Çok severdim abimi diyerek başlayayım söze. nasıl desem harbi severdim ben barış abiyi. daha ben 11 12 yaşlarındayken yalancı yarim dizisine kilitlenirdik ailecek. o zamanlar çok severdi herkes barış abimi. hep bizden biri olarak görürdük onu. gözlerin şarkısı ile gönlümde taht kurmuştu, çok duygulanırdım o şarkıda sebepsiz. diziyi son izleyişimizdeki gün kaza haberini geçireceğini nereden bilebilirdik. gece kaza haberini duyunca bi tarafım gitti sanki. biranda soğuk suya atlarsınızda bi yandan ürperirken bi yandanda titrersiniz ya bende öyle olmuştum. o gece çok geç uyumustum. içimden gelmiyordu acaba mutlu haber gelir mi diye. tabi olayın büyüklüğünü bilmiyorum. bi gün sonra mahallede konuşulan tek konu oydu. hiç abartmıyorum herkesin yüzünde hüzünden başka bişey yoktu. ne kadar dua etsekde abim bizi bıraktı gitti. Rabbimin takdiri diyecek bişey yok. ama o anki çocuk aklımla yarabbim niye o kadar kötü insan varken barış abimi aldın diye isyan etmiştim. kaza haberinden ölüm gününü öğrendiğim zamana kadar sabırla bekledim. o anları hatırlamak istemiyorum geçiyorum burayı. ama çok ağlamıştım. çok abartılı bulabilirsiniz ama o zamanlarda cocuktuk ışte. bizi sevgi dolu yüreğiyle etkilemişti. şimdi hala etkisinde olmamın sebebide çocuklugumda böyle bişeyi yaşamış olmam. şu an vefat etseydi barış abim bu kadar koymazdı herhalde. bu yazdıklarımı yazmadan öncede biranda aklıma geliverdi ve yine ağladım. küçükken bize verdiği öğrettiği, sevgi, insanlık, merhamet adamlık, ne varsa bize verdiği için çok teşekkür ederim. bazen böyle aklıma geliveriyor. nedense şarkılarını dinlerken sanki yaşıyormuş gibi hissediyorum sesini duydugum için ama adını duysam bi hüzün kaplıyor içimi. hep o gece aklıma geliyor. neyse daha yazacak çok şeyim var senle ilgili ama hepsi aklıma gelmiyor be abi kusura bakma ama şunu bil seni hala özlüyorum. inşaAllah senle diğer tarafta buluşuruz bi gün.
Üniversiteyi yeni kazanmıştım. Babamın pek durumu yoktu, ben de biraz para biriktirmek için yazın Bodrum’ a gittim. Bir arkadaşım bir mekanda çalışıyordu, ben de orada işe başladım. Onu ilk kez orada gördüm .Sahneye çıkıyordu, daha yeni yeni tanınıyordu ama.. Sabah oldu, sahnesi bitti, yanımıza geldi ; Dostum gel otur gel dedi. Ben utana sıkıla abi iş var dedim. Ya gel sen, sonra yaparız beraber dedi. Oturdum kimsin bakalım sen, adın ne ? dedi.. Yusuf dedim. Ekmek kuyunun dibindedir Yusuf dedi. Gülümsedim Okuyorum abi, para lazım dedim.. Aferin dedi iyi geceler bile demeden gitti.. Sonra hemen hiç selam bile vermeden 2 ay geçti.. Ben babamı kaybettim abi orada çalışırken. Memlekete gittim. Mersin’ e. Baktım kalabalıkta biri var, siyah deri mont, gözlüklü. Yaklaştı yanıma, olur Yusuf olur.. Hayat bu, kuyudan çıkmaya gayret et sen hep dedi.. Gitti.. Kardeşime bir zarf bırakmış, içinde biraz para ve bir mektup var, bir de banka hesap cüzdanı.. Bütün eğitim masrafların bana ait, kimseye söz etmek yok. Etmedim abi, kimseye birşey demedim… O günden sonra abim, babam, herşeyim oldu o benim.. Evlendim, oğlum var bir tane, adı Barış.
Yusuf Sami Atılgan
şuan dinlerken ağlıyarak dinliyorum ki ben çok ciddi olaylar olmadıkça ağlamayan biri olarak.
star tv de ölüm haberini almıştım annem fln herkes ağlıyordu ben de kötü bir şey olduğunu anlamıştım sonra haberleri izleyince hıçkıra hıçkıra ağlamıştım.
O akşam evde tv açılmamıştı.
Teyp den tüm akşam şarkılarını dinlemiştik.
yaşamını yitirmese şuan muhtemelen türkiye'nin en önemli sanatçılarından biri olarak anılacak rock müzisyeni.
Allah rahmet etsin, kendine has özel bir sesi ve sağlam bir kişiliği vardı.