bir bakıma barista olmak zanaatkarlık gibi, yani bir demirci ustası, bir saat ustası, bir marangoz gibi. bu zanaatin tatbik edildiği mekanda kahve dükkanları. yine zanaatkarlık gibi usta çırak ilişkisine dayalı. baristalık, günümüz tabiriyle yeni nesil kahvecilik. bir kahve makinesi ve kahve, iki ayrı baristaya verilse iki farklı sonuç da çıkabilir. bu zanaatin de püf noktaları var. sıcaklık, basınç, gramaj, kahvenin kavrulması ve kıvamı gibi parametreler bunda belirleyici. havanın durumu ve kahve miktarını ölçecek tartı da bu işte önemli. kahve makinesinde espresso öğütücüsü bulunuyor, espresso filtresi bulunuyor. incelikli olan diğer noktada bir tarım ürünü kahvenin tazeliği, yeni hasat mı ya da eski hasat mı olduğu tazeliği ve tadı etkiliyor. tabi, barista kişisi, bu durumları atlamıyor ve yemeğinin tuzunu kontrol eden aşçı edasıyla kahvesinin tadına bakarak durumun kontrolünü sağlıyor. barista artık kahve yapan meslek dışında kahve uzmanı bir meslek konumu elde ediyor. kahvenin ve yeni nesil kahvecilerin müdavimi arttığı için baristalık da sosyal yönü fazla bir iş oluyor.
Barista dediğimiz şey sadece erkek cinsine özgü olan bir meslek değildir öncelikle.
Kadın baristalarımız da mevcuttur hatta pınar demir buna en güzel örnektir.
En basit anlatımıyla güzel kahve yapmasını bilen kişidir.
Kendini geliştirmesi takdirinde alacağı para ve çalışacağı yer de değişir.
Öyle herkes de kendine barista demesin bir zahmet, flat white yaparken cappucino köpüğü koyar gibi bi’ kahve veriyorsan, kasılmayacaksın ortalıkta.
1 yıl kadar restorant ve kafelerde baristalik yapmıştım. Keyifli bir iş keyif alarak yapıyordum. Dünya kahvelerini bu vasıta ile deneyimleme tatma imkanı buldum.
italyan'ca barmen demektir. barın arkasında durup sıcak, soğuk içecekler hazırlayan kişidir aslında. günümüzde kahve barmeni gibi bir niteliğe bürünmüştür.
starbucks yada kahve dünyası tarzı yerlerde çalışanlara verilen isim. bildiğin barmen gibi düşün işte. kariyer.net, yenibiriş.com, secretcv.com gibi sitelerde barista ilanı falan görürseniz bu meslek yani kulağınızda bulunsun.
bankadaki işimi bırakıp şuanda yaptığım meslektir(tilki kürkçü dükkanı hesabı),yoğunluk olduğu zamanlar streslidir ama inanılmaz zevklidir.. yüksek lisans ve askerlik derdini atlattıktan sonra kendi mekanımda yapacağım inşallah taşaklarımı gere gere..ha buarada 5 6 tane karamel macchiato,yada mocha söyleyen masalar,ağır küfürler yiyosunuz bilesiniz..son olarak cafede dünya kahvelerini söyleyen canlarım(ör;guatemala,colombia,kenya) hiçbiriniz o kahvelerin tadını bilmiyosunuz..bugüne kadar alayınızı test ettim farklı farklı kahveler göndererek,sosyal deney yaptım bildiğin,hiçbiri geri dönmedi yada şikayet olmadı..
benimdir. kendimi hala geliştirmekte olduğum meslek. yakında sertifikasına aday olup daha iyi bi barista olmak için çalışacağım, kahve konusunda uzmanlık isteyen mesletir.
eğitimini msa'dan mı alsam, doors'tan mı alsam daha rahat iş bulurum diye düşünürken istanbul kahve akademisi'ni keşfedip onlarda karar kıldığım meslek.
çeşitli kafe ve barlardaki garsonluk hayatımın sonunda tamamen tembelliğimden ve çakallığımdan kaynaklı olarak "ulan bu bardakiler çok salak yapıyo, ben de buraya geçsem iyi olur" diyerek giriştiğim meslektir. şanslı tarafım ise işi öğrendiğim ilk yer cafe&bar'dı. hem barmenimiz hem de baristamız vardı. bu sayede hem sıcak hem soğuk barını öğrenme fırsatım oldu. neyse la çok konuştuk, işe gitmem lazım. gelin de bi mocha ısmarlıyim. *