amirim yaptı yine yaptığını içindeki kadına koştu. ama gerçekten ona tapan bir kadını kırarak, savcı esrayı kırarak... hangimiz bu dingilliği yapmadık ki ?
32 bölüm fragmanında bahar trende giderken savcı esra nın arkadan behzat ı izlemesi ve behzatın onu gördüğü anki yüz ifadesi aha şimdi tuttuk ifadesi gibi. * şu pazar gelsede izlesek.
--spoiler--
sadece ben mi fark ettim bilemiyorum. 30. bölümde hayaletin aşık olduğu gazeteci kadının gözaltına alınmak üzere emniyete götürüldüğü arabanın plakası 34 F şeklinde başlıyor. kayıtlara geçsin istedim.
--spoiler--
basit bir ankara polisiyesi olmayan dizidir. pazar günlerinin aspirinidir.
yıllarca 3-5 kişiden mürekkep komiser topluluğunu minibüsün içinde teknik takip yapan, çatışmaya giren, savcı gelmeden olay yerinden ayrılan, aynı anda narkotik, istihbarat, cinayet, asayiş ve bilişim gibi bilumum birimlerin işini yapar gösteren arka sokakları izledi bu millet. inandı da. er gazinolarında hâlâ binlerce genç izliyor bu diziyi. cinayet büro polisi sadece cinayete bakar kaidesini izleyicilere öğretmek dahi büyük başarı.
yanlışları yok mu? var elbette. bir defa maaş ikramiyesi brüt tutar üzerinden verilmez, salonda il emniyet müdürünün de bulunduğu ödül töreninde tabak güzelmiş çekin amına koyayım diyen hiçbir başkomiser görevine devam edemez.
buradan emrah serbes'e de seslenmek istiyorum. sözlükleri takip ediyor gözüküyor. "cemaatçi olmadığımı öğrenmek isteyenler 30. bölümü izlesinler ondan sonra konuşsunlar" mealinde tweetler kasmana gerek yok. zaten dizinin hangi görüşe paralel seyrettiğini 3 bölüm izleyen herkes fark ediyor. dizinin bu kadar tutulmasının sebebi de sol görüşlü olması filan değil.
emniyet ve hukuk danışmanları biraz daha gayret ederse gelecek nesillere nur topu gibi bir dizi bırakmış olacaksınız. ha gayret.
behzat'ın trt'de de oynayacak bölüm dolayısıyla kibar olacağı ve Türkçesine dikkat etmesi beklenmekte. "koduğumun" yerine "koyduğumun" demesini bekliyoruz.