kariyerimin zirvesinde bir bölümünü şereflendirdiğim, sayemde yakaladığı ivmeyle de zirvelerde kendine yer edinmiş dizi. ben kantin sahnesinde oynamadan önce yayından kalkması bile gündemdeydi. ama gelin görün ki ipleri elime alıp diziyi yukarılara taşıdım.
"babamın öldüğü gün birine aşık olmuştum. bazen öyle olur. her şey üst üste gelir. polis olmasaydım katil olurdum. çünkü sahici bir sarsıntı sahte bir dengeden iyidir. binlerce ceset, binlerce katil ve bir evlilik gördüm. seni intihar ettiğin gün tanıdım kızım. seninle o gün barıştım. şimdi sadece geceleri yapayalnız ve yalın ayak anlayabildiğim şeyler var. şimdi benim de yalanlara inanmaya ihtiyacım var. tüm çaresiz insanlar gibi. dağılan bir okul gibi. acılarımız da birbirine benziyor artık kızım. birbirine benzeyen parmaklar gibi ama her birinin eşsiz bir izi var. bazen gözlerim doluyor karanlıkta. ama fısır fısır konuşmaya başlıyorsun yine kulağımın dibinde hiç susmuyorsun. ağlamama asla müsaade etmiyorsun. her şey affedildi babacık diyorsun. hiç ayrılmayacağız diyorsun. keşke hep yanımda olsaydın diyorum öyle konuştuğunu duyunca. bu kış çok kar yağar belki beraber kayboluruz diyorsun sen bana. ama kar taneleri birbirine benzemez ki kızım. cesetler de benzemez. ama bir cinayet başka bir cinayeti hatırlatır her zaman. koşan atlar düşen atları hatırlatır. yağmur yağar. durur. tekrar başlar. yanlış yolda yürümek doğru yolda beklemekten iyidir. beşikten mezara kadar. karanlıkta herkesle çarpışabilir insan. yalan mı söylüyorum sana. affet beni kızım. affet. bir sürü doğru söyledik ama hiç burnumuz kısalmadı ki kızım."
iz bırakanlar unutulmazdı ve 38 bölüm boyunca bıraktığı iz hiç unutulmadı. bizim hikayemizdi. senin benim hikayem ve bizi anlattı bir sene boyunca. teşekkürler behzat ç. ekibi. bize bir sene boyunca bu kadar güzel anlar yaşattığınız için.
--spoiler--
komplo teorisi değil mi hadi bakalım bir tane de benden.
memduh başgan aslında ölmemiştir. memduh'un korunması için ercüment gölbaşına gelmeden memduh başgan'ı arayıp durumu izah etmiştir. öldü zannedilen memduh başgan da başka bir ülkede hayatına devam edecektir.
keşke diyorum keşke hiç izlemeseydim de şimdi keşfedip bütün bölümlerini ard ardarda izleseydim dediğim dizi. yok lan dizi değil başka bir şey onun adı. gün içerisinde bir istediğim olmuyor bazen. içimden diyorum siktir et olum nasıl olsa behzat ç. var, onunla hayat devam ediyor.
sezon finalinin üstünden günler geçmesine rağmen çok sevgili moderatörlerimizin verdiği 10 günlük çaylaklık cezamı çektiğim için sezon finali hakkındaki entry'mi daha yeni girmek zorunda kaldığım seri film.
öncelikle dizinin yaratıcısı, senaristi, yönetmeni, oyuncucu, set ekibi vs. artık kimin emeği geçtiyse teşekkür ederim. bize böyle bir dizi armağan ettikleri için. bize hayatımızda görüp görebileceğimiz en iyi sezon finalini izlettirdikleri için.
sezon finali o kadar çarpıcıydiki; hayalet'in söylediği mükemmel türkü arada top oldu, harun'un meliha'yı ortada bırakıp gitmesi top oldu, harun'un eda'yı öpmesi top oldu, akbaba'nın gençliği, sevdiği, attığı faça top oldu. memduh başgan'ın ölümü bile unutuldu. öyle bir final yaptılarki bu adamlar iş güç, sıkıntı, dert unutuldu. kafalarda tek bişey kaldı. 'hassiktir!'. arkaya arkaya farklı desibellerde çıkan 'hassiktir'ler. yıllar yılı sezon finalinde ana karakterlerin vurulduğu dizileri seyrettik biz, yıllar yılı siktir boktan geriye dönüşlerle kandırıldık. bu dizi bize gurbetten gelen yakın akrabanın getirdiği, mahalledeki hiçbir çocukta olmayan o teknoloji harikası oyuncak gibi geldi, meğer biz yılları yılı oyuncak oynadığımızı zannederken oynanılmışız.
bu dizi bize şunu öğretti; demekki istenince oluyormuş. demekki bütün bir sezon en başından kurgulanabiliyormuş.
bir angaralı olarak geride bıraktığımız sezon sonrası bir de ankara'yı bu kadar çok sevdikleri, bu kadar iyi tanıttıkları, ankara'yı anGaralıyı bu kadar çok sahiplendikleri için teşekkür ederim.
behzat ç. daha iYi bir sezon finali yapana kadar en iyisi bu!
hayalet'in sesi ile ağlatmış olan dizidir. onca olaya karşın o yürekten gelen ses ile nasıl yaktın o türküyü be hayalet? insan evladı böyle mi yapar? onun etkisini atlatamadan behzat amirimin olayı. vay ki ne vay.
sezon finali ile izleyenini şok etmiş, birşeyleri gizleyerek sezonu kapatmak yerine herşeyi vermiş, bir kez daha kalitesini kanıtlamış muhteşem dizi. izleyin izlettirin. Umarız yazın tekrarlarıyla karşımızda olur.
oynayan karakterlerle gerçek hayattaki insanlar arasında bağlantı kurulabilen dizi.
behzat ç'nin abisi şevket'i izleyince, amcam aklıma geliyor. hal ve tavırları, konuşması falan aynı bizim emmi. hatta tipi bile benziyor. fakat kardeşi babamın ise behzat ç ile bir alakası yok. nasıl olsun ki anasını satim.
dün oturdum izlemediğim 21 bölümünü indirdim. hee yeni behzat ç.ciyim. pazar günlerinin neşesi, pazartesi sendromunun çaresi behzat ç. artık olmayacak diye üzülürken izlemediğim bölümlerin olduğunu düşündüm ve başladım izlemeye. tüm yaz behzat ç.siz geçmezdi yoksa.
türkiye'deki sezon finallerinin miladı olması gereken bir finalle aramıza şimdilik veda etmiş dizidir. Tabi ki devamı var:
-Öncelikle harun kardeşime teşekkür ederim ki yıllardır masada terkedilen erkek tabusunu yıktığı için.
-Şule sana ne diyebilirim ki bir yılan gibi sokuldun aramıza ilk başlarda şüphelenmiştim ama iyi kız lan demiştim senin için.
-Hayalet sende ne cevherler varmış usta bu yolda devam et.
-Akbaba amirin için orda bekleyerek ne kadar adam olduğunu bir kez daha kanıtladı eyvallah.
-Behzat Ç. sana bu dünyada mutluluk yok abi. bunu bilir bunu söylerim.
-Ercüment dexter'dan sonra sevdiğim ikinci katilsin. bu yolda devam et.
Ayrıca dizinin sonunda ercüment'in seni başta yendim ben lafı cuk dye oturmuştur. Sansürsüz dvd'sini, sinema filmini, tabi 2.sezonu bekliyoruz. Hadi la ben kaçtım.
2 günde 12. bölüme geldim, şimdi 13. bölüme geçiyorum. kafam 1 milyon oldu amınskii. peşpeşe 5-6 bölüm falan izliyorum, sıyırmak üzereyim ama başından da kalkamıyorum. 38'e kadar bu böyle gidecek sanırım. kafa kalırsa bir şeyler karalırım la. la mı!?
diziyi yeni izlemeye başlayanların ne kadar çok şey kaçırdıklarını yeni yeni anlıyorum. pazar günleri televizyonda yeni bölümleri varken dönüp bakmazdım bile. şu ana kadar tek bir bölümünü bile izlememiştim ama birkaç gün önce ulan neymiş bi bakayım deyip ilk bölümünden başladım izlemeye ve 18. bölüme kadar geldim soluksuz.
nejat işler de girdi işin içine. bekleyin olm yetişiyorum size, ne kaldı şurada 38. bölüme.
ayrıca her bölümü izledikten sonra gelip sözlüğe spoiler falan veresim geliyo ''aa ne dedi hahaha'' falan yazasım geliyo ama aylar önceki bölümleri yazıp salak gibi görünürüm diye vazgeçiyorum. neyse la, devam.
piyasada ''iki kız kardeşin bi erkeği 'bi sana bi bana' düşüncesiyle dizde sektirip kıçla pas atması'' şeklinde gerzek bi zihniyetle yapılmış onca dizi varken her anlamda sağlam ve kaliteli olduğunu ortaya koyan ve cidden gerek senaryosu, gerek kurgu, gerek oyuncularıyla izlenmeye değer polisiye dizidir.
dizideki komiserler vatandaşlara bir şey sormaya gittiklerinde, kimliklerini göstermedikleri zaman da insanlar onlara direk 'komiserim' diye hitap ediyor. buradaki ayrıntı da vatandaşların komiserlerin ellerindeki telsize 1 saniyeliğine bakıp onların polis olduklarını anlamasında gizli. küçük ama güzel detay.