''sol'' gazetesinin reklam verdiğini gördüğüm ilk ve tek dizidir.işin bu kadar siyasi boyuta gelmesi dizinin tadını kaçıran detaylardan biridir.
not:ankaralıyım ve ülkücüyüm.
selim konusunda bir çok yazar gibi düşündüğüm oldu. muhtemelen öldü bu bölüm. (hakan hatipoğlu'nun tweetlerinden de anlaşılıyor)
genel olarak güzel bir açılış oldu. dolu dolu bir son sezon izleyeceğiz anlaşılan.
ama yönetmen değişikliğinden mi kaynaklanıyor bilmiyorum, böcek ve patlama sahneleri behzat ç. kalitesinde bir diziye yakışmadı. 5.sınıf samanyolu dizilerinden alıntı gibiydi resmen böcek ve patlama efektleri.
kısacası özlemiştik, dönüşü güzel oldu.
hayalet'in akbaba'dan korkması da bayağı güldürdü.
--spoiler--
her şeyden önce bu efektlere takılan arkadaşlar şunu söylemek isterim, bildiğiniz gibi bu bölümde 5 tane behzat vardı, her biri başka bir ruh halini temsil ediyordu onlardan burnunda yara olan behzat gerçekti, diğerlerinin hepsi hayaldi yani o araba patlatma sahnesindeki, adamı aşağıya atma sahnesindeki behzat ve olaylar tamamen hayaldi. yani buna efektler kötüydü falan demek haksızlık olur.behzat bütün ruh halini göz önünden geçirmiş ve sizden bir bok olmaz ''siktirin gidin la'' demiş ve kendi bildiği yola gitmeye karar vermiştir.bundan sonra ne olacak beklemedeyiz.
ayrıca 71.bölüm fragmanında sezin akbaşoğulları gözükmeye başlamış.beklemedeyiz.
yönetmen arkadaşın alışılagelmiş türk dizi kurgularından farklı bir şekilde oluşturduğu bölüm olmuş. özlemişiz diziyi fakat ercüment ç yi arıyor yine gözlerimiz. tez vakitte görmek dileğiyle.
--spoiler--
(bkz: erdal beşikçioğlu) sergilediği 5 ç karakteri ile oyunculuğunun hakkını verdiğini, bu işi bildiğini tekrar göstermiştir. çok yaşa sen.
--spoiler--
ayrıca (bkz: star tv)sitesinden sansürsüz olarak yayınlamıştır 70. bölümü. küfürleri canlı canlı duymanın tadı farklıymış. eğer böyle devam ederse artık televizyondan izlenmez bu dizi.
tekrar hyundai'ye dönen dizi. ne de olsa accent era kaliteli araba yakışmış.
ayrıca 5 behzat ç birden izlemek hoştu gerçi 1'i gerçek diğerleri hayal ürünü ama olsun. *
Sansürsuz behzat c ye hosgeldiniz efsane olmaya devam eden dizinin star tv tarafindan sansursuz yayinlanma kararı alabilecek en mükemmel karar olmuş dizimiz.
behzat ç nin 5 farklı görüntüsü içindeki 5 farklı duyguyu ve karakteri yansıtmakta tahminimce.
intikam, acı, çaresizlik ve neredeyse delirme aşamasına gelmesi. hepsi ayrı bir karaktere bürünmüş. sonuncu da zaten bizim bildiğimiz behzat ç.
aralarındaki mücadeleyi kazanan karakter, dizide bundan sonra behzat amirimin gerçek kimliği olacak. ama en yakın duran, finalde diğerlerine siktir çeken normal behzat ç*.
aq biz de manyak olduk sayenizde*. takip etmeyen biri okusa ne diyo bu aq dum diyecek*.
edit: benden önce de yazmışlar ya la. uyku mahmurluğuyla göremedim*.
tanımı yaptıktan sonra eleştirilere gönül rahatlığıyla geçiyorum.
jeneriğin o bize sunulan izleyicilerin yaptığı fazla slow jenerik olmadığına sevindim. önceden de benzetiliyordu ama 69. bölümden sonra behzat giderek max payne'e doğru kaymaya başladı. Umarım karakter keskin bir çizgiyle max payne'den ayrılır ve özgünlüğü konusunda hem fikir olup rahatlarız. Diyeceğim o ki jenerik aksiyon severler için daha sevindirici olacak gibi, sanki dizinin aksiyon yanı duygusal yanına göre daha ağır basacak gibi bu sezon.
Son olarak jenerikte Canan Ergüder ve Nejat işler'in birlikte yer alması ikisinin de flasbackler dışında dizide olmayacağı fikrinin net olarak ortaya koymakta.
Kronolojik sırayla gitmek gerekirse;
Şizofreniyle girince dizi bizi bu sefer şaşırtmayacak diye düşündüm, ama öyle olmadı. Yine ters köşelerden ters köşe beğendik. Tamam biraz Erdal Beşikçioğlu'nun harika oyunculuğunun boku çıkarılıp seyircinin gözüne sokmaya çalışılmış olabilir, şu nevrozlar, psikozlar çok uzatıldı. kabak tadına yakın bir tadı var. ama insanın kendi içinde verdiği savaşların kamera karşısında en iyi anlatılabilme biçimi bu olsa gerek.
ilk göze çarpan olay arabalar, senaristin gözden kaçıracağını sanmam illa ki önümüzdeki bölümlerde bir açıklama gelecektir.Koli bantlı behzat yeni sezonun en güzeli. erken bir yorum olabilir ama ilk iki sezonda behzat'in kisilik bunalimlari dizinin seyrini yavaslatiyor gibiydi. muhtemelen bu sezon bu deli behzat'i orijinalinin yaninda sürekli görecegiz. biri bunalim takilirken digeri ortaligin amina koyacak. (Javier Bardem olayından bahsetmek istemiyorum, herhalde yönetmenin/senaristin aklı o tarafa kaymamıştır, konduramıyorum. )Geçen sezonun en beğenilen 2 şarkısı uzun geceler (Nazlı Vural) ve haram geceler (pilli bebek) in es geçilmemesi beni bu bölümde en mutlu eden olay idi.
Eda'nın bile siktir et demesi durumun bokluğunu ortaya şlap diye koyar nitelikte bir kere. Hazır Eda demişken o ağlamaklı konuşma olayı her kadına aynı derecede yakışıyor, merak etmeyin.
Hayranlarından özür dilerim ama inanç Konukçu'nun oyunculuğu Erdak Beşikçioğlu'nun oyunculuğundan (tecrübe farkına rağmen) daha iyi olduğunu bağıra bağıra anlattığı bölümler gördük, o ne güzel korkma tripleri.
Akbaba'dan bahsetmiyorum, ona neler olacağını, Nazlı'ya ne olduğunu zaten göreceğiz önümüzdeki bölümlerde. Bu arada Akbaba'nın evinde bir kapı daha varmış, o nereden çıktıysa?
Aziz Başkomiser'e de ne olduğunu sonraki bölümlerde göreceğiz.
Cevdet ile Harun aynı zaten.
Boyun kırma sahnesinin amına koyum net. Doğan Ümit Karaca'nın taşaklarını emip emip sulandıralım. Yönetmen farkını ilk defa bu kadar net fark ettim.
Fark ettiyseniz o arabanın patlama sahnesinden hiç bahsetmedim, bahsetmeyeceğim.