genellikle ruh halimize göre şarkı dinleriz depresifsek depresif, neşeliysek hareketli parçalar dinleriz.
istisnai parçalardan biridir bang bang ruh haliniz ne olursa olsun şarkı sizi istediği kıvama getirir.
well this ain't the right thing to do, so let's go
young girls they know what they're after
young girls don't kiss me goodbye
rockets shooting up into space
buildings they rise to the skies
bang bang i got mine
bang bang reach for the sky
i keep a good friend on video tape
he'll drive his sports car until it's too late
but we'll have a hot time on the town tonight
cause love is my bet and it's the best yet
bang bang i got mine
bang bang sun don't shine
bang bang you all angels
bang bang now you all ought to be in pictures
oh girl
oh girl my problems can't follow me
phone calls i take my machine
i wander lonely to the sea
lonely ha ha ha what does it mean
bang bang i got mine
bang bang and you are next in line
bang bang reach for the sky
bang bang sun don't shine
rise buildings
rise to the sky
young girls they know what they're after
i said, young girls don't kiss me goodbye
akıllara sadece çocukluk aşkını getirmemeli aksine bu şarkıyı her dinlediğimde aslında kendimin ne kadar değersiz, etrafımdaki insanların ne kadar umursamaz olduğunu anlıyorum...
her bang bang de kendi kafama bir kurşun sıkıyorum bu kez silahı kendi elime alıp.
terler içersinde uyanırsınız kabusunuzdan... rüyanızda ölen çocukluk aşkınızı görmüşsünüzdür... hava kararmıştır, evde kimse yoktur. hani böyle durumlarda sığınıcak bir sıcaklık arasınız ya... rüyanız, evde kimsenin olmayışı iyice havada asılı bırakır sizi... mp3'nüzü dinlemeye başlarsınız ve birden nancy sinatra başlar ''I was five and you were six'' demeye... istemsiz ağlarsınız, şarkıyla içinizi boşaltırsınız... dışardaki insan sesleri, içinizdeki sesler ve bang bang ahenk içinde sürüp gider o andaki sonsuzluğa... ve o anda tüm bu seslerle özlediğinizi duyurursunuz oyun arkadaşınıza - çocukluk aşkınıza...
hüzün gülümseten bir şeyse aynı zamanda, işte o bu şarkı. ama birazdan kıvrımları değişir ağzınızın; dinginleştirir... bir hikaye sunar size; siz kendi bang bang'lerinizi anımsarken geçmişte.
hayat böyle bir şey: bir siz, bir onlar,
bir siz, bir onlar...
seneler önce vcd' ye sürekli kill bill cd' sini takıp filmin ilk sahnelerini ezberlememize sebep olan parçadır.
an itibariyle yazarın tekrar tekrar dinlediği şarkıdır. (can çıkar huy çıkmaz derler) *