hasbelkader üçbeş kuruş kazanınca paraya kıyıp akşamcı babaya bir adet büyük rakı almak, bu manevrayla en hayırlı, kıyak evlat olmak, karşılıklı kadeh tokuşturup uzun süre sonra ilk kez adam muamelesi görmek, rakı bitinceye kadar babayla neredeyse eşitlenmek.
sigaranın bile köşe bucak saklanarak içildiği düşünülürse, bir de, rakı alınıp çilingir sofrasın da sohbet etmek insanın evinde yaşayacağı en büyük keyiftir.
bacak kadar çocuktum babam beni bakkala 70 lik rakı almaya yolladı gittim aldım. dönüşte gelirken ayağım takılda şangır diyerek rakı kırıldı, ben korka korka eve geldim baba dedim rakıyı elimden düşürdüm kırıldı, özür dilerim..
beni bir korku aldı, babamın yüzüne bakamaz oldum; babam ayağa kalktı ve şimdi sana bir ceza vermek gerekir dedi, cebinden para çıkardı ve git bana bir ufak rakı al dedi ama bu kez dikkat et düşürme tamam mı oğlum dedi..
ben beni döver diye korktuğum babamı o gün çok sevdim..