seyrek olmasından mütevellit kıymete binen namazdır.
az bulunan şeyler her daim daha kıymetlidir tarzından ekonomik bir görüşü dinle bağdaştırmak nahoşmuş gibi dursa da, harbiden bunun yansımasıdır bayram namazı. hiç bilmeyen bir adama sorsan ikindi namazı mı daha gerekli yoksa bayram namazı mı diye; muhtemelen alacağın cevap bayram namazı olur yılda iki kere olduğundan. halbuki bayram namazı vacip, beş vakit namazlar ise farz aslında.
ama tabi ki göz ardı edilmemesi gereken durum, bayram namazının sevap kazanmaktan öte bir kültür meselesi olduğu. bizim kültürümüzde artık ''bayram namazı kılmak günahtır'' diye fetva verilse, yine de gidilir bayram sabahı camiye. bayramlaşmak, her ne kadar şehir hayatında eski yerini kaybetmiş olsa da, kültürümüzün özüdür.
bu yüzdendir ki bayram namazı dini bir gereklilikten öte örf ve adettendir gibi bir durum çıkmakta ortaya. gidiniz efenim.
gitmediğim namazdır, yanlış yapıyorum biliyorum ama neden gitmiyorum bilmiyorum. babam da gitmiyor, büyük ihtimalle ondan almadığım bir alışkanlık olduğundan. sonradan kazanmak da zor oluyor gibi sanki. gitmek istiyorum ama, gideceğimdir sankim.
senelerdir hocanın namazın nasıl kılınacağını anlattığı* ve bitiminde herkesin olay mahalinde el sıkışıp birbirlerine sarıldığı bayramlaştığı güzel bir namazdır. *
bir bayram ritüeli. vacip bir namaz olmasına karşın camilerde yer bulmak çok zordur. ramazan boyunca tek bir oruç tutmamış, hayatında azami birkaç defa cuma namazı kılmış, 2 veya 3 tane sure bilen insanlar camilere akın eder. bayram namazı şart aga. diğer bütün günahlardan bir şekilde yırtarsın ama bayram namazı olmazsa olmaz.
bu bayram ve her bayram olduğu gibi cemaatin birbirine bakarak kıldığı namazdır. evet sen! hareketleri geç yapan, cool gibi davranmana gerek yok, sende benim gibi öndeki yaşlı amcadan bakıyorsun.
her kıldığımda kendimi meksika dalgası içinde ki taraftar gibi hissetmeme sebep olan namazdır.
bu tekbiri hep birlikte okuyunca kendimden geçiyorum. anlatılmaz yaşanır.
--spoiler--
allahu ekber, Allahu ekber,
La ilahe illallahu vallahu ekber,
Allahu ekber ve lillahil hamd.
--spoiler--
Ben hayatımda bu kadar kolpa bişey görmedim arkadaş. sene boyunca alnı secde yüzü görmemiş namaz kılmamış birsürü insan kendini çevresine karşı bir şekilde ispat etmek için istemeye istemeye bayram günü sabah erkenden kalkmış olmanın verdiğibi bir gerginlikle mecburen gitmekte. Bir çoğu bayram namazının nasıl kılındığından bi haber önündekinin hareketlerini taklit etmekten başka bir şey bilmeyen...
bayram namazlarına mutlaka gitmenin şart olduğu bu arap kültürü baskısında yıllarca yaşamış olmanın verdiği etkidir bu başka bir şey değil.
bazen de ritüeldir. baba, amca, kardeş, kuzen hep birlikte sabah kalkıp namaza gitmek, hemen ardından aile büyüklerinin mezarlarını ziyaret etmek, ziyaret dönüşü ailece, hep birlikte kahvaltı edebilmektir. eksikliği hissedilir, her ne kadar sabah erken kalkmak istemese de, namaza kaldırılmayan çocuk içinde bir burukluk hisseder.
kurban bayramı namazı genellikle "bir an evvel bitse de gidip şu kurbanı kessek" anlayışı ile kılınır (genellikle dedim adam akıllı kılanlara lafım yok), camide öyle hava oluşur, hocanın vaazı uzun tutması pek hoş karşılanmaz
iç ses:
"hoca anladık tamam hz. ibrahim'in oğlu olmuyormuş, oğlum olursa kurban edecem diye adak adamış, sonra günün birinde oğlu olmuş, oğlu büyümüş eşek kadar olunca, ibo oğluna "oğlum seni kurban etmem lazım" demiş, oğlan da "yapma baba ben daha gencim kızlarla çıkıcam onları becericem, ıhhh ıhhh yapacam" dememiş tabi olur demiş, oğlunu kurban edecekken gökten koç düşmüş, onu değil bunu kurban et demiş yaradan, sonra kurban bayramı olmuş, senelerdir kutlanıyormuş, falan filan da hoca kısa kes be, bak hayvan bekliyor, eee hadi beee, üff şimdi de bayram namazını anlatıyor, 2 salla 1 bağla 3 salla 1 eğil, yahu yeter şimdi yangın var diye bağıracaaam, ana namaz başlıyor, niyet ettim allah rızası için kurban bayramı namazını kılmaya uydum hazır olan imama, duaları çok uzatmasa bari, allahuekbeer..."