51.bölümünde memduh başganın yine yardırdığı dizi. cidden çok ilgi çekici bir karakter.
-babamı sen mi öldürdün?
+babanı mı? ben öldürmedim ama çok iyi bir polisti senin baban.
-babamı tanıyor muydun?
+hayır. ama çok iyi bir polis olmasa genç yaşta öldürmezlerdi. bak bana kafamda saç kalmadı hala çocuk kaçırıyorum.
-yaşlanmak için kötü bir insan mı olmak gerekiyor?
+hayda... soruya bak. şart değil canım. bak bu hayatta bazı kurcalanmaması gereken konular var. eğer onlara çomak sokmazsan kimse de gelip sana bir şey yapmaz.
-babam?
+senin baban çok gurur duyulacak bir insandı. kimsenin yapmaya cesaret edemeyeceği şeyleri yapmaya çalıştı, sen babanla gurur duy anladın mı beni?
arka sokakların rıza babasının o babacan marur tavrından tamamıyla uzakta sert ve küfürbaz tavırlarıyla Türk izleyicini ve savcı Esra'yı kendine bağlayabilen kişilik.
son 5 dakikasında memduh başgan behzata: "kızının katilinin kim olduğunu herkese söylerim. başta da savcı hanıma. anladın mı? araştırdım ben biraz. kardeşine bile acımamış. manyak lan o kadın." demişti. orada 2 önemli nokta var. ilk olarak bernayla şuleyi tam olarak kardeş sayamayız. anneler farklı, hiç görüşmemiş sadece y kromozomundan gelen ufak bir bağ var. zaten şule de berna'ya hiç bir zaman kardeşimdi dememiştir. bir diğer nokta ise memduh başgan'ın katilden kadın diye bahsetmesi. şule'ye kadın diyebileceğini sanmıyorum. suç yön değiştiriyor. katil değişiyor. izleyelim görelim.
edit: orada "kadın" derken savcı esra'dan, kardeşi derken savaş'tan bahsetmiş. uykulu kafayla diziyi izleyince böyle hatalar ortaya çıkıyo. affola. hatamı düzelten ruyaqibi, cakaf, hero of the day ii, otomatik barbunya nickli yazarlara sonsuz teşekkür.
behzat amirim, bu kadar karmaşanın, sırrın, acının, ihanetin altından nasıl kalkıyor diye soruyor insan. ayakta kalması bile mucize ya. bir kendinizi koyun bakalım yerine. yaşanır mı?
imla.
--spoiler--
lakin kafama takılan bi nokta var. tekin komser öldürüldügü an, kendisini öldüren kişiye neden "menekşe" diye bir cümle söylesin ki. yoksa benim kaçırdıgım bi noktamı var.
--spoiler--
Benim en sevdiğim dizidir. Pazar gününü iple çekiyorum, hataları varmı? evet var, bu hatalarına rağmen türkiye deki en kaliteli dizi olduğunu düşünüyorum.
beğendiğim noktaları diyalogların çok doğal olmasını, yazarlarının çok zeki olması geçen sezon finali ile ispatlamıştır.
geçen seneye göre bende biraz çıtanın düştüğünü söyleyebilirim. yönetmenin mor menekşelere geçmesi olabilir veya ercüment çözeri özlemiş olabiliriz.
şunuda belirtiyimki behzat ç. de mesaj verilmesini sevmiyorum. her hafta bir cinayette bir siyasi mesaj veya toplumsal mesaj var. buna gerek yok ki behzat ç. nin doğal olması diyalogların daha eğlenceli olması hiç bir mesaj vermese bile seyirci vicdanına göre bundan ders alıyor.
ikinci sezonu sarmıyor nedense. ilk sezondaki muhabbet, doğallık, tepkiler yok gibi. eskiden bir şey anlatmaya çalışmıyordu. olduğu gibiydi yani. sonradan olanlar oldu işte, para kazanmak derdi girdi araya. son bölümlerde düzeldi diyorlar ama, artık iş işten geçti. şevkle pazar günlerini bekliyorduk, muhabbetleri hafta boyunca tekrarlıyorduk, ankaraya sempati duymamıza yol açmıştı vs.
türk televizyon tarihinin gördüğü en iyi seri filmdir.
51. bölümünü izleyeli 4-5 saat oldu ama hala etkisinden çıkamadım desem yalan olmaz. sezonun en iyi toplamda da geçen sene sezon finalinden sonraki en güzel bölümdü. şimdi selim'in ağzının burnunun dağılacağı günü bekliyorum.