feride herkesin bildiği atasözünü ezberletecek gibi: besle kargayı siksin ananı.
ercüment ne model bir manyak, neyin peşinde... bilemiyorum, çözemiyorum. ama onun ve ekibinin olmadığı bölümler inanılmaz tekdüze. hiç çekilmiyor.
bu geçen bölümden bir madde de olsa harun su katılmamış salak. cinayet büro'nun shrek'i.
o rus karıdan sonra bir sopa iyi gelebilir. aydınlanır hiç değilse.
hayalet... devamlı birbirlerine mal diyorlar ya malın önde gideni bu zarbo.
akbaba... bu herif keş midir, it midir, ibne midir nedir anlamadım. aralarında mantıklı konuşan bir bu vardı bu da sarhoş adamı dövünce gözümden düştü.
savcı... bütün savcılar böyle midir lan acaba? çantaya bak!..
eda-selim-cevdet triosu: dizinin barış, ayhan, mustafa sarp üçlüsüdür. bunlar olmasa da bir tane adam akıllı dedektif daha verseler ekibe çok daha iyi ama anlaşılan prodüksüyon da adnanlar ekolünden insanlar da var.
bahar... valla çok anlamsız bir hatun hiç darılmasın. varsa yoksa duygusal ağırlık yaratıyor.
şule veya biz her ne dersek o olan hatun:dünya güzeli, dünya güzeli, öyle herkes göremiyor tabi müthiş güzel, çok güzel zeytin yeşili gözleri, acayip güzel, huyu da güzel, kendi de güzel, muniiiis, tatlı, beni de çok seviyo, doğru mu?
veee asıl adam behzat:
hayatı bildiği gibi yaşıyor, işini bildiği gibi yapıyor. ama kendini ve ekibini biraz disipline etse alt edemeyeceği adam yok gibi. gözüpeklikten de başka bir şey bu. another hero, another mindless crime. yani bir kahramandan çok antikahramanı hatırlatıyor. ucuz çapkınlık olayları yok. gönüle gitmesi bile sadece yalnızlığını 10-15 dakika unutmak, sonra uyuyor kalıyor zaten. aksi halde de zaten ercüment zibidisi gibi çapkınlığını milletin gözüne sokar hali yok.
aslında siyasi görüşü hiç yansıtılmasa da şahsen en çok merak ettiğim bir konu. solcu bir hatuna tutulmuş gayet sağa yakın bir mesleği yapan insan hangi tarafta olabilir ki? galiba oy kullanmaya gitmeyenlerden, bilemedim işte.
bundan sonra ne olur ne biter kestirmek çok zor ama el frenlerini indirmek lazım.
her bölümde fix bir cinayet olması çok saçma mesela. bir nevi dizinin jeneriği gibi oldu. çok ve saçma cinayet yerine işkilli, büyük ve çözülmesi zor cinayetlerden bahsetseler çok daha iyi.
yoksa ercü'süz kendini tekrar eder ki ercü'nün artık çok ömrü yok gibi.
13. bölümün başındaki jenerikte bulunan insanların soyadlarının sadece baş harfi yazmaktaydı.daha öncekilere dikkat etmedim ama 13. bölümde böyle bi ayrıntıya takıldım.çok da güzeldi.
zaten diyorum bir bokluk vardı o ercüment lavuğunun fütursuzca yancısına sıkmasında, diyorum. sen ey feride nasıl bir akla hizmet yaptın bunu, bir yandan da feraha erdim inanır mısınız zira haftalardır içim sıkışıyordu ne olacak bu işin sonu diye. hayırlısı olur umarım.
(bkz: teyze dizi izlemesi)
(bkz: böyle bir şey yok ama olabilir de)
insanların, la, lan, he la kelimelerini çok kullandıkları için eleştirdikleri dizidir.
ulen adamlar sokaktaki adam gibi konuşuyorlar işte. burada kendinizi sezen cumhur önal gibi konuşan, ultra kibar insanlar olarak göstermeyin. hepimiz sokağa çıktığımızda lan, la, amuha goyim gibi öbekleri ağızımızdan eksik etmiyoruz. ankara'ya gidip bir süre kalmış biri olarak söylüyorum; ankara sokaklarındaki insanlar behzat ç. ve ekibinden daha fazla la ve lan kelimelerini kullanıyor. hatta en sık duyduğum öbek 'la bebeye bak la' oldu. dua edin bebe kelimesini fazla kullanmıyorlar. o zaman kesin oturup ağlardınız 'yea bunlar çok kaba konuşuyor yeaa' diye.
beni en çok güldüren yerli dizi. (kaygısızlar'ı geride bıraktı.)
beni defalarca ağlatabilen tek dizi. (bu büyük bir başarı.)
kurgusu en başarılı olan yerli dizi. (bu dizinin herhangi bir bölümündeki malzemeyle diğer yapımcılar 2 sezon çekiyorlar, bunlar her bölüm yeni olay kurguluyorlar.)
en başarılı yerli roman uyarlaması (ben henüz okumadım ama arkadaşlar öyle söylüyor.)
izlediğim en gerçekçi dizi (diyaloglar, oyuncular, çekim açıları, mekanlar vs)
en orijinal karakterleri barındıran dizi. (behzat amirim olsun, harun karşim olsun, hayalet, akbaba, şule vs vs.)
bana polisi sempatik gösterebilen yegane şey.
başta roman yazarı emrah serbes olmak üzere böyle bir diziyi bizlere kazandırdığı için herkese ayrı ayrı teşekkür ederim. resmen aşık oldum be diziye.
bu ferideye baştan beri kanım ısınmamıştı zaten allah belasını versin yaktı adamları, ercü nün çocuğnu kesmekle tehdit etmesi sonucu öyle ifade vermiş olabilir ama olsun.
ama şuraya yazıyorum bu hayalet bu karıyı affeder.
güven kıraç var bu bölümde, nejat işlerden sonra süper seçim, birkaç bölüm sonra erkan can da girerse fenomen olur çıkar bu dizi.
2-3 bölümü istanbul da çekiceklermiş olmadı emrah s. bizim çocuklar kaybolur oralarda deplasman sonuçta.
bu ercü kesin cesetin yerini değiştirdi, şantaj yapacak beklemedeyiz bu kadar erken fragman mı yayınlanır lan, kafayı yedik.
türk televizyon tarihi hakkında yorum yapamam ama benim televizyon tarihimin açık ara şampiyonu. dizi demiyorum bak yanlış anlama, televizyon tarihi diyorum.
bu arada; hayalet sen de anla artık, bu karı milleti adamın ... anladın mı la?
küfürlüymüş falanmış filanmış edebiyatı yapanlar; siz de saçma sapan konuşmayın be...
behzat ç. bize kadınların anlaşılamayacak varlıklar olduğunu ispatlamıştır. bir kadın aldatılmıştır , gururu kırılmıştır. onu seven yeni bir erkek vardır. kadının o erkeği sevmemesi en doğal hakkıdır fakat ben hala beni aldatanı seviyorum , onu dinlemek istiyorum diyorsa kadınlar anlaşılmazdır.
bir kadın her gün dayak yiyordur , açtır. hem kendisi hem de oğlu mutsuzdur. kocasını öldürür , cesedi saklar. bir adam gelir onu sever ve ondan hiçbir şey beklemez hatta ceset bulunmasın diye cesedin yerini değiştirir. ama o kadın o adamın onun için yaptıklarını hiçe sayarak önce kocasını öldürdüğünü itiraf eder sonra da mahkemede kocasının cesedinin yerini değiştirenin onu sevdiği adam ve arkadaşları olduğunu söyler.
feride sanırım ercü tarafından tehdit ediliyor. şöyle ki, ercü o resimler çekildikten sonra bir şekilde öldürülenin kim olduğunu öğreniyor ve ferideye ulaşıyor. hayalet feridenin evine geldiğinde bir akrabam var diye eve almamıştı hani. kadın kimsesiz olduğu için evi yıkılınca hiç tanımadığı bir pavyon şarkıcısın evinde bile kalmıştı. birden bire bir akrabası çıkıp geliyor çocuğunu ona bırakıp teslim oluyor. 20. bölüm fragmanını görünce bu işte kesin ercünün parmağı olduğunu anladım. demedi demeyin ahanda buraya yazıyorum feride masum. *