"seni sevmiyorum" lafı bu kadar mı koyar adama. ilk defa harun için üzüldüm be sözlük. hayalet e söyleyecek laf yok yine, ne zaman duygusala bağlasa dağıtıyor bizi. sen bir tanesin hayalet. şevket olayında da bir yanlış anlaşılma olmasını istiyorum. diliyorum. umuyorum. nasıl bir finaldı öyle ya. bu hafta zor geçecek.
Şu 56. bölümde Suna'yı dibine kadar haklı kılan sebepler vardı. Aslında bu dizinin adı 'Vicdan Ç.' olabilirmiş. Katil olduğu için suçlayamadıklarım var ya da öldürüldükleri için sevindiklerim. Bir de hayalet var ki 'yine yazamadım' diyor ya o yazdığı bir sayfa ile romantik adam Kafka'nın Milena'sına olan aşk dolu mektupları ölümüne kapışır.
geçen bölümde savcının olur olmaz ben sana savcı kimliğimle sesleniyorum deyip. lafı yedikten sonra gitmesiyle azının payını aldığı dizi.
nesin la sen ? askerlerde böyle ya, ben emekli albayım! ee paranı alamıyormuydun? vergilerimi ben tam ödüyorum dingil.
son bölümüyle harun'a bir kez daha neden ayı dendiğini, mektubuyla yürekleri dağlayan hayalet'in neden sevildiğini bir kere daha gözler önüne seren harika dizi.
eyvallah elifin hakkından behzat reyizin gelmesini dört gözle beklediğim son bölümüyle gecenin bi saati fellik fellik büfe aratan alkolün dibini görmenizi sağlayan über dizi.
tam her şey bitti artık eski tadı kalmadı derken öyle bir bölüm yapıyorlar ki karşısında tekrar saygıyla eğiliyorum.
56. bölüm sadece finaliyle değil bütünüyle sinema filmi tadındaydı. behzat amirimin durgunluğu, kibritle olan şizofrenik davranışları, ekibin meyhanedeki iki aylık hesabını kapatma sahneleri muhteşemdi.
herkesin söylediği gibi ekranlarda olan çoğu diziden farklı bir yeri olan güzel bir dizi. lakin yan roller ve figüranları artık daha iyi seçmelerinin zamanı geldi. çünkü çok eğrelti duruyor ve dizinin var olan kalitesini düşürüyor. diziye arkadaşların tavsiyesi ile yeni başladığım için internet üzerinden izliyorum.
kuşkusuz türkiye'nin açık ara en iyi dizisidir. 56.bölümü bana göre en iyi 5 bölüm arasına girer.
özellikle son 10 dakikası dağıttı resmen. hayalet gazeteci kızla konuşurken gazeteci kızın 'sen hiç ılgın'ı nasıl tavlarım diye düşünmedim mi?'sorusuna verdiği cevap resmen içimi dağlamıştır. bu diziyi sevmemin sebebi içten ve samimi olmasıdır. inşallah hep böyle devam ederler.
birde behzat şule durumuna değinmek istiyorum. nedense ben hala şule'nin katil olmadığına inanıyorum. kasette berna'yı itenin şule olmadığı apaçık belli ilerleyen bölümlerde bu konunu açığa çıkmasını temenni ediyorum.
ercan mehmet, kesik parmak mevzusunda bir ters köşe geleceğini söyledi. izleyicilerin bol bol şaşıracağı bölümler geliyormuş bundan sonra. buna ilave olarak, 2. sezonun ilk sezondaki tadı vermediği konusundaki eleştirilere katılmadığını belirtti. anladığım kadarıyla kendisi diziyle alakalı olarak yapılan yorumlara, eleştirilere çok fazla önem veriyor. sözlükleri takip ettiği de har halinden belli.
mecliste behzat ç'nin tartışılmasıyla alakalı konuda çok güzel şeyler söyledi. behzat ç'de şiddet olduğunu iddia edenlerin meclisteki şiddeti neden görmezden geldiğini sordu ve birbirini seven iki insanın birlikte yaşamasının neden problem haline geldiğini anlamadığını da ekledi.
behzat ç. dizisi izleyicilerinin nitelikli izleyiciler olduğunu, genelinin yabancı dizi takipçisi olduğu ve bu yüzden de aynı kaliteyi yakalayamadıklarında eleştirel bakış açısıyla behzat ç'yi değerlendirdiklerini söyledi.
son bölümdeki kel sakallı abi gerçekten her açıdan etkiledi beni. adını gerçekten merak ediyorum. uzun süreli dizide kalması ve bol bol "konuşması" gerekiyor.
kesik parmak muhabbeti çok uzadığından olsa gerek artık pazar günleri yayın saatinde evde olalım tam zamanında izleyelim mantalitesinden yavaştan uzaklaşılan dizi.