78. bölüm yazılacak çok kısmı olan bölümdü. derdim sosyal mesaj vermek değil ama..
--spoiler--
.
.
.
biz nabıyoruz la
ha
biz nabıyoruz bu hayatta
birileri demiş sınırları çizmiş burda yaşıycan demiş
birileri demiş ki bu maaşı alacan demiş
bu okula gidicen demiş bunlara karşı çıkmıycan demiş
mına koyim bunların hepsi ben söylemeden önce ben yapmadan önce birileri tarafından söylenmiş
ben istemedim ki bunların hiç birisini *
.
.
.
--spoiler--
bir cümle spoiler var
bölüm tek kelimeyle harikaydı. bu erdal beşikçioğlu da yanlış ülkede doğmuş arkadaş. amerika'da doğsa edwart norton yanında halt etmiş yani. neyse aslında bölümle ilgili dile getirilecek çok şey var ama ben bir tanesine öyle bir takıldım ki anlatamam. ya şimdi insanda en azından adem'den gelen bir insanlık olur de mi? hah işte bu hayvan oğlu hayvan harun da o bile yok amk. ne demek lan biz ara sıra zina yapıyoruz? ayıoğlu ayı. bir cümle spoiler var
zaman zaman en iyi bölüm buydu diyoruz, sonra bi bölüm yapılıyor bunun üstüne cıkamaz en iyisi bu oldu diyoruz, sonra yine ya o iyiydi de bu cok iyi be diyoruz, sonra lan bu durağan oldu diyoruz sonra sızlanmaya başlıyoruz, sonra öyle bir bölüm yayınlanıyor ki hepimiz apışıp kalıyoruz. dün aksam izlediğimiz dizinin en iyi bölümüydü beni asıl heyecanlandıran bundan daha iyisi olacağı düsüncesi...
''mevlam gül diyerek iki göz vermiş
bilmem ağlasam mı ağlamasam mı...''
rakı üzerine menemen, üzerine yine rakı. aşık mahsuni, neşet baba, halının üzerinde o kafayla oynamak. nasıl bir içmektir bu. ayrıca hayalet menemenin bile yanında oralet içtin ya. ne kadar şahane bir insansın.
kime ne dersin harun bu dizinin amiral gemisidir. hepsi mükemmel ama harun bir başka cevdet'i tokatladıktan sonra amir'den zılgıt yemesiyle cevdetciğim söyle ne derdin varsa anlat bilelim dök içini demesi beni kopardı. bir odada çekilmesine rağmen en iyi bölüm olmuştur bitmesin istedim.
78. bölüm efsane bölümlerdendi, tek mekanda sıkışmış bölümleri sevmem ama muhabbetleri çok iyiydi, özellikle hayaletle akbabanın menemen muhabbeti yardırmıştır.
inanılmaz güzel bir 78. bölüm izleten dizimizdir. ağlasak mı gülsek mi düşünsek mi bozulsak mı çözemediğimiz durumlara sokmuştur bizi. herkesin oyunculuğu yine tabi ki mükemmeldi.
Liseye gidiyodum abi. Sıradan ortalama bi çocuktum işte... Hep arka sırada otururdum, hiç arkadaşım yoktu. Okuldan nefret ederdim. Hep saçlarımı uzatmak isterdim babam hep keserdi. Babamdan da nefret ederdim... Ne zaman kafamı kazısa karaktersiz bi tip olup çıkıveriyodum ortaya. Çocukken saçın çıkıyosa ve sen kelsen herkes senle dalga geçer abi.
Babam her kafamı kazıdığında kendimden nefret ederdim. Çok salak bi tipim olurdu... Napıyım benim de kemik yapım böyle. Her neyse işte abi sınav yaparlardı ben hep düşük not alırdım. Gene böyle bi gün sınav yaptılar, hoca kağıtlarımızı dağıttı kontrol etmemiz için. Ben de gittim sınıftan çocuklarla sınav kağıdımı karşılaştırdım, aynı şeyleri yazmıştık. Onlara on vermiş bana altı vermiş. Sonra ben dayanamadım gittim abi ya dedim ne iş hoca dedim ya herkesle aynı şeyleri yazmışım bana altı vermişsin. Kopya çekmişsindir dedi sana güvenemedim dedi... Arka sırada oturan kel silik bi tipsen kimse seni dikkate almaz abi...
Nazlı bütün bunlara rağmen sevdi beni abi. O sınıfın en güzel kızıydı bence. Hep ön sırada otururdu. Kimseye aldırış etmezdi. Sınıfta bir sürü yakışıklı varlıklı çocuk vardı, onlara rağmen sevdi beni abi...
bütün o son bölüm sanki behzat'ın "... önceden hangi okula gideceğini, hangi işi yapacağını, maaşını vs. belirliyor! iyi de bunların hiç birini ben istemedim ki..." diye süre giden repliği için çevrilmişti. Bana kalırsa tüm o geri kalan psikolaniz sahneleri sönük kaldı. Tabi bu biraz da dünyaya bakış açınız ile de ilgili.