57. bölümde ağır içki sonrası harunun yaşadığı ses değişimini herkez hayatında bir defa yaşamıştır. onu inceleyerek yapmış adamlar, öyle rol kesilmez ya harbiden içtiler yada üzerine çalıştılar. hayaletin konuşurken "ben ona şey yazdım" diyip tutulması mektup demeden 5 saniye durması, harunun behzata kitlenmesi, behzat ayağa kalkınca harunun hızla "evemi gidiyon" demesi. bunlar harbiden çalışılarak yada uzun süre tecrübe edilerek yapılmış çok başarılı sahneler. türk sinema yada dizi sektörünün bu güne kadar olmadığı kadar gerçekçi sahnelerine imza atıyor dizi ekibi. alkışlıyorum.
--spoiler--
59. bölüm fotoğraflarına bakılırsa behzat amirimiz ile savcı esra evlilik kararını ekibe, tahsin'e ve şevket'e hüseyin'in meyhanesinde açıklayacaklar. memduh başgan gibi gelmiş geçmiş en kral dizi karakterlerinden birini de haftalar sonra nihayet tekrar görebileceğiz. parasını çalan adamın evine gidip annesine "oğlun benim paramı çaldı teyze" diyen psikopat elemanı da tekrar görebiliriz umarım. narkotikçi suna'dan kurtulmamıza az kaldı, muhtemelen sezon finaline kadar gitmeyecek ama olsun.
--spoiler--
Türkiye'yi en iyi anlatan dizilerdendir. Polis içindeki köstebeklikler diziye renk katmaktadır. Bazı ölüm sahneleri amerikan filmi terktir ama olsun. Sinema filmi 10/10'dur. Diyecek laf yoktur. Öyle ki imdb'den 8.7 oy almıştır.
olması gerektiği gibi bir türk polisiyesidir. csi özentisi, yapmacık, sözde polisiyelerimizi izleyen kesimin malesef burun kıvırdığı dizidir. sosyal medyada gördüğü ilginin onda birini günlük hayatta görmüyor. gerçi fena da olmuyor, biz bize gayet iyi. ama komik olan ise burun kıvıranların en büyük sebebi aşırı "argo" bulmaları. evet evet, yeşil yandığı anda kornaya yüklenen, canı yandığında artık refleks olarak "amınakoyim" diyen istanbul beyefendilerine biraz "argo" gelmesi normal. hayır merak ediyorum taksim meydanında oturduğu ekip aracından megafonla "ticari bekleme amınakoyim devam et" diyen insanımız nasıl daha gerçekçi yansıtılabilirdi?
o degilde daha önce yazıldımı bilmiyorum ama, bu savcının kardeşi savaş, 4 bölümde bir katili canlandırmıştı. böyle kılıçlarla falan ugraşan kareteci birşeydi. ilginç
--spoiler--
behzat amirim 58. bölümde "biz bu kafayla nereye gidiyoz la?" diyerek geçen 58 bölümün tamamının bi resmini çizmiş.
"evlensen ya benimle? ... evlencen mi?" şeklinde bir evlilik teklifi ile iyi olduğunu kanıtlamıştır behzat ç. ulan amirimin evlilik teklifi de böyle olur.
şuleyle arasının düzelmeye başlamasına aklım ermiyor abi. tamam iyi olur ama kardeşini öldürmüş la.
"artık hata yapmak istemiyorum" bunun bir gerekçesi olabilir belki.
--spoiler--
57. ve 58. bölümleri sınav dönemi dolayısıyla izleyememiştim. sınavlar bitince de "2 bölüm birden" diyerek kendimi ödüllendirdim. iyi oldu böyle.
geçenlerde arkadaş eleştirmeye kalktı yok efendim cmk'da böyle şeyler yokmuş falan filan. yahu bütün kanunlar ülkede homojen olarak uygulanıyor sanki. bu ülkede kanuna uygunluk istisna la. bilmiyor musunuz?
televizyonda ne verilirse onu izlerimciler, abi bu diziyi izlemeyin bi la. bi deneyin. izlerseniz de eleştirmeyin komik oluyor. gidin sitcom izleyin, sinema kuşağı takip edin. bi düşünün derim.
kaç haftadır ciddi ciddi kesik parmak cinayeti için kamera kayıtlarına bakılmayan dizi. edanın savcının peşinden koşarken falan beyniniz mi durdu. yapmayın senaristler. olmuyo böyle.
--spoiler--
farkeden olmuştur mutlaka ama eğer amirim evlenirse ve töreni gösterirlerse, nikah memuru soruyu sorarken amirimin soyadını öğrenebiliriz.
--spoiler--
58. bölümünü az önce izleme fırsatı buldum. meyhane sahnesinde öyle bir kahkaha patlattımki komşular filan uyanmış olabilir.
--spoiler--
kafaları güzelken behzat birşey söylücem hepinize dedi. o sıra lafını bitirdi (rakı bardağı elinde) elini kaldırdı ama kadeh tokuşturmak için değil lafı bitirirkenki bi mimikti yani. o sırada hayalet çokoprens almaya gitti kadeh tokuşturcaklar sanıp.
--spoiler--
yarıldım. çok doğal ve çok komikti. zaten diziyi bu denli başarılı yapan da bence bu doğallık.
58. bölümü yayınlanmış dizi. heralde bu kadar bölümün en fazla 10 tanesini falan televizyondan izlemişimdir ki bi süredir de yaşadığım yerde televizyon yoktu, nasıl bişey olduğunu unutmuşum. arkadaş bi reklam veriyo, çişe gideyim diyosun işin yarısında bi duyuyosun ki behzat çe devam ediyor. hayır bi saniyesini bile kaçırmaya tahammülüm yok, amirim için prostat olurum, bülent ersoy gibi olurum diyip yarıda kestim çişi geldim tabi. hayır o da değil, bi kere de televizyondan izleyim diye niyetlendim ya, bilgisayardan izlicem gerçi, tv kartı üstünden, dijitürk vasıtasıyla, sen git bilgisayar amirime kavuşmama beş dakika kalmış, virüs kap hiçbişey çalışmasın. seni yaratanın anasını bacısını sikiyim smart fortress 2012!. dandik 37 ekran televizyondan amirime mi bakiyim, reklam arası virüsle mi ilgileniyim derken dadını alamadım. ama amirimin evlenme teklifini izledim ya o bana yeter.
velhasıl ı kelam, bu bölüm sezon finali diye çok korkuyorum, o kadar hoşuma gitti yani her şeye rağmen..
pavyon sahnesin de hayaletin hali müthişti. O nasil bir bakiştir, oyunculuktur öyle. Hayalet seviyoruz seni. Evlilik sahnesinden bahsetmeye bile gerek yok. Amirime yakışacak kadar serkeş, savcım a yakışacak kadar asil ve aşk doluydu.
son bölümde bir daha gördüğümüz üzere eda karakteri tipik türk kızının panoramasıdır diğer taraftan savcı esra ise evlenme teklifine düşünmeden evet demesiyle türk kadını profilinden ne kadar uzak olduğunu göstermiştir.
harun'un edaya yaptığı atar, isyan sonuna kadar haklıydı bence ya bunlar değil mi herşeyi karşı taraftan gördükleri halde hala bir şeyler bekleyen al işte.
ne zannettin eda kaygınlanıyorum deyince harun sarılsın mı sana?
son bölümde behzat'ın savcı yengeye evlilik teklif etmesi "bayram değil seyran değil, behzat neden evliliği keşfetti?" tartışmalarına yol açmıştır.
(bkz: behzat ç'nin savcı esra'ya evlilik teklif etmesi)