olarak bu adamlarla içki masasına otururum. ama içmem *
akbaba ve hayalet'in didişmelerini özlemişim resmen.
hayalet'in akbaba'ya giydirişi; "sana bişey söyliyim mi senin dörtte üçün gizem geri kalanında bok" *