bebek öldürendir. bilinçli bilinçsiz böyle bişeyi yapabilenin hiçbir insani hakla hukukla yargılanmaması, kollarına ve bacaklarına sıkıca serum lastiği bağlanması, kan kaybını minumuma indirip canlı tutmak için tetorol uygulanması, kollarının ve bacaklarının testereyle kesilip gösterilmesi, henüz ölmemişken arkadan cinsel işkence yapılması, son olarak önce cinsel organının kesilip yedirilmesi arkasından alt çenesinin yan bağlardan bıçakla hafifçe kesilerek el yordamıyla koparılması, ölümünden önce benzin dökülüp olmayan çenesiyle bağırarak ölmesi izlenmelidir. çeçen mücahitler sıkça uygular.
istanbul'daki Newroz kutlamalarına, kendi ifadesiyle "katil" olarak katılan Ayhan Çarkın, Türkiye'nin Kürtlerden özür dilemesi gerektiğini savunuyor. Güneydoğu'da korkunç şeyler yaşandığını söyleyen Çarkın, 'PKK yaptı' denilen pek çok katliamın provokasyon amacıyla kendileri tarafından yapıldığını itiraf etti.
Kamuoyunun Susurluk davası ile birlikte tanıdığı özel timci Ayhan Çarkın, bugün Radikal ve Günlük gazetelerine yaptığı açıklamalarda, Güneydoğu'ya 1986'da gönderilen ilk 320 kişilik ekip içinde yer aldığını anlatıyor.
Ayhan Çarkın, "Kürt halkına bok yedirdik, tırnaklarını söktük, dillerini yasakladık. Ancak Kürt halkı bizim onurumuz, omurgamız, gururumuz. Bir özür dilememiz lazım Kürtlerden... Şimdi her tarafta toplu mezarlar çıkıyor. ister gerilla, ister terörist. Bu toplu mezarlar bu ülkenin ayıbıdır" dedi.
Çarkın, kamuoyunda "bebek katili" başlıklı haberlerde sıklıkla gösterilen ve simge haline getirilen kurşunlanmış bebek fotoğrafının çekildiği Pınarcık Köyü katliamı başta olmak üzere pek çok katliamı PKK örgütünün değil JiTEM tarafından gerçekleştirildiğini de söylüyor.
"Ayhan Çarkın dengesizin teki"
Bianet'e açıklama yapan Şanar Yurdatapan, bir dediği bir dediğini tutmayan Ayhan Çarkın'ın dengesiz olduğunu şu sözlerle anlatıyor:
"Biz kullanıldık, ayıp ettik dediği günlerde, onların duruşmasını izlemeye gitmiştim. Bizzat kendisi kalkıp, 'burada vatan hainleri var, Şanar Yurdatapan var, çıkarılsın salondan' diyordu.
"Şimdi, o dönemler için 'pişmanım' diyor. Yani, neyi ne için yaptığını bilmek mümkün değil. Bir hesabı vardır yahut yoktur; bilemiyorum."
"Bunlar savaşın çözümsüzlüğünün fotoğrafları"
Barış ve Demokrasi Partisi Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal ise Ayhan Çarkın'ın açıklamaları için "özel savaşın ruh halleri" değerlendirmesinde bulundu ve sözlerine şöyle devam etti:
"Kendi başlarına kaldıkları zaman daha önce yaptıklarıyla yüzleştiklerinde yaptıkları itiraflar bunlar. Cumhuriyet savcılarının elbette bunları dikkate almaları gerekir. Bunlar, savaşın kirliliği ve getirdiği çözümsüzlüğün fotoğrafları. Kürt sorununun çözümsüzlüğü, hukuk dışı yapılar ve orada yer alanların sendromları ile karşı karşıyayız."
"Pınarcık katliamını sahiplenmesi çok önemli"
Devlette yıllarca resmi görev yapmış birinin, bugün "Pınarcık katliamını biz yaptık" demesinin son derece önemli olduğunu düşünen gazeteci-yazar Celal Başlangıç, Kürt bölgesinde 12 Eylül sonrası yaşananların tüm ayrıntısıyla araştırılması gerektiği görüşünde.
Bu bölgeden yıllarca pek çok katil ve işkenceci sürüsünün geçtiğini söyleyen Başlangıç, bunlara Ayhan Çarkın'ın ifadelerinde de rastlanabildiğini işaret ediyor.
Çarkın'ın Radikal ve Günlük gazetelerine yaptığı açıklamaları eğer bir tehdit unsuru olarak kullanmayacaksa farklı bir vaka olarak değerlendirilebileceğini düşünen Başlangıç, mecliste Hakikatleri Araştırma Komisyonu kurulması durumunda, Ayhan Çarkın gibi çok sayıda kişinin bu komisyona başvuracağını düşündüğünü sözlerine ekliyor.
"Bize yemek veren teyzeyi öldürdük"
Başbağlar, Pınarcık, Perpa, Çiftehavuzlar, Gazi Mahallesi, Bolu-Sapanca-Düzce üçgeni ve daha pek çok katliamda yer aldığını itiraf eden Ayhan Çarkın, bir anısını Günlük Gazetesi'ne şöyle aktarıyor:
"Orada bir köy var, kurtarılması gerek' dediler. Gittik, insanların ölüsüne, dirisine yapmadığımızı bırakmadık. Biz orada insanların tırnaklarını çektik, bok yedirdik; bize evinde yemek veren teyzeyi öldürdük."
Gerçeklerin ancak "Hakikatleri Araştırma Komisyonu" kurulması durumunda açığa çıkacağını söyleyen Çarkın, "Vatan millet, Sakarya" adı altında çatıştırıldıklarını ve kendilerinin katil olduğunu ifade etti. (EKN/EÖ)
ayhan çarkın'a göre devlettir. hata jitemci ayhan çarkın itirafda: 20 haziran 1987de ömerlinin pınarcık köyünde aralarında o bebeğin de bulunduğu 33 kişiyi jitem öldürdü.
sözkonusu resim: http://devrimciproletarya...uploads/2011/03/bebek.jpg
abd tarafından tarihi boyunca asla gerekmedikçe hiç sivil öldürmemiş çocuklara zarar vermemiş halka bok yedirmek gibi eylemlerde bulunmamış dünyanın en masum ve saf ordusuna teslim edilmiş ve şimdilerde robinson crusoe gibi yaşamaktadır.
....derken uyandım ben rüya görmüşüm. ama herkes neden aynı rüyayı görmüş onu anlamış değilim.
Allah senin hamurunu necaesetle yoğurmuş anan seni sıçacakken doğurmuş dizelerinin en çok yakıştığı vatan haini Abdullah Öcalan'ın sıfatlarından sadece bir tanesi. Diğerleri için (bkz: Abdullah Öcalan)
kürtlerin üzerinde psikolojik baskı kurmak için emrindeki teröristlere; bastıkları köylerde bebeklerin ve çocukların kafasına sıkma emri veren yaratık, yaşam formu.
nicki apodur ve kendisi an itibariyle imralıda beslenmektedir. suyunu ve yemini eksik etmeyerek, akp tarafından ab ye şirin gözükmek maksadıylada kullanılan bir maskottur aynı zamanda.
bunlarda bazı eylemlerden örnekler, tarih, mekan ve öldürülen insan sayısıyla beraber ;
07.03.1987
MARDiN, NUSAYBiN, AÇIKYOL KÖYÜ, 6 ÇOCUK, 2 KADIN
20.06.1987
MARDiN, ÖMERLi, PINARCIK KÖYÜ, 17 ÇOCUK, 6 KADIN, 7 ERKEK
09.07.1987
DiYARBAKIR, HANi, KIRIM KÖYÜ 1 bebek
09.11.1992
DiYARBAKIR, HANi, 4 ERKEK, 5 KADIN, 4 ÇOCUK
26.06.1993
MARDiN, YEŞiLLi, KOYUNLU KÖYÜ, 1 ÇOCUK, 4 KADIN,3 ERKEK
04.10.1993
SiiRT, ŞiRVAN, DALTEPE KÖYÜ, 10 ÇOCUK, 7 KADIN, 16 ERKEK
not: yukarıdaki katliamların hepsi kürt köylerinde yapılmıştır ve "çocuk" olarak geçenlerin bir çoğu esasında bebektir. buraya, 4 yaşında kurşuna dizilmiş, saçları örülü, özenle giydirilmiş kız çocuğunun fotoğrafını koyamadım, hayır. ama isteyen olursa fotoların linklerini mesaj yoluyla gönderebilirim.
hiçbir sekilde affı yoktur. hicbir mazeret gecerli kılamaz durumu. omur boyu hapis gibi yaptırımlar az gelir. diyebilirim ki, cocuklara işlenen suclarda idam gereklidir ki bir baskası yeltenmeden once ikinici kez dusunsun.
tanrıyı oynamaya çalıştıkları için bir yerden sonra ambole olup hakkaten o bebeklere canları kendileri verdi zanneden, fakat aşırı bencil oldukları için verdiklerini sandıkları şeyleri hemen geri almaya çalışan şerefsizin önde gideni arkada durmayanları.
o mu daha kötü, yoksa bir milletin yetiştirebileceği en vicdandan mahrum şerefsiz döl kovasının o milletçe kahraman sayılabilecek bir kültür yapısında olması mı bilmiyorum..