esrarkeş, kumarbaz, yavşak, pezevenk ise eğer sevilmez. yani hak ediyorsa eğer gayet normaldir. babalık sıfatına uygun hiçbir şeyi yapmıyorsa sevgiyi de hak etmiyordur. hee üstümüzdeki emek mi? siktir lan ordan ne emeği, 20 yaşımdayım saçım beyaz dolu.
ilgili, düşünceli,bencil olmayan baba için düşünülmeyecek duygu. tam tersi olup çocuklarının nefretini kazanan babaya da yuh artık, allah ıslah etsin böylelerini...
yanınızda olmasından bile rahatsızlık duyduğunuz, tavırlarının ve davranışları sizi rahatsız eden, siz tam bir şey planlamışken habersizce gelip onun içine sıçan, çocukluğunuzdan gelen tiksindirici hareketleri( annenizi gözünüzün önünde bayıltıncaya hatta geçici hafıza kaybı yaşatıncaya kadar dövmesi gibi ve bunun çocuk hafızanıza an an kazınması gibi) olan, size yaşadığınız her yıla ait en az bir hakaret hediye etmiş bulunan, en olmayacak yerde laf sokan özellikle başkalarının yanında bunu bir eğlenceymiş gibi yapan babayı sevmemeyi bırakın nefret edersiniz, ayrıca da bu bir ergenlik dönemi patlaması falan değildir, kızmak ayrıdır, ama tiksinmek apayrı.
eminim birçoğumuzun anlayamayacağı bir duygudur. babaya duyulacak en kötü his belli yaşlardayken özgürlüğümüze müdahale ettiklerini düşündüğümüz zaman duyulan bir kızgınlıktan öteye gitmez çoğumuz için.
ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışan, kızım/oğlum derken yüreği titreyen babaları sevmemek gibi bir duygusuzluk olamaz. eminim çok haklı sebepleri vardır babalarını sevmeyenlerin; ergenlik bunalımında olup da babamı sevmiyorum, babamdan nefret ediyorum diyerek ortalıkta gezen tuhaf insanlara zaten söyleyecek söz bulamıyorum.
özellikle erkeklerin büyümeye başlayınca evde kendi otoritesini kabul ettirme bağlamında bazı düşüncülerinin, hallerinin, hareketlerinin babasının otoritesi ile çarpıştığı noktada, bu bağlamda *