2000'lerin sonlarında muhalif çevreler dışında pek bilinmeyen, tanınmayan bir internet haber sitesinin * sahibiydi. bu site, o dönemler chp'ye egemen olan radikal ulusalcı çizgiye yakın, solun büyük bir bölümünü "ab'ci-dış güçlerin elemanları" gibi şeylerle suçlayan bir siteydi. gel gelelim, kendisinin 2009 yılında, o dönem tuzla'ya bağlı belde olan akfırat belediyesi'nin çete kurmaktan tutuklanan akp'li belediye başkanı hilmi yıldız ile akçeli işler yaptığına ilişkin haberler çıkmıştı. o dönem chp istanbul il başkanı olan gürsel tekin'in de bu sitenin yazarları arasında olduğunu anımsatayım.
toplumumuz ister yandaş, ister muhalif olsun, fazlasıyla balık hafızalı olduğu için bu akfırat olayı çabuk unutuldu tabi. barış yarkadaş da 2010'ların ilk yarısında ana akım medya kuruluşlarındaki tartışma programlarında muhalif ve chp'ye yakın ulusalcı gazeteci-yazar kontenjanından kendine yer edindi. her hangi bir siyasi derinliği, entelektüel kapasitesi vs. yoktu; ama iyi goygoycuydu ve başta hemşerisi gürsel tekin olmak üzere kimi isimlerle girdiği ahbap-çavuş ilişkileri sayesinde bazı kulis bilgileri edinebiliyordu. tabi bu ahbap-çavuş ilişkileri, bazı isimleri aklayıp bazı isimleri boklama konusunda kendisine bir motivasyon oluyordu. söz gelimi, bugünlerde ikbalini kayyum olmasına bağladığı kılıçdaroğlu için "tesevci, sorosçu" yazılarını yazan ilk isimlerden birisi barış yarkadaş'tı.
medyada görünür olması, goygoyculuğu ve ahbap-çavuş ilişkileri sayesinde siyasette yükselme olanağına erişti. 7 haziran ve 1 kasım 2015 seçimlerinde istanbul milletvekili olarak meclis'e girdi. bu arada sahibi olduğu yarkadaş yayıncılık da chp'li belediyelere bol bol kitap satıyordu. hoş, bu alışveriş, kendisinin milletvekili seçilmesinden önce başlamıştı ya, sonrasında da bol bol devam etmişti. zaten ne rastlantıdır ki, 2018 seçimlerinde aday gösterilmeyip de vekilliği sona erince yayıncılık alanından çekildi.
2018'de aday gösterilmeyip de meclis dışı kalınca bir süre kılıçdaroğlu'na muhalefet etti. cumhurbaşkanlığı seçiminde iyi bir oy alan muharrem ince'nin olağanüstü kurultay girişimine destek çıktı. ancak muharrem ince başarısız olunca yeniden kılıçdaroğlu'nun yanında saf tutmaya başladı. öyle ki, 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde kemal kılıçdaroğlu'nun adaylığını ilk dillendiren isimlerden birisi kendisiydi. ne rastlantıdır ki, kemal kılıçdaroğlu ile 2.5 saatlik bir toplantı yapıp "yüzde 52 ile kazanıyorsunuz" diyerek adaylığa ikna eden reşat şahin öztürk de barış yarkadaş'ın ahbabıydı.
sonuç olarak kemal kılıçdaroğlu kazanamadı, chp'nin içi karıştı. chp, değişimciler ve kılıçdaroğlucular diye ortadan ikiye bölündü. ekrem imamoğlu dışında partinin etkili isimleri, kılıçdaroğlu'nun istifasını dillendirmezken, üstelik özgür özel bile kılıçdaroğlu'nun gitmesini dillendirenleri akp'li olmakla suçlarken, barış yarkadaş yeniden sahneye çıktı. kemal kılıçdaroğlu'nun 2023 yaz ve sonbahar ayları boyunca yaptığı açıklamalar, takındığı tutum ve yenilgiyle bitmiş bir seçimi başarı öyküsü diye pazarlama çalışmaları, hem chp tabanında, hem de genel olarak muhalif seçmende öfke topluyordu. barış yarkadaş ise ana akım medyada chp'li kimliğiyle kemal kılıçdaroğlu güzelliyor, ekrem imamoğlu'na öfke kusuyordu. başlangıçta kılıçdaroğlu'nu eleştirenleri akp'li olmakla suçlayan özgür özel, değişim sloganını sahiplenip bir de genel başkan adayı olunca çok kişi kendisine şans vermedi. kılıçdaroğlu'nun tavşan adayı olduğu, kurultayın göstermelik olacağı yorumları gırla gitti. bu arada il kongrelerinde kılıçdaroğlucular güç yitiriyor, değişimciler çoğu yerde başarılı oluyordu. ama karaman ve bursa örneklerinde olduğu gibi barış yarkadaş, kongreleri kazanan değişimci adayları bile kılıçdaroğlucu diye lanse ediyor, anında yalanlanıyordu. barış yarkadaş o denli iddialıydı ki, "kılıçdaroğlu seçilemezse gazeteciliği bırakacağım" diyordu. bu dönemde kılıçdaroğlu'nun kendisine kadıköy belediye başkanlığı için söz verdiği iddia ediliyordu.
gel zaman, git zaman chp kongresi yapıldı ve kılıçdaroğlu yenildi. özgür özel, bu arkadaşa "benim yüzümden gazeteciliği bırakma" dedi. bu da ondan cesaret alıp "artık gazeteci değil, yorumcuyum" demeye başladı. hemşerisi gürsel tekin, özgür özel'den önce kadıköy'ü, ardından esenyurt'u istedi; ikisi de olmayınca chp'ye ağır suçlamalar yapıp "istifa ediyorum" dedi *. yerel seçimlerden chp birinci parti çıkınca barış yarkadaş gibilerinin chp kariyeri bitti tabi. ama barış yarkadaş bunu kabullenemedi.
ne rastlantıdır ki 19 mart operasyonundan kısa bir süre önce yandaş tgrt haber'de yorumculuk yapmaya başladı. yorumculuk dediğim de yönetim değişikliğiyle çıkarları biten chp eskilerinin basın sözcülüğü aslında. nitekim, malum kanalda gürkan hacır, atakan sönmez ve nuray başaran gibi kılıçdaroğlu yandaşlarıyla birlikte ekrem imamoğlu ve özgür özel'e çamur atıp durdu. güya chp'den tasfiye olacak olan ekrem imamoğlu'nun ad ve soyadına göndermeyle "ekim partisi" kuracağını iddia etti. bu arada chp hakkında söylediği tüm sözde kulis bilgilerinin kolpalığı ortaya kısa sürede çıktı. 6 nisan'daki olağanüstü kurultayda "denge ve dayanışma" adıyla parti meclisi için liste çıkaran kılıçdaroğlu yandaşlarının özgür özel'in listesini deleceğini söyledi, özgür özel'in pm listesi tulum çıkardı. mutlak butlan davasındaki her duruşma öncesi mutlak butlan çıkacağını söyledi durdu, mutlak butlan talebi reddedildi. gürsel tekin'in chp istanbul il örgütüne kayyum atanmasından sonra "eski il başkanları, gürsel tekin'in yanında chp istanbul il örgütüne gidip gürsel tekin'e destek olacak" dedi, saydığı isimlerden canan kaftancıoğlu'nu geçtim, özgür çelik'e karşı kılıçdaroğlu'nun adayı olarak yarışan cemal canpolat bile gelmedi. cemal canpolat'ın kısa bir süre öncesinde tgrt haber'e röportaj verip özgür özel ve ekrem imamoğlu'nu bokladığını da anımsatayım. yani böyle bir adam bile gelmedi gürsel tekin'e desteğe, düşünün. tabi gürsel tekin'in kayyum olayı elinde patlayınca, mutlak butlan bekleyen barış yarkadaş gibiler mutlak şutlan oldu ve birer birer chp'den ihraç edildi.
barış yarkadaş ve onun gibi bir avuç çıkarcı, milyonda bir olasılığın peşinden gidiyor, "mutlak butlan çıkar da kılıçdaroğlu geri gelir, bize de ballı lokumlu vekillikler, avantalar düşer" diye hesap yapıyor ama o iş bitti artık. kılıçdaroğlu yandaşları, chp'de mahalle delegesi bile seçtiremiyor. hatta son kongre sürecinde, kimi yerlerde chp'li adayların üyelerden oy alabilmek için karşı tarafı kılıçdaroğlucu diye suçladığını da anımsatayım. yani öyle böyle bir nefret objesi olmadınız. durum buyken mahkeme kararıyla başa geçip de partiyi yönetebileceğinizi sanmayın bence.
chp'den sonra tgrt'den de mutlak şutlan olmuş. bir kariyer ancak bu kadar kötü yönetilebilirdi. eskiden muhalifler dinliyordu; şimdi muhaliflerin gözünde bir nefret objesi. tgrt'de takılırken chp'ye salladı diye akp'liler "aslansın, kaplansın" diyordu; onların da umursamadığı bir tip olduğu ortaya çıktı. youtube'da 3-5 kk yancısına yayın yapar artık.
necip fazıl'la karşılaştırılması necip fazıl'a hakarettir. siyasi görüşlerini ve kişiliğini beğenmeyebiliriz, ama necip fazıl iyi bir şairdi ve entelektüel bir kişiliğe sahipti. barış yarkadaş ise gürsel tekin'in yancılığı dışında hiçbir özelliği olmayan vasıfsızın teki. zaten şu an ekrem imamoğlu'na, özgür özel'e ve mevcut chp yönetimine kudurmuş gibi saldırmasının bir nedeni de bu.
gürsel tekin, yerel seçimlerde kadıköy'e aday olmak istedi, aday gösterilmedi. kadıköy olmuyorsa kendi memleketlilerinin ** yoğunlukta olduğu esenyurt'a aday olmak istedi, o da reddedildi. şayet özgür özel, bunun gürsel abisine bir makam-mevki ayarlasaydı özgür özel'den iyisi yoktu. barış da eski günlerdeki gibi chp'li belediyelere kitap falan satıp yolunu bulurdu. olmayınca chp'ye düşman oldu.
Kendi şarkılarını kullandırmıyorlar. "Hangi hakla" sorusuna gelirsek de fikir ve sanat eserleri yasasının verdiği hakla.
Bu kadar kasma be barış! Hazır Cumhurbaşkanı Erdoğan ve adalet bakanı Akın Gürlek başta olmak üzere tüm akp kadroları arkanızda. Yavuz Bingöl ve Uğur Işılak çalarsınız etkinliklerinizde. Dombıra yakışır size.
Büyük felakette, etrafta can pazarı ve insanı delirten onca acıklı hikaye varken, enkazların arasında çıkan (belki yerleştirilen?) Cacık kitaplarından birinin fotoğrafını paylaşan chpli.
işin esprisi bir yana, telif haklarından habersiz olması mümkün değil. Arkasında iktidarın desteğini hissedince güç zehirlenmesi yaşayıp kendini her şeye kadir hissediyor. Açıkça belirtmese bile "bizim arkamızda koskoca hükümet var, yüz yıllık partiye çökmüşüz, sizin şarkılarınız da neymiş" diye düşünüyor. Sorun şu ki, kendisi gibi butlancılara güç zehirlenmesi yaşatan güç, pamuk ipliğine bağlı ve iktidar bunlardan desteği çektiği anda tuzla buz olacak.
akp'nin kayyumu kemal kılıçdaroğlu'nu protesto eden kitleye "ak parti'nin ekmeğine yağ sürdünüz" diyebilme cüretini gösteren havuz medyası çalışanı. senin dün "soros'un adamı" diye küfredip bugün çıkar beklentisiyle göklere çıkardığın kemal kılıçdaroğlu, chp genel merkezini polislere bastırırken akp'nin ekmeğine yağ sürmüyor, sen tutuklu chp'li siyasetçilere tgrt haber ve tv100'de haysiyet cellatlığı yaparken akp'nin ekmeğine yağ sürmüyorsun, ama kendine muhalif kitlede meşruluk devşirmek için çağlayan'daki deniz göktaş duruşmasına gelen akp kayyumu protesto edilince "ak parti'nin ekmeğine yağ sürülmüş" oluyor öyle mi?
bunun böyle konuşmasının nedeni, aynı tezgahı sürdürme gayreti. yıllarca insanları "bize oy vermezseniz akp'ye yarar" diye kandırdılar. akp yüzde 45'leri-50'leri bulurken kendileri kadıköy, beşiktaş, şişli, bakırköy, çankaya ve izmir gibi birkaç yerin rantıyla maddi-manevi semirdiler. şimdi yine aynısı olsun istiyor. akp ile bu denli aleni işbirliği içindeyken, chp genel merkezini polise bastırırken, hapisteki chp'li belediye başkanlarına haysiyet cellatlığı yaparken kendilerini millete muhalif diye yutturup "bakın, bize oy vermezseniz akp'ye yarar" saçmalığını sürdürmeye uğraşıyor barış ve türevleri. geçti bor'un pazarı, sür eşeği niğde'ye.