aslında pek de bilinmeyendir.
anadoluda yıllarcabir çok medeniyet geldi geçti hala yaşamaya devam ediyor.
mutfak bizim yemekler bizim yiyen biziz.
ne gerek var şu bizim şu senin diye ayruıştırmaya.
yiyelim a dostlar.
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)
TT�: "diyagonal olarak göz göz kesilmiş hamur tatlısı" [ Câmi-ül Fürs, 1501]
Tefşire (Fa.): baklağu ki ramazanda bişürürler
[ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1680]
has un yufkasıŋdan tereyağı ve bādem ile bir gūne baklavadır kim yerde tennūr içinde pişerler.
Köken
TT� baḳlawī بقلوى "örme zincir" sözcüğünden evrilmiştir. sözcük Arapça baḳlat بقلة "bakla" sözcüğünden türetilmiştir.
Daha fazla bilgi için bakla maddesine bakınız.
Ek açıklama
Bakla sözcüğü burada "zincir halkası, örme zincir zırhın her bir gözü" anlamındadır.
kaynak : nişanyan etimoloji sözlüğü (dikkat çekerim nişan-yan sözlüğü)
görüldüğü üzere sözcüğün kökeni "bakla"dır. ve "zincir halkası, örme zincir zırhın her bir gözü" anlamındadır. bu bakımdan sözcük arapça kökenlidir.
yunanlıların "baklavas" türetimi veya ermenilerin ve diğerlerinin dayanaklarını da görmek isterdik...