şiir gibi futbolun seneler boyunca devam etmesi durumunda, futbola çekiciliği getiren esas unsur olan rekabetin ölmesinden kaynaklanır. gözü kapalı paslaşmalar bi siktirsin gitsin artık afedersiniz.
futbol düşmanı değilim; ilk başlarda xavi'nin dahi pasları, messi'nin durdurulamaz driplingleri, dani alves'in apaçi misali yardırması ve illa ki neredeyse her maçta real madrid'i şebeğe çevirmeleri sapıkça zevk veriyordu. guardiola efendi, dünya çapındaki futbol zevkinin içine pisledi. ulan real madrid gibi bir takım her sene 2 kez, manchester united gibi bir takım ise olası şampiyonlar ligi'nde eşleşmelerinde hiç mi varlık gösteremez arkadaş bir takım karşısında?
fifa oynamaya yeni başlayanların amatör derecesini seçiğ önüne gelen 7-8 attığı takımlara döndü katalanlar.
2004'te yunanistan futbolu katlederek avrupa şampiyonu olduğunda bir ton küfretmiştim ama şimdi anıra anıra özür diliyorum otto rehagel'den; adamlar en azından futbolun ağa babalarının tekerine bir kez de olsun çomak soktu öyle ya da böyle.
insan her gün baklava, börek yese bıkar ama. yetti daa!
artık bıktıran bir gerçektir. futbol deyince akla gelen ilk takımlardan biri olan barcelona maçını izlemek her futbol sever için keyif verici olmalıdır. nitekim tempolu bir maç yerine barcelonadan dengeli bir maç izliyoruz hemen hemen her maç. seyir zevkine değil de kazanmaya oynayan bir barcelona var. maçı izlerken gol olsa da pozisyon görsek diye beklemekteyiz. artık barcelona maçını değil özetini izlemek daha keyif vericidir.