çok iyi bir bölüm olduğu söylenemez. ancak diğer bölümlerin bağlanması için arada böyle bölümlere olmak zorunda. yinede bazı anlar yarmış, bazı anlar düşündürmüştür.
savcı esra'nın oyunculuğu görülmeye değerdi. bunun yanında yapmacık rol yoktu. orhan emminin performansı tek bölümlük bir rol için oldukça başarılıydı.
hayalet'in gazeteci kıza yalvarırken "hadi la" demesi ise koparmıştır.
bölümün başında hayalet doğallığıyla koparmış, savcı esra finalde ayakta alkışlatmış ve senaristler amerika'yla douglas'a geçirerek "neden behzat?" sorularına en güzel cevabı vermiştir.
harun an itibari ile döktürmektedir...
savcı da konuyu behzata döndürdü.. yani haruna mı sorulur,
edit:savcı da itiraf etti bunu...
an itibari ile harun da sordu "niye bana sordunuz" diye...
senaristler de zırvaladıklarını farkettiler yazarken zaar..
kadın komiserin (suna) evde konuştuğu genç kız galiba hayalet, yani yaşamıyor. yani behzat'ın ölü kızıyla konuşması gibi konuşmakta hayaletle. konuştukları şeyleri dikkatle dinleyince, genç kızın yaşamadığı sonucunu çıkarmaktan başka bir ihtimal kalmıyor.
not: bu yorumumu beğenenlerin sayısına bakılırsa, birçok arkadaş da aynı fikirde. izleyip göreceğiz.
--spoiler--
- sonra marilyn monroe geldi, biz buna "aç aç aç!" diye bağırdık ama bu bi halt anlamadı , öyle baktı....
+ marylin monroe hee?
--spoiler--
her bölümde acaba içtikleri gerçek içki mi yoksa meyve suyu benzeri aldatmaca mı sorusunu akıllara getiren dizidir.yok yani gerçek olsa her sette kafa bi milyon olur bunların ama birayı löpür löpür dikerken de hiç sahte durmuyor.