bölümün sonunda behzat başkomserin, kendi imkanları ile imralıya sandal ile geçip, nöbetçileri atlatıp, apo ya sakso çekerken, türklerin ne kadar barbar, ne kadar faşist, müslümanların ne iğrenç ne kadar vandal, apo nun şahsının ise dünyanın en hümanist, en özgürlükçü şahsiyeti olduğunu söyleyeceğini umduğum dizi.
vay amk. biz neymişiz ya la. melek gibi örgüt elemanlarını, insancıl hümanist, doğasever pkk lıları ne kadar örselemişiz ya la. ah bu türkler yokmu. bu faşistler.
Emrah serbes haftalar önce dediğini yaptı ve kck reziilliğine el attı. Helal olsun.
Bırakın ileri demokrat hükümetten gelen baskilari, bıyığı yüzünden behzat hayrani olan ulkucu ergen seyirci kitlesini kaybedecek olmasına rağmen, yapımcının bu olmayacak demesine rağmen, yaptılar bunu emrah ve mehmet. Teşekkürler.
Benim kürt arkadaşım var! Bak size selam çakıyor amirim.
kürtçü gerzeklerin mallığını gözler önüne seren dizi. ulan, adamlar rezil oluyor bir de hoşlarına gidiyor iyi mi?
harun gecenin özetini yaptı;
"madem türkçe biliyon neden kürtçe savunmak istiyosun..."
evet, madem türkçe konuşuyorsun, bu ısrar neden ey aptal?
hakim babaya bayıldım ayrıca, ülkemizin badem bıyıklı hakimlere değil, böyle taşşaklı hakimlere ihtiyacı var işte.
bakınız yıllardır iddia ediyoruz.
bu ülkede kürtçeyi resmi dil yapın, kürtler yine kendi aralarında türkçe konuşacaktır. kendi aralarında kürtçe anlaşmaları imkansız, zira kürtçe böyle bir duruma müsait bir dil değil.
--spoiler-- behzat ç barbaros iyice gaza gelip behzat ç'yi cepten aradı resmen. muhtemelen önce muzaffer'i satıp yakalatacak, ama sonra bir şekilde kendi de yakalanacak.
--spoiler--
yine de herhalde bol heyecan yaşatan bir süreç olacak bütün bunlar.
bu bölümünden neredeyse "terör propagandası" çıkarıp mahkemeye gidecek olacak tosunlar gerçekten komik oluyor.
arkadaş bu dizi zaten hiç bir zaman size hitAp etmiyordu ki? siz olduğunuzu değil, olmaya çalıştığınızı mı gördünüz dizide bunca zamandır nedir?
emniyetteki çeteci ve cemaatçi yapılanmaları deşifre eden, mafya-devlet-sermaye üçlüsüne karşı gözünü budaktan sakınmayan bir görev anlayışıyla işini yapan, üstelik "türk-islam sentezi"ne çok aykırı yaşam tarzları olan bir polis ekibi sizin niye hoşunuza gidecek?
çelişkiyi yaşayan sizdiniz başından beri. şimdi her bölümü birer "altın vuruş" yapan diziyle bağlarınızı küfür ede ede koparmanız sizin için geç alınmış bir doğru karardan başka birşey değil.
buraya kadar anca dayandığım dizi.
sıcak muhabbetti iç burhanlardı, angara ağzı diye izliyodum da . bune ya kardeşim bu kadarda kürt sempatizanı olmaz ki. insanlar hiç olmayacak şekilde vatan millet diyor bunlarda sus lan sıkerım diye tersliyo.
sosyal mesaj vereceğiz diye bu kadar yapmacıklık fazla. kendi kafalarından kurtarıyolar ülkeyi.
kürt sempatizanlığı yapmayı marksizm sanan aptal bir senaristin dizisi. sosyalizm, komünizm gibi ideolojileri uzaktan yakından desteklemem bana göre insan doğasına aykırı ideolojilerdir lakin bu bölümde yapılanlar bir marksistin değil bir kürt milliyetçisinin elinden çıkmıştır.
edit: diziyi izliyorum elbette. sadece sikmeyin diziyi kendi ideolojilerinize malzeme etmeyin.
adas ben bu dizi icin yapilan kominist ulkucu ayrimini anlamiyorum. behzat amirim solcu degil eyvallah. ama ulkucu hic degil .mina koyim. adam ayyas la ayyas. kufurun bini bi para. adam takiliyo kafasina gore. neyin sinif ayrimi. cozemedim ya la bu saatte...
Hükümet bile, açlık grevlerinin ardından anadilde savunma hakkını verdi. Ama hala bunu vatan hainliği sayan var. Kürtceden korkan insanlar var hala. Eğer bu hainlikse, anadilde savunma hakkı veren hükümetin başındaki adam baş hain(!)dir.
Filmdeki hakimi beğenenler, o karakter tam bir orospu çocuğu semboludur. Doktor onun yüzünden seri katil oldu.
içkiye, nikahsiz beraber yaşamaya sansur koyan hükümet, bu bölüme ses etmeyecek. Çünkü epeydir halkın içinde benzer konularda nabız yoklayan akepe için bu bir firsattir. Şerbetini koyulugunu ayarlamak için, nabız ölçerler artık.
80. bölümüyle sopalı ve bıçaklı vatanseverleri(!) biraz dürtmüştür. şimdi rtük'ü arayıp, başbakan'a mektup falan şikayet eder bu ergenler. dizi en nihayetinde izle, geç ve de bu olayların gerçekte de olabileceğini aklında tut !
80.bölümün bir kısmını, konuk yönetmen olarak gaspar noe yönetmiştir. hayır, amirimin rüya sahnesini açın bir daha izleyin. o renkler, kamera açıları falan resmen bağırıyor yönetmenin adını. bunun başka bir açıklaması olamaz.
(spoiler olabilir.) ağzımızın tadıyla izlediğimiz bir dizi vardı emrah serbes iyice içine sıçtı. dizinin en başından beri solcu iyi-sağcı kötü düşüncesi alttan alttan yerleştiriliyordu ama bu kadarı fazla artık. ilk de değil bu. türkiye'yi hem ekonomik yönden hem de dış politika yönünden elini kolunu bağlayan enerji sorunu var. nükleer santraller bu işin yegane çözümü. bunu nükleer santrali savunan adamı intihalci bir katil olarak gösterdi ve o adam öyle olduğu için nükleer santral savunucularının da yanlış düşüncede olduğunu vurguladı.(ne alakaysa artık). ikincisi travesti konusu. gel e5 kenarı bir yerde yaşa bakalım. karını alıp da akşam 8'den sonra dışarı çıkamıyorsun o götverenler yüzünden. onu da bir şerefsiz polis buldular travestiyle ilişkiye girdikten sonra bazı olaylar yaşayıp o travestiyi öldüren. ee ne oldu? travestiler can ciğer kardeşlerimiz, onlara baskı kuranlar da orospu çocuğu oldu. daha buna benzer birçok konu var dişimizi sıkarak eyvallah çektiğimiz ama her şeyin de bir sınırı var. komünistlikle pkk sempatizanlığını birbirine karıştırdı artık bu senarist. tüm polisleri cahil ya da kasıtlı olarak hak ve özgürlük ihlalleri yapan şerefsizler olarak göstermesi de ayrı bir sinir bozucu durum. en son 80. bölümde emrah serbes benim tahammül sınırımı aşmıştır ve behzat ç benim için hiç de hoş olmayan finalini yapmıştır. o hak özgürlük arayışı kisvesi altında pkk sempatizanlığı yapan örgütün şehir kadrosunu iyi, onlara karşı olanları şerefsiz, cahil olarak gösteren bir diziyi izlemek; vatanını milletini seven kimseye yakışmaz. bu bölümün sorumlusu emrah serbes mi ercan mehmet erdem mi bilmiyorum ama yazık ettiler güzelim diziye. güzel bir zevkimin anasını siktiniz ya daha da bir şey demiyorum amk. neyse izleyici kitlenizin yarısından çoğunu oluşturan ülkücü kesimi kaybedince anlarsınız ne hata yaptığınızı artık.
sahneler arası geçişlerde anıtkabir i gösteren, atatürk ün fotoğraflarını, türk bayrağını, özellikle gösteren bir dizi çok kolay bir şekilde kürtçülük yapmakla suçlanmaya başlandı. bunu kabullanemiyorum.
içeriğe gelirsek, kürt alevi sevdi diye öldürülen kız hikayesi yukarlarda bir yerlerde de söylendiği gibi gerçekten çok klasik olmuş. fakat olmamıştır, yaşanmamıştır böyle şeyler diyebilir miyiz?
dizide her zaman vicdan, özgürlük üzerinden belli kesimlere eleştiriler gönderiliyor. harun un çıkışları manidardır, önemlidir: -protesto sırasında- türkçe bağırın türkçe bağırın!!, kürtçe savunma yapmak isteyen sanığa: ee türkçe biliyon la sen niye türkçe savunmuyon? çıkışı diğer kesmin görüşlerini yansıtmaktaydı.
eleştirilebilecek bir nokta varsa bu bölümde tek tarafta yaşanan acıların gösterilmesiydi. bunun dozajı iyi ayarlanamadı. bu seferde şehit anaları gözardı edildi. bu taraftan da olaya dokunulsa, halk objektif olunduğuna dair daha da inandırılabilinirdi.* ve dizi toplum içindeki bu ayrışmada bütünleştirici bir etmen olabilirdi. senaristler bu konuyu ne kadar önemsiyorlar o tarafını bilemiyorum belki de ben onlara büyük bir rol biçerek yanılmışımdır.
son bölümü, kürtçülerin ne kadar masum ve sevgi kelebeği olduğunu bize göstermiştir.
emrah serbes ne yapmaya çalışıyor anlamış değilim.
ana dilde savunma hakkıymış.