ankaranın göbeğinde, ankara ve türkiye siyasetine, pislik içindeki ilişkilere en güzel ayarı veren dizi.
"Tabak iyi ama çekin a.q" sözü ile tüm şakirt bürokratlara selam çakmıştır
türk dizi sektöründe en iyi sezon finalini yapan dizidir. haber sitelerinde sezonun en iyi dizisi anketlerinde açık ara birinci olmasına rağmen hakettiği reytingi alamamıştır. rütük diziyle uğraşmayı bıraksaydı daha iyi yerlere gelicekti, yok küfürlüymuş alkol varmış hayatın ta kendisi dizi olucak tabi amk.
hakkettiği ilgiyi sonuna kadar alan dizidir. zira bu durumun, sözlüklerin etkisinin olduğu yadsınamaz bir gerçektir. seviyoruz ve yeni sezonu iple çekiyoruz.
edit: vesim adlı yazar kardeşin uyarısıyla, yanlış imla düzeltimiştir.
şule yüzünden eski bölümlerini keyifle izleyemediğim dizidir.
şule'yi gördükçe hep "pis orospu, kaltak, şıllık, belliymiş zaten ne mal olduğun, nasıl da anlayamadık, bak her yerden çıkıyo pisluk." diye diye izliyorum. sezon finalinden sonra eski bölümleri izlemek bi tuhaf oluyor, ne bileyim.
süper dizidir. bu dizide gereksiz tek karakter "aslı" karakteridir. yani harun'un kızkardeşi. ne diye onu oraya koyarlar arkadaş bilmem. acayip uyuz oluyorum. hele kendi fahişe gibi giyinip de meliha'nın daha kapalı giyinmesi yüzünden sürekli ağzını burnunu ekşitmesi de hayli sinir bozucu.
hakkında 3839. entryi girdiğim dizidir.
başta izlemediğime hiç pişman olmadım. çünkü reklamsız şekilde izlemek çok daha keyif veriyor. her bölümü 1.5 saat. yani bir sinema filmi kadar. performans düşüklüğü yok denecek kadar az. ufak tefek çekim hataları filan olsa bile sanırım türkiye de yayınlanan en iyi yerli yapım dizidir kendisi. izlemeyen varsa kalmasın.
edit:ben yazana kadar 3840 olmuş bak. izle kesin sen bu diziyi *
sezon bittikten sonra arkadaş tavsiyesiyle bütün bölümlerini indirip izlemeye başladığım fevkaladenin fevkinde bir polisiye dizi.
hay aklıma zokayım bu kadar enfes bir senaryo ve oyuncu kadrosuna sahip bir dizi varken ne idüğü belirsiz, saçma sapan, kısaca sikindirik dizileri izleyerek zaman kaybetmişim.
bir dizi bu kadar mı bağlar izleyicisini ?
bir dizi bu kadar mı sıradışı olur ?
bir dizi bu kadar mı zevkle izlenir ?
22. bölümüne kadar geldim. bitirdikten sonra tekrar baştan izlemeyi düşünüyorum şimdiden ve yeni sezonu sabırsızlıkla bekliyorum.
yayında ve yapımda emeği geçen herkese teşekkürü bir borç atfediyorum.
tatilde olduğum için sezon finalini dün akşam itibari ile seyretmiş, mideme yediğim yumruğun etkisi ile sabahtan beri iki büklüm gezmekteyim. bu nasıl bir finaldir, nasıl çarpıcıdır, ne kadar dramatiktir, trajiktir. senaryo yazarları diziyi en başından beri ilmik ilmik örüp son bölümde bir şaheserle noktalamışlar. o son on dakikasını özellikle baştan seyredip duruyorum ve ilk izlemişim gibi etkilenmekten kendimi alıkoyamıyorum.
ama bana öyle gelmektedir ki bu iş burada bitmeyecek. bernanın katili bence şule değil, son sahnelerde bu ima edildi ama şuleden ne böyle bir itiraf geldi ne de bernayı öldürdüğüne dair bir sahne gösterildi. nasıl bağlayacaklar bilmiyorum ama ikinci sezonda şulenin bernanın katili olmadığını öğreneceğiz ve muamma devam edecek aksi takdirde dizinin ana gizem unsuru olan bernanın katili meselesi çözüldüğünden dizi çekiciliğini kaybedecektir. ayrıca dizinin senaristleri ikinci sezonda şule ile behzat'ın ilişkisine yoğunlaşacaklarını söylemişler bir röpörtajda, şule gerçekten katil ise kızı bile olsa aralarında bir ilişki olması mümkün gibi görünmüyor. ama işin diğer tarafıda şulenin katil olmadığını inandırıcı ve düzgün bir kurgu ile veremezlerse bir çuval incir boşa gidecektir, dizi bütün inandırıcılığını yitirecektir.
sezon finali 26 haziran'da yayınlanmıştı fakat sonradan izleyenler için sezon finali bugün yayınlandı. yani benim için.
yaklaşık olarak 8-9 günde 38 bölümün tamamını izleyerek hem kendi adıma rekor kırdım, hem de geç de olsa mükemmel bir diziye daha tanıklık etmiş oldum. şimdi spoiler falan verip aptal gibi görünmek istemiyorum. dizi biteli 10 günden fazla olmuş 'napıyo lan bu' falan demesin kimse.
diziyi izlemem için baskı yapan herkesin daşakları sağolsun.
eda karakteri gitse her şeyin çok daha güzel olacağı dizi.
şimdi eski bölümleri izlerken bakıyorum da başından beri uyuzmuş. "senden hoşlanmiyürüm haruuun", "selim bişe yapmadı amiriiiim" , "harun rahat bırak beni yeeeaaa". mıy mıy da mıy mıy. afra tafra hepsi bunda. selim selim diye diye kıçını yırttı, sezon finalinde de gördük halini. selim'le beraber sen de gideydin eda, işin gücün ortalığı karıştırmak kızım.
ilk izlediğimizde şule'ye aşık olmuştuk, ne kadar tatlı kız falan demiştik. şimdi izlerken bir yandan ibrahim tatlıses kulağımıza fısıldıyor; o eski halinden eser yok şimdi...
2. sezonun açılış sahnesi olarak nedense; behzat ç. ve şule ç.'nin yatağın iki ucunda birbirlerine sırtı dönük olarak cenin pozisyonunda olduklarını hayal ediyorum. Behzat ç.'nin saçları üçe vurulmuş, sakalları bıyıkları kesilmiş bir halde boş gözlerle baktığını ve şule'nin yeni uzamaya başlayan dağınık saçlarıyla, ağlamaktan şişmiş gözlerle olduğunu...
Behzat ç. yeni sezonun ilk bölümünde hiç bir şey olmamış gibi katil peşinde ordan oraya koşarsa büyük hayal kırıklığı yaşarım. Bu olayları yaşayan adam ya kafasına sıkar ya da çoook uzun bir süre devam edecek bunalım hali yaşar. Malum Behzat şok anında kendini öldürmek istemiş fakat silahında kurşun olmadığı için başaramamıştı, ikinci seçeneğin olması büyük olasılık. ilk sezonda harika iş çıkaran senaryo ekibinin bu hatayı yapacağını sanmıyorum tabi. Başlasa da izlesek *