aptal dizileri*n arttığı şu dönemde televizyonda izlenilebilecek tek türk dizisi.
bölümlerini takip etmeye çalışıyorum. geçen hafta öğrendim, pazar akşamları çıkıyormuş. gerçi dün akşam unuttum izlemedim ama bundan sonra izlerim herhalde.
şaşırtıcı derecede kaliteli bir türk dizisi ve diziye ismini veren karakterdir. diğer türk dizilerinin aksine varolmayan bir türkiye'de yaşamayıp karakterlerin ayakları gayet yere basmakta.
diyaloglar bazen abartıya kaçsa da yine de gayet gerçekçi. diğer dizilerdeki gibi herkes türkçeöğretmeni gibi konuşmuyor yani dil açısından gerçekçi bir dizi. kötü örnek için (bkz: ezel)
kostüm ve mekanlar da olabildiğince gerçekçi yine bu konuda da bazı abartılara kaçılsa da mesela 2 polis aynı evde yaşıyor ama asgari ücretli işçi evi gibi bir dekora sahip oysa bir polis memuru en basiti 2000tl nin üzerinde bir maaş almakta yani eğer bu karakterler paralarını biriktirip memlekette ki ailelerine falan göndermiyorlarsa daha iyi bir ev koşullarında yaşamaları gerek örneğin dizideki "bahar" karakterinin evi çok daha gerçekçi.
savci karakteri(sarışın kadın) oynayan oyuncu kötü bir oyuncu zira rol yaptığı çok belli oluyor. bahar karakteri de onun kadar kötü. en iyisi dizideki bu 2 karakter gönderilsin memleketlerine falan bizim komserler bize yeter *
şaşırtıcı bi şekilde türk dizisi olmasına rağmen sıkmayan bir dizidir. ilk gördüğümde bu ne amk gene siktiriboktan bi dizi demiştim aylar önce ama dün bi bölümünü izledim ve sıkılmadım hiç.
dünkü bölümü ile ç harfinin çizer olduğunu düşünmeye başlamadım değil.
bir diyalog vardı bir de soyadını çizer yapmış pezevenk diye ordan şey etti yani. ee tabi eski soyismi çözer ya belki az bi değişiklik var ondan pezevenk demiş de olabilir.
-mesela naber la yazacaksın ya , 2 kez 6'ya, 1 kez 2'ye, sonra 2 kez 2'ye, 1 kez 3'e, 3 kez 7'ye, bir kez 0'a, 3 kez 5'e, 1 kez de 2'ye basacaksın.
+ ...
--spoiler--
hayalet in aha bak ateş ediyorum dediği sahnenin türk sinema tarihine geçmesi gerekir.
ayrıca bel altı esprilerle film bitirebilen komedi senaristlerine sesleniyorum. biraz feyz alın lan şu diziden, adamların asıl amacı polisiye dizi yapmak, ama espriden dizi polisiyeden çıkıyor.
--spoiler--
behzat: abi sen niye geldin!?
şevket: ne demek lan niye geldin? bi kere ben senden önce geldim. sen sonra geldin. ben senin abinim.
--spoiler--
yavaş yavaş reyting'i artan türkiye'nin şu an yayınlananlar arasındaki en iyi dizisi. insan ankaralı olunca bi ayrı da izliyor. bu dizi her şeyiyle hayatın yansıtılmasıdır. bu da diziyi izlenesi kılıyor.
dizi izlediğim en iyi 3 türk dizisi diye bir liste yapsam rahatlıkla girer. böylede hem kitaplarının hem de dizinin hayranıyım. bu diziyi herkes beğenmeli demiyorum. zevkler ve renkler tabii ki. fakat bu diziyi beğenmeyenlerin çoğu diyor ki'' tek farkı küfür'' ya da ''çok küfür var yaaa''. beyler bayanlar, gerçek dünyaya hoşgeldiniz. ne istiyorsunuz yahu. arka sokaklar ve benzeri dizilerdeki gibi amerikan tarzı replikler mi? hayır, hatta koca bir hayır. bu dizinin olayları bazen uç noktalara varabilir. çünkü bir polisiye, çünkü bir edebiyat uyarlaması. diyaloglar ise ebediyen gerçekçi olacak. bu kadar sevmemin nedenlerinden biri budur. real dünyada, türk erkekleri küfür eder. özellikle amirim gibileri... hem de çok.
bir diğer önemli sebep ise, emrah serbes'in türkiye'ye gerçek bir anti-kahraman kazandırması. çünkü bu adam insanları sebepsiz yere döver, ki böyle adamlar tanırım. sürekli küfür eder sizi tiksindirir, ki böyle adamlarda tanırım. ama bu adam işini hep iyi yapar. suçluları hep yakalar, çünkü bu adam anti olduğu kadar kahramandır. gerçekçilik arayanlar(benim gibi) bu diziyi severler...
küfür olması bu diziyi sizin gözünüzde kötü bir iş yapıyorsa.amirim'in deyişiyle ''saçma sapan konuşmayın la''... biraz gerçekçi olun.