75. bölüm'de serdar orçin'in konuk olması güzel oldu. hele girişteki tolstoy çehov muhabbeti katıla katıla gülmeme neden oldu.
onun dışında edayla harunun ilişkisi oldukça keyifli bir hal aldı. eda tatlı yapıcam hangisini yapıyım diye sorduğunda harunun delirip ne tatlısı benim sorunum aşırı enerji zaten demesi neydi öyle
kel kafalı uyuz savcının arada bir ortaya çıkması can sıkıyor. sonra yeni elemanın birden diziye katılması sonra behzatın gözüne girmesi delikanlı çocuk selim gibi değil falan demesi dikkat edilecek noktalar. bu çocuk ekibe girince bi işler karıştırabilir söylemedi demeyin.
sonra behzatın keş ablamızın evinde deri çeketini yorgan olarak kullanıp kalmasıda bölümün gülümseten taraflarından oldu.
Süper bir dizi, polisiye olarak gerçekleri gösteren bir dizi. Behzat Ç. Emrah Serbes'in aynı isimli romanından esinlenerek hazırlanmış Türk polisiye televizyon dizisidir. Oyuncu kadrosu güzel bir dizidir.
geçen sezon kadın cinayetleri ve bu sezon çocuklara yapılan işkenceyi konu edinen dizi. gerçekten türk halkının bağlı olmasını, sevgisini hak eden dizi.
ayrıca; behzat amir nerede bira içileceğini iyi biliyor. anıtkabir manzarasına karşı içerek her zaman olduğu gibi yine inceden mesajları vermektedir.
serdar orçin'in * ve adli tıp hademesi kankasının diziye girişi diziye yeni bir atraksiyon katmıştır. zeki demirkubuz'un gözbebeklerinden olan orçin'in oyunculuğuna diyecek yok zaten.
ankara halkındaki pisikolojik travmayı yansıtan güzide dizim, evet alayımız inceden pisikopatız, her an elimize bıçak alıp hasmımızın bi yerine sokabiliriz. hasta olmasak o adamı bilmem kaç kere niye seçek. ankara'da ki pisikologların yakın zamanda paraya para demeyeceklerine eminim.
gelmiş geçmiş en iyi polisiyedir. erdal beşikçioğlu da bu ülkedeki en iyi 10 aktörden biridir. aynı zamanda bir delinin hatıra defteri'nde de oynar tek başına ve hakkını fazlasıyla verir. bilet bulamıyodum en sonunda buldum ben de zar zor. satışa çıktıktan 2 saat sonra tükenen bi biletten bahsediyoruz. o yüzden büyük şans.
(bkz: saçma sapan konuşma la)
artık eskisi gibi olmuyor. süre az diye ne o saçma muhabbetlere tanık olabiliyoruz ne de akbaba'nın amirimin absürt takıldığı sahnelere.
bu açığı gidermek için son bölümde ikide bir meyhanede toplandılar sohbet sohbet değildi ki! neşet baba'ya bile ayıp amk.
hayaletin aşkları vardı la. hala yazdığı mektubu, bahçada yeşil çayırı açıp dinliyoruz bıkmadan usanmadan. hayalete birini bulun olm.
bir de gıcık olduğum nokta rtük'e karşı, dik duruyoruz mesajı vericez diye eda ile harun'u fuckbuddy yaptınız la ayıp. gerçi daha mevzuya giremediler ama gittiğiniz yol, yol değil la.
bunu alın amirimi verin bize amk!
barbaros ve kankasının son bölümdeki katkıları ile daha çok zeki demirkubuz filmlerini andırmış şahane dizimiz. serdar orçin görüp demirkubuz'u hatırlamamak ne mümkün . hele bir de rus yazar geyikleri açıldı tamam oldu her şey.