çok özledik merkez...
nerden çıktı bu tven ya? daha kanal yok ortada. dizinin ne olacağı belli değil. kanalı bahane edip, dizinin kuyusu mu kazılıyor ne?
mesaj kaygısı güden, evire çevire dövüp, ana avrat düz gidendir.
kula kulluk etmek ve behzat ç.'ye kıllık etmek günahtır.
kötüleri döven, iyileri de bazen yanlışlıkla döven ve fakat her durumda fena halde sövendir.
sigara içmeye devam ettiğimiz gibi, behzat ç.'yi izlemeyi de bırakamamışızdır.
kötülerin evrile çevrile dövülmesi, yılmaz güney yapınca iyi behzat ç. yapınca kötü mü olmaktadır?
bu şeytani soruya verilesi yanıtlar çoktur ve haklıdır. hatta yanıtların hepsine besmele çeker gibi önce bir hadi ordan diyerek başlanması da çok mümkündür.
öte yandan ara vermek, bir süre behzat ç. perhizi yapmak, dost meclislerinde "fekat şiddet, yatılı okul kültürünü okşayan entelektüalize edilmiş hoyratlık" lakırdıları ile "yaa yaa" çekmek bir nevi limonlu soda etkisine sahip olması hasebiyle uygun görülmesi icap eden vaziyet alışlardır.
ötesi: fırsat bulunduğunda yutup'ta aranıp bulunan ve "ulan biraz ara verince insan özlüyor" denilen bir şeydir...
şu ana kadar orjinal dvd almamış korsana evetçi biri olarak orjinalini almak için pusuda beklediğim dizidir. korsancı arkadaşlar kusura bakmayın behzat amirim için sizide satarım *
geçen gün ankara'ya yolum düştü, sigorta ödemelerim vardı da onu halledeceğim, çevirdi beni kimlik filan sordu, dedim böyle böyle, konuşma la uzatma kimliği ver dedi, verdim, baktı şöyle, sen dedi çok kral adamsın, eyvallah dedim sen de çok kral adamsın, saçların filan da kral saç dedim, ehem mehem diye gülecek gibi oldu, taam taam la kaybol hade dedi, bi'şey diyemedim, deplasmandaydım çünkü, mahalleme gelip limonatamı içtiği vakit, ben de gereken cevabımı vereceğim elbet kendisine, yazdım ama kafamın bir yerine.
dizi doğuş grubunda yayınlanacaksa bu dizinin bittiğinin kanıtıdır. behzat amirim ve harun artık badem bıyık bırakır, pavyon yerinede perşembe gecesi cemaat sohbetlerine giderler...
sık çekilmez ankarada dizi. seveni-anlayanı pek çok değildir ankaranın belki ondan. çok iyi yapmışlar emrah serbesçiğimin güzel kitabını böyle güzel anlatmakla. 10. 20. 30. bölümlerin senaryosu da emrah serbes e aittir. bölümlerde de hissedilir ayrı bir güzeldir onlar. tanıdık pilli bebek melodileri duymak da ayrı bir güzellik katar olaya. tek şikayetim olayın samimiyetini kaçıran "bip"ler. bu duruma yakında vizyona girecek filmde katlanmak zorunda kalmayacağım için çok mesudum.
bir kere izledikten sonra, izlediğin diğer dizilerde ki her sahnenin ne kadar yapmacık geldiğini düşündüren dizi. hele o karşılıklı dialog sahneleri yok mu? iki sevgili deniz kenarında konuşuyor falan resmen komedi geliyor insana...
türk dizi tarihinin en güzel sezon finalini yapmış olan, en iyi türk dizisi.
sezon finali prison break 1-2.sezon, dexter 1-2-4-5. sezon, lost 1-2-3-4'la yarışır.
az önce behzat'ın vali rolünde oynadığı vali filmini izledim bir şey eksik ama ne diye düşünürken tesbih geldi aklıma. behzat'ın eline tesbihi çok yakıştırmışım herhalde.