eyvallah laiklik esprisine hepimiz güldük ama her boku balyoza bağlama olayını da es geçmeyelim. çok güzel gediğine oturttu lafı amirim orda. emrah serbes her zamanki gibi emniyete de geçirdi bir kez daha.
hafta sonu eski bölümlerini izleyip * bu akşam ki bölümünü yakladığım enfes dizi. televizyonculuğun baş tacı olup amiri izledikden sonra 1 saati behzat ç kafasını yaşamaktayım, bağımlılık yapar.
savcı esra: ne diyosun behzat nefret cinayeti mi?
behzat ç : pek şefkatle işlenmiş gibi görünmüyo. di mi akbaba?
akbaba: valla dört tane kurşunu ne kadar sevimli bulduğuna bağlı abi.
mesaj vereyim derken sıçıp batıran dizidir. geçen haftalarda fenerbahçe ile ilgili mevzu ve bu hafta da laikçi teyze konusu diziye yakışmıyor. eğer illa mesaj vermek isteniyorsa daha doğru cümlelerle ifade edilebilir.
behzat ç'yi çok seviyoruz severek izliyoruz ama cumartesi annelerinden sonra, dün akşam ki bölümdede son sahnede travesti'nin konuşması esnasında kürt-alevi gibi terimler kullanması beni biraz rahatsız etti. neden derseniz, bu ülkenin üniter yapısını bozmak isteyen ve bunu sürekli kürtlerin, alevilerin üzerinden pirim yaparak kazananlar için ele geçmez bir fırsattır böyle sözler.
harika bir bölüm olmakla beraber Behzat komisere yavaş yavaş bir karakter oturtuluyor. yani karakteri zaten sağlamda cinayet çözmekteki melekelerini daha iyi gösterilmeye başlanıyor zira bu gibi cinayet çözme oyunları genelde arka plana atılmıştı.
Akbabanın hayalete verdiği tepkiyle içimin yağları erimiştir. Kardeşimle izlerken biz bile sevinmiştik " aha lan buldu valla" diye. gördük ki siktir edilmeyi hak etmiş hayalet... ulan o fotoyu " buldum kadını akbabuş" dersen iyi öldürüp parçalara ayırmadı seni hayalet.
sonra gelelim şu "laiklik" mevzusuna hayalet bu sefer çok güzel bir ayar vermiştir çankayalı 40 yaş üstü "ulusalcı" teyzeme. her bir sikim olayda "laiklik" elden gidiyor nidaları atanlarada kapak olmuştur.
bu arada ceyda şule birleşmesinden bir nükleer bomba çıkacak diye düşünürken oldu da. ulan adamın hayatının içine ettiler. hadi onu bırak savcıma gidip "behzat evli barklı adam bırak onun peşini hadi beni düşünmüyorsun bari kızını düşün" klasik türk kadını çizgisindeki oyunculuğu beni benden almıştır...
teşekkürler Behzat ç. ve ekibi. Güzel bir pazartesiye başlattığın için...
--spoiler--
ceyda'nın savcı hanım'ın odasına dalıp; "evli adamla figirdeşmeye utanmıyo musun?" çerçevesinde konuşması, bu yetmezmiş gibi "gel kızım" diyerek şule 'yi içeri alması ve şule'nin de savcı hanım'a "babamın peşini bırakın" diyerekten çemkirmesi süperdi. savcı hanım'ın onlar çıktıktan sonraki "n'oluyo lan?!" yüz ifadesi ise mükemmeldi.
--spoiler--
millet deliye hasret, bu dizi akıllıya ameka!
ayrıca şule'nin "benim hiç babam olmadı" minvalindeki tiradı ile bağlanan final ise ölümcüldü. :'(
içinde güzel bir "laikçi teyze ayarı" barındıran dizi. tamam biraz sırıtıyor, zorlama gibi duruyor ama yinede şükela. bir de "ne alaka şimdi amk" diyenler var. zaten konu da o, alakası yokken bile hala laiklik falan diyen kesme göndermişler. yok mu var. ayar etkili olmuş ki cık cık cık yapanlar var.* herkese geçirirken güzel size gelince ı-ıh. ama emrah serbes'e sormak lazım, bunu "din elden gidiyor" için de yapabilir misin merak konusu tabi.
dün akşam ki bölümünü kız isteme münasebetiyle izleyemediğim dizi. travesti falan kovalıyorlarmış sanırım.
işin garibi bursadaydık o sıralarda. bursa çocuğuyuz biz her yerde * .
geçen sezona göre en büyük eksikliğin dizi müzikleri olduğunu düşündüğüm yapım. ikinci sezondaki müziklere bir türlü ısınamadım. oyunculuk açısından harun*, hayalet* ve akbaba* 3'lüsü behzat ç.* ile birleşince bölüm senaryo açısında zayıf olsa bile izleniyor zaten. son olarak, yapacağım tespit de bilmiyorum daha önce söylendi mi ama la demek en çok hayalet'e yakışıyor ya da en iyi o söylüyor.