severek izlediğimiz dizi. 68. bölümü izlemediği halde bundan sonrasını okuyanın...
--spoiler--
evet haftalardır beklenen ercüment geldi nihayet. (ben beklemiyordum gerçi, geçen sezon misyonunu tamamladı gitti, ne gerek var?) geldi ama sanki eski havasında değil.
ilk sinyal tahsin müdür'den geldi. ondan beklenmeyecek bir cesaret örneği gördük ama önceki sezonda daha yanar döner takılan tahsin, kafasına ne düştü de birden bu hale geldi? 4x4 de çekildi altına? neyse, çok kurcalamayalım, neticede gördü mü gördü...
ekip fazla yoktu bu bölüm; sona sıkıştırılan hayalet - akbaba diyaloğu, ama asıl selim'i psikolojik olarak siken harun. bu da ondan beklenmeyecek bi hareketti. eferin dedirtti.
eveett.. gelelim dizinin bombası hukuk göndermesine... açıkçası bu şekilde yekten, aleni mesaja hiç gerek yoktu. bu kadar kör göze parmağı birol güven yapmıyor. kemalistlerin "badem bıyıklı" dediği ve "cemaatçi" önkabulu ile baktıkları bir olayı, aynen bu bakış açısından vermek kimi kemalistleri orgazm etmiş olabilir ama bu dizinin şimdiye kadar ortaya koyduğu üslup ile çok da örtüşmedi.
bu tip aleni göndermeleri ben şimdiye kadar sadece "minyeli abdullah", "şehit ömer", bir de STV'deki "yarı karanlık ortamda üstünde haç olan bi masa etrafında toplaşan keçi-top sakallı erkeklerin ve haçlı broş takan kadınların abartılı bir ses tonuyla 'şunları fişleyeceeez', 'bunları kumpas kuracaz' demeleri" temalı dizileri gibi yapımlarda gördüm. orada da güya böyle "siyah takımlı", illaki keçi sakallı bir tip oluyor ve diğerlerini yönlendiriyor. şimdi buradaki "badem bıyıklı özel yetkili savcı" da aynen bunun gibi. hadi öncesinde yine böyle "badem bıyıklı emniyet müdürü" vardı, hadi onda dozu iyiydi, beğenmiştim ama bugünkü birinde bir kesimin müşterileri orgazm oluyor, ötekinde de diğer kesimin müşterileri. ben gibi ne ona ne buna müşteri olmayanlar da haliyle sıkılıyor... behzat'da böyle ucuz numaralara gerek yok, bunları stv'de görsek tamam da behzat'da ı-ıh...
neyse bakalım gidişat ne olacak, haftaya sezon finali; yeni sezona kadar beklemesi kolay olmayacak. bakalım başı bitten kurtulmayan behzat'ın kulak arkasındaki boş milimetrekarelere ne olacak?
son olarak, paintball'da harun ciddi ciddi vuruldu alnından, zira bölüm boyunca kızarıktı. paintball oynayacak gençler sözüm size, paintball tüfeği boru değil, o boya mermisinin namlu çıkış hızı 100 m/s gibi birşeydir. bu ne demek derseniz harunu iyice izleyin, yakın mesafeden adamın amına kor.
--spoiler--
yine yaptı yapacağını. neyse bölüme gelelim. ercü'nün gelmesi diziye tekrar ayrı bi renk katmayı başardı. diyaloglarını bile özlemişiz la. hele memduh başkan ile yaptıklarını. çenemize ağrı soktular o sahnelerde.
hayalet sonunda üstü kapalı bi şekilde olsa da akbaba'ya anlattı bildiğini. bence çok güzel de anlattı.
gel gelelim bizim haruna. ya abi o paintball sahnesi neydi ya. resmen gözümüzden yaş geldi la. aklıma geldikçe daha da beter kopuyorum amk.
tabi yine bölümde ayarlar verilmeye devam edildi. hukuk ayarı bence iyiydi. çok abartmadan değişik bi yolla verildi. ama gideceği yer aynı.
o değilde harun empati kurdu lan. şaşırmamız gereken bi noktada bu. harun, empati?
haftaya bazı şeyler çözülür gibi ve ağzımıza sçacak bir bölümle bitirirler. bizde mala bağlayarak bekleriz.
star tv nin sürekli reklama girerek beni çileden çıkartan bölüm olmuştur.
--spoiler--
saat 22.30 gibi ancak izlemeye başladığım bölümde çok etkilendim. bana göre ülkemizde dönen karanlık işleri ön plana vuruyor. ne kadar burda olanlar hayal ürünüdür falan fistan desede gayet başarılı bir şekilde önceden olan olayları ve yaşanan olayları günyüzüne vuruyor. senaristlerin ellerinden öpmek lazım. yine ağzımıza sıçtılar. haftaya pazara kadar kim öle kim kala. akbabanın durumunu çok merak ediyorum özellikle.
--spoiler--
Şule: ''O benim odam. Kitap falan var. Bu yüzden beni içeri atmazsınız herhalde!''
tamam babalar on numara giydiriyorsunuz da, ben korkuyorum lan! amannnn varsın yayından kaldırsın bazı yavşaklar. siz her zaman gönlümüzde bu cesur ve asil davranışınızla yer tutacaksınız.
--spoiler--
bir türkiye dönüşümü sunan dizidir. generalle evlenip mafyalaşan bir anne ç, özel yetkileri kullanan badem bıyıklıların o anneyi harcaması vs çok şeyle açıklanacak bir sürü numarası var dizinin. devlet'in aynasıdır. kısacası, "kişiler ve kurumlar hayal ürünüdür" klişesini yıkmış, aşmıştır.
türkiye tv tarihinin başına gelen en güzel şey oldu çoktan.
her güzelliği bir yana, elvin beşikçioğlu'nun müthiş oyunculuğuna da şapka çıkaralım. resmen çılgın atıyor kadın.
bir de bu akşam savcı'nın "miras hukuku" kitabı anne ç'yle ilgili düşündürttü beni. malum, behzat çözer senaryosu...
türkiye televizyonu'nun başına gelmiş en güzel şey olan dizi. erdal beşikçioğlu, inanç konukçu, güven kıraç hepsi mükemmel oyunculuklar çıkartıyorlar dizi boyunca. pilli bebek gibi kaliteli ama duyulmamış özgün bir grubu bizlerle tanıştırdığı için ayrı teşekkür edilmesi gereken bir dizi.
68. bölüme gelecek olursak ihalede usulsüzlük, hukukun türkiye'de bitişi, badem bıyıkların türkiye bürokrasisini istilası, işini hakkıyla ve dürüstçe yapan devlet çalışanlarının günümüzde ergenekon adıyla olduğu gibi terör örgütü üyesi damgası yemesi hepsi bu bölümde vardı. bölüm hakkındaki tek endişem dizinin ömrünü kısaltmış olabileceği ihtimali onun dışında çok harika yetkili mercilere giydirmeli bir bölümdü. biz artık öğrenilmiş çaresizlik kurbanı insanlar olduk bu diziyle bunu da anladım dizinin bir bölümde yaptığı gönderme katsayısının artması ben de "eyvah kaldıracaklar" gibi bir endişe oluşturuyorsa bu ülke yaşanılcak halden çoktan çıkmıştır demektir.
esra ç.'nin çabaları maalesef karşılıksız kalıcak zira behzat'ında dediği üzere: "artık senin hukukun yok onların hukuku var."
bu diziyi izleyip aynı zamanda türkiye'de her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünen arkadaşlar acaba izledikleri bu bölümün gerçek olabileceğini bir sorgulamışlar mıdır? kafalarında bir şüphe oluşmuş mudur? eğer oluştuysa bile dizi amacına ulaşmıştır.
akbaba'nın evetini kabul etmiyorum ısrarla hala katilin nazlı olduğunu düşünüyorum.
ercüment çözer'in savcıya sorduğu şu soru diziyi eleştirenlere güzel bir giydirmeydi: "bu adama nası katlanıyorsun bu mu türk aile yapısına uygun koca?"
erasmus'un deliliğe övgü adlı eseriden bahseden başka dizi var mıdır türkiye'de ya? "Belki bana, 'Aldanmış olmak çok büyük bir dert' diyeceksiniz. Tersine, aldanmamış olmak çok büyük bir dert."-erasmus
ayrıyetten bu terörle mücadele ekibine fena halde gıcık kaptım ben gerçek hayattada terörle mücadele bürosu bazı kişilerin menfaatine çalışan bir ekip mi acaba? zira behzat'ın hep karşısına çıkıyorlar
tahsin'de iyi yaptı gözümüze girdi "siz bunlar söylenmiş sayın" diyerek.
Suçunuz yoksa Türkiye Cumhuriyeti size suç bulur yazgısını Savcı Esra nın başına geldi. Zaten realde de bu böyle değil midir. türkiyede iyi işler yapanlar hep ölür öldürülür, 2002 de türkiyenin ve dünyanın en iyi iki beyni çanakkalede öldürülülmüştür.
(bkz: bilen bilir)
--spoiler--
Behzat Ç bu bölümden sonra yasaklanırsa, internetten paralı yayın ile devam etsin, alayına hardcore geçirsin.
--spoiler--
en son yayınlanan bölümünde bir dizinin ne kadar gerçekçi ve muhteşem olabileceğini bize tekrar tekrar gösteren dizi. ercüment çözerin behzo demesini bile o kadar çok özlemişiz ki bağırarak güldük izlerken ayrıca memduh başgan her zamanki gibi formundaydı atıl kurt muhabbeti yeter. bir sonraki bölümü heyecanla beklemedeyiz.
--spoiler-- hayalet, akbaba'ya kendisine niye hayalet dendiğinin asıl sebebini açıklamış ve fena halde dökülmüştür. o hengamede adamın derdini, efkarını gören yok ki...
--spoiler--
Mübtelası olduğum dizi. Bu hafta ki bölümü yine çok etkileyici olmuştur. Harun' un o paintball silahı ile vuruluşu gerçekten çok komik ve etkileyici idi.
postalcı yargıya ayarın kıralını vermiş dizidir.
kaldırılırsada postalın ,ergenekonun kuyruğuna bastı diye kaldırılır.
"anlamadığın da bu işte! artık senin hukukun yok, onların hukuku var!"
anlayan anladı. her ne kadar evirip çevirip kendine yontmaya çalışanlar olsada kimin kime girdiği ortada.
senin hukukun dediği sırf postal hazretlerinden emir geldi diye "vatana ihanet dışında hiçbir suçtan yargılanamayacak olan" cumhurbaşkanına dava açan "kendi hukukunu" yaratmaya çalışanların devri geçmiştir artık.
artık 6 oklu bir parti kalkıpta ayağını yere vurunca danıştayı,yargıtayı,hsyk sı, anayasa mahkemesi bilmemnesi birilerinin postallarını dillemiyor. belki o birilerinin zoruna gitmiştir bu dizide kaldırmaya karar vermişlerdir. laik teyzelerdir belkide bu kişiler. kim bilir...
onlar korkusuzca oynuyor, ercüment'in tabiriyle 'dayıyor' her seferinde; yayından kaldırılma ihtimalini düşünüp endişelenen, korkan ben oluyorum. erdal beşikçioğlu da ankara'da tiyatroculara staj verme gibi bi projeye başladı, düşündüğüm şey olmaz umarım.
Ve evet akbaba katil değil.bunu nazlı'yla konuşurken söyledi açık açık.daha niye diretiyorsunuz?
68. bölümü baştan sona göndermelerle dolu olan dizi. hani salakça bir ton dizi içerisinde, türk televizyonlarında biraz olsun güncele dokunan ve eleştiri getiren bir dizi olması güzel. *
ercüment'in esra'ya söylediği esprili sözlerde bile rtük'e göndermeler vardı. badem bıyıklı savcılar ve esra'nın ısrarla cumhuriyet savcısıyım ben vurgusu son olarakta behzat'ın buna karşın esya'ya senin zamanın geçti, devir artık onların devri ve doğruları artık onlar belirliyor gibisinden söylediği sözler hep mesajlarla doluydu.
bu arada ercü piçi özletmişti kendini. nasıl bir karkter yaratmışlarsa, ercümentin karakterinden dolayı bazı durumlarda söyleyeceği her repliği önceden tahmin edebiliyorsun.
bu arada akbaba yalan söylüyor katil o değil, nazlı.