reklam arası verilen dizi fragmanıyla sinirimi siken dizidir. arkadaş bu bahar embesilinden kurtulduk diyorduk ama yine çıktı ya karşımıza lan. kızım bi siktir git tiyatro yap çıkma şu televizyona be. biz seni ayça varlıer olarak seviyoruz * herhangi bir karakter olarak çıkma lan karşımıza.
iş bu giri ile birlikte uludağ sözlük'te hakkında 5296 adet entry girilen dizi.
ekşi sözlük'te alabildiğine entry içeren başlıklar istatistiğinde 5. sırada olmasına rağmen uludağ sözlük'te en çok entry girilen başlık istatistiğinde henüz ilk 20 arasına girememiştir. lakin çok yakın bir gelecekte bu istatistik sekmesinde hakettiği ilk 20'deki yerini alacaktır. hiç şüphemiz yok.
nacizane behzat ç'nin sözlüğümüzde gerekli itibarı görmesi ve hakettiği konuma yükselmesi için bundan sonra bu başlığa girilen her müspet entrye bir adet artı oy benden.
36 yaşındayım, hayatım boyunca ilk defa tekrarları dahil olmak üzre her karesini ilgiyle takip ettiğim, zevk alarak izlediğim biz dizi seyrediyorum. dolayısıyla gerekli desteği göstermek, insanları bu diziye kanalize edip birşeyler kapmasını sağlamak bu dizi için emeği geçen herkese bir nevi vefa borcumuzdur...
izlerken birasıydı soslu mısırıydı ayçekirdeğiydi yemeyin. bi sahne geliyor, ki genelde başrolünde akbabuş'lar oluyor, boğulmaya na bak şu kadar kalıyor. burnumdan geldi yeminen hepsi.
--spoiler--
katilin aziz başkomiser olduğuna dair olan hipotezim giderek güçleniyor. bunu leo maletin hayat berbat kitabındaki alıntının Şule versiyonuna bakarak söylüyorum. Ama tabi behzat ç. bu. Hiç belli olmaz. hiçbirimiz şule'nin katil olacağına ihtimal bile vermiyorduk. tamamen ters köşe olduk. gene öyle olabilirim. Larrisa'yı harcayacaklar gibi. Harun gene vicdan yaparsa eda'yı nah görür.
O değil de akbaba herife ayarı nasıl verdi.
--spoiler--
sonu bildin tırtıtsada larissaya bişi olacak diye, çok fazla güldüren dizi.
harun espri üstüne espri yapıyor, adam tam fark attı diyorum pat hayalet ordan hoca bağlantılı sağa sola sarıyor. öldürüyor. sonra bi yerden cedet çıkıyor, sonra akbaba bi siktir çekiyor. adamlar birbirlerine fırsat vermiyorlarki sürekli en komik benim çabasındalar. aziz'in strike muhabbeti yardırıyor, sonuç olarak insan burda ne yazacağını şaşırıyor.
not: behzat kesik parmak cinayeti ile ilgili önemli kanıtı şule'nin kitabında bulmasıda güzel ayrıntı. yeterince acı çekersen ki, burdan bu katilin yetimhanede büyümüş belki öldürdüğü kişilerden türlü kötülükler görmüş biri olduğu sonucuna varabiliriz. tabi bu bi ihtimal, öteki taraftan umarımböyle değildir çünkü bu red kit'in hikayesi umarım başka bişey çıkar bu kadar basit olmaz.
not2: ya ben tam fark edemedim ama yiğenim larissa'ya giden katilin bir parmağının olmadığı söyleyip durdu. velet kafamı karıştırdı.
Ortaokul yıllarında boyu neredeyse 1.70' e varan savcı esra'nın, 40 lı yaşlara doğru 1.12 cm boyuna çektiğinin gözlendiği dizidir. Savcıya, bir hikaye yazılmış yazılmasına da olmamış. Kardeşi yetenekli bir çocuğa benziyor. keşke savcının kardeşi olarak çıkmasaydı karşımıza. savcıdan sıkılıyoruz artık. ha derdimiz meseleye cinsellik katmak! deniyorsa bilemeyiz, aklımız yetmiyor.
--spoiler--
aranan parmak kesen katilin ve tabi larissa nın boynuna bıçak dayayan kişinin eda olduğunu tahmin ediyorum. olayın, eda nın 'larissa kim' diye sorduğu günün gecesine denk gelmesi tesadüf değil bence. ancak bunu bilinçli olarak yapmıyor. bir çeşit tyler durden oluyor kendisi.
--spoiler--
yapmacıklığı ve uydurukluğu karşısında yaşamaktan soğuduğum, iki cümleden birinde salak, dingil, la, mal, gibi sözcüklerin arzı endam ettiği, kültür fakiri insanların beğenmesine şaşırmadığım dizidir.
eski temposuna kavuşmuş dizimdir. şule ve amirimin depresif takılmaları azaldıkça mevzular güzelleşiyor artık baymıştı ciddi derecede azaltmaları isabet olmuş. harun ve eda yakınlaşması olacağını düşünmüyorum. Ben selim ibnesinden cinayetler konusunda da şüphelenmeye başladım. bu adamda büyük ibnelik var.