gerizekalı star tv de yayınlanması dışında hiçbir eksisi bulunmayan dizi. ulan ne sikime diziyi pazartesiye çekip reytingini düşürmeye çalışıosunuz anlamadımki. ezel gibi bi rakip karşısında diziyi muallağa sokmanın ne alemi var.
harun'un tam bir angara bebesi olduğu, pazartesi günü harcancak bir dizidir. hiç bir diziyi bu diziye değişemem, ancak öyle bir değişecek ki elalem;
acımazlar, kıyarlar sana, gitme, ne olur gitme...
Dizi izletmeyen bana bile dizi izlettiren seyir zevki ve keyfi yüksek bir dizi. Tadında aksiyonu cıvıtmayan esprilieri süperdir. Ama dikkatimi çeken bazı hususları anlatayım, ankaranın yerlisi ve sokak kültürüne hakim gibi konuşmaya çalışan karakterler ankara diyorlar. Oysaki yerlisi Angara der. Koçum demez goçum der, lan demez laa der ve buna benzer söylemler işte.
açtık tv yi bugün behzat ç var diye. ne görelim goril filmi var. ne oldu bu diziye yoksa güzelim dizi bitti mi? startv ye baktım ki 1 kasım pazartesi yapmışlar. bir hafta yok, günü değişmiş. bu diziye dokunmayın da keyfiyle izlemeye devam edelim.
star tv'nin müthiş yayıncılık anlayışına kurban gidecek dizi. ezel, arka sokaklar, türk malı gibi çok izlenen dizilerin karşısına bu diziyi koyarsan bu diziyi bitirirsin. elle tutulur tek dizisi var onu da en az seyreilecek güne koyarak acayip bir işe koyuluyorlar.
türkiye'de komedi dizileri asla dramalar kadar izlenmez. bunun nitelikle falan ilgisi yoktur. behzat ç'yi komedi dizisi karşısına koyarsanız ezer geçer.
dünyada dizileri takip edenler genelde kadınlardır. erkeklerin maç dışında izledikleri şeyler çok azdır. bu nedenle haftada birkaç saâte erkek el koyabilir. kadın dizilerinin de şansları kalmadı.
kurtlar vadisi zaten baydı. izleyicilerini hızla yitiriyor.
ezel ise konuk oyuncularla falan yeli hâlâ arkasında tutuyor ama onun da patlaması yakındır.
doğal olarak behzat ç.'ye kalacak ortam. tek ki yeterince şans verilsin ve düzgün bir günde düzgün bir saâte konsun. mevsim sonunda ezel'i yerle bir edecek potansiyele gelecektir.
hangi akla hizmetle pazartesi günü hem de ezel'in yayın saatinin tam karşısına konulduğuna anlam veremediğim dizi. yahu iki süper dizi karşılıklı koyulur mu akılsız yapımcılar, yayıncılar vs.
tam olarak bağımlılık yapan dizi. yalnız aile ile ya da çoluk çocukla izlencek gibi değil. en son bölümdeydi galiba, orospu ablamız müşteriden geç gelince, pezevenki kızıyo buna, "nerede kaldın?" felan diye. ablamız ne dese: "gelemedi ki bi türlü puşt". o ha dedim yani. anasına dümdüz küfür etse bu kadar argo kaçmaz. çoluk çocukla izlesek, sorsalar gelememek ne demek, gelde izah et.
gerçi bu yüzden seviyorum bu diziyi. fazlası ile gerçekci. ancak yapımcılar buraları takip ediyorsa önemli uyarılarım olacak: öncelikle olaylar arka sokaklar'daki gibi sorgulama ilerledikçe kendiliğinden çözülmesin, en azından her bölüm öyle olmasın; behzat abimiz saksıyı çalıştırıp çözsün. diğer taraftan bu bahar'ı da, oğlunu da tutmadık aga. ikisi de itici. bahar ve bebesi gitsin, başkası gelsin. araba takip sahneleri çok kolpa, biraz paraya kıyın lan. bi de şule'nin ses tonu inşallah bu haftalık değişmiştir, eski sesi müthişti. son olarak*
ekranlarda ki en içten oyunculuklara sahip dizidir. bayrampaşa da çevik kuvvetin karşısında oturan biri olarak polilserle gayet içli dışlı olan birisiyim gerçekten bu kadar iyi anlatılmamıştı ülkedeki polis kimliği. harun karekteri her bölüm daha da yarıcı bir hal alıyor büyük ihtimalle bu dizisi sonrasında kendisini sıkça göreceğiz ekranlarda. dizinin iki çok önemli kusuru var birincisi araba sahneleri gerçekten kötü bir diğeri ise yan rollerdeki oyuncu seçimi cidden kötü oyunculuklar görüyoruz. diziye verilen ara sonrasında umarım bu iki sorun çözülür ve kusuruzsuza yakın bir dizi izleriz. ezel'in son dönemde ki bozulmasıyla hayatımdaki tek aksiyon kaynağı olacak sanırım...
öncelikle behzat ın telefon açmalarına hastayım. bir kere "alo" dediğini duymadık be... "hıaaa" "heaa" "heaa" gibi süper sallamamazlık kokan. aslınada altan alta bir güç gösterisi. açık konuşalım ben böyle telefon açarsam 2 güne dayağımı yer oturururm. ama behzat yapar. adam güçlü beyler...
her sey bu kadar iyiyken günü değiştirilen ezel'in karşısına büyük bir cesaretle konulan, bu iki dizinin sıkı takipçileri olan insanları arada bırakan arka sokaklar adanalı umut yolcuları gibi dizilere kalite farkı koyan oldukça doğal bir dizidir.
bu arada ezel mi behzat ç. mi?
kimine göre denizi olmadigi icin bastan kaybeder ankara, kimi istanbul'a dönüsünü daha cok sever, kimi beton yigini, memur kenti der cikar isin icinden.
ama benim icin hayattir ankara...
evet ben de bir angara bebesiyim. ankara'da dogdum, ömrüm ankara'da gecti ve kendimi ait hissettigim, kendimi evimde hissettigim tek yer ankara.
onun icin de arka fonunda ankara olan bir dizi benim icin 10-0 önde baslar hep oyuna...
avucunun ici gibi bildigi yerleri tv'de görünce salak bir gülümseme gelir oturur insanin suratina; "ben bu sokaklari biliyorum, ben su binanin önünden her gün geciyorum, ben su alisveris merkezinden haftalik alisverisimi yapiyorum." gülümsemesidir o. aciklamasi budur, tuhaf bir histir yani.
behzat c.'yi iste ankara fonu icin izlemeye basladim ben.
ankara'nin tasina bak,
gözlerimin yasina bak.
bir de suratimdaki salak siritisa bak...
arka arkaya tüm bölümlerini devirmeye baslayinca anladim ki; sadece ankara icin izlemiyorum bu diziyi ben. en az ankara kadar önemli bir sebep de erdal besikcioglu...
kendisini kocaman alkislamak gerekiyor, "bir delinin hatira defteri"nden sonrasinda da yaptigimiz gibi, avuclarimiz patlayana kadar... gercekten hakediyor cünkü tüm övgüleri. artik icinde onun oldugu bir dizi de 10 olmasa da 4/5-0 önde baslar benim icin...
kendisinin saniye saniye delirdigine sahit olmustuk ankara'lilar olarak ama daha önce bu kadar kaba, bu kadar vurdumduymaz, bu kadar kiro bir karakterin böylesine dogallikla, böylesine en ince mimiklere, vurgulara kadar hissedilerek oynandigini görmemistim ben hic.
gerci kadronun neredeyse tamami cok basarili, hele hele tazmanya canavari kivamindaki harun'a söyleyecek laf bulamiyoruz.
tanim:
arka planda ankara, ön planda behzat ve harun ve hayalet, hatta akbaba...
cok ama cok dogal sahneler, hayat kadar gercek cekimler ve oyunculuk...
su anda acik ara, en kaliteli tv dizisidir. reyting(!) denen zimbirtiya kurban edilmesi düsünülemeyecek kadar hem de...