türk toplumunda mesleklere göre kast sistemi oluşturulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan öğretmen merakıdır.ülkemizde herkes birbirini önce mesleğiyle tanımaya çalışır,tanıştıktan sonraki ilk soru 'ne iş yapıyorsun'dur,eğer bu soruya doktorum,mühendisim,savcıyım,hakimim gibi sorularla cevap verdiğinde karşıdaki anlamsız bir saygı gösterir tam tersi durumda örneğin sanayi de motor ustasıyım dediğinde ele ense göte parmak diye tabir edilen yavşakvari bir tavır takınır.toplum kendiliğinden mesleklere göre bir kast sistemi oluşturmuş ve uygulamaya devam etmektedir.gelir dağılımındaki adaletsizlik,zengin ile fakir arasındaki uçurum bu duruma sebebiyet vermekte ve toplum içerisinde olması gereken bilgi aktarımı gerçekleşmemektedir.
çocuk psikolojisinden gerçekten anlamayan öğretmendir bu. hepsi senin öğrencin, sen de onlara bir şeyler öğretmek için orada görevli bir öğretmensin. hiç düşünmez misin bu çocuğun babası ya işsizse, ya o çocuk zor durumda kalırsa, arkadaşlarından utanırsa diye? ona bunları yaşatmaya hakkın var mı senin? doktorsa ''bize de bakar artık ehe ehe'' mi diyeceksin, jeodezi ve fotogremetri mühendisiyse ''tam olarak ne demek oluyor, kaç yıllıktı?'' diye mi soracaksın. işsizse de para mı vereceksin, iş mi bulacaksın, çocuğu 2. sınıf öğrenci kategorisine alıp daha mı az ilgileneceksin? biraz daha bilinçli ve anlayışlı olmaya davet edilesi öğretmendir.
ülkedeki en önemli bakanlıklardan birinin sorumlu olduğu eğitim sisteminin neye göre şekillendiğinin temelini gösteren olgu. yok çok ilgili görünmek istiyorsa öğretmen açsın öğrenci dosyasını baksın gerekli bilgilere.
bazı çocuklara kötü, stresli dakikalar yaşatan bilinçsiz öğretmendir. Sanane lan ne biliyorsun çocuk babasını hiç tanımamış işini bilmiyor ne diyecek boşandılarda demek istemiyor, diğerinin babası işsiz bu kötü bir şey olmasada çocuk psikolojisi ne bilsin utanıyor işte.
laf olsun torba dolsun diye konuşan öğretmendir. neye ihtiyaç duyduğunda kime gideceğini bilmek için de sorabilir.acaba bu zamana kadar bu soruyu sormayan sağduyulu bir öğretmene rast gelinmiş mi bilmiyorum. bir keresinde gene sordular bu soruyu baban ne iş yapıyor dedi? vefat etti hocam dedim. arkadaşım nerden aklına geldi vefat etti demek dedi ben olsam öldü derdim. artık tecrübe edinmiştim bu konu hakkında. öldü demek kulağa daha kötü geliyordu.
bu öğretmenlerin asıl amacı bubası-annesi doktor, milli eğitim' de bürokrat, milletvekili çocuklarını tespit edip onlara hem kıyak yapmak hem de bu öğrencilerden yararlanmaktır. benim babam işçi, bu salak öğretmenlere her seferinde gururla söyledim bu mesleği ama çıkarcı bazı pislikler doktor kızına, işçi oğlundan daha fazla önem verdiklerini hissettirdiler. işte bu ibneler yüzünden öğretmenlerin çoğu gözümde değersizdir. üniversite 3.sınıfta okuyoruz artık... üniversitede babanın parası değil senin kişiliğin önemlidir ya işte bunu seviyorum.
ya düşüncesiz ya da yavşak öğretmendir. Sınıfın bi kısmı doktor, mühendis, avukat diye saydırırken içlerinden bazıları ben nasıl işsiz diyeceğim diye içten içe kendini yiyor olabilir. Bunu düşünmesi gerekir her öğretmenin.
öğretmenlerin öğrencisini ve ailesini daha yakından tanımak için sorduğu gereksiz soru.
-baban ne iş yapıyor çocuğum?
-hocam babam başbakanlıkta çalışıyor
-ordaki görevi ne peki?
-başbakan hocam
bunu lisede söylemiştim şimdi hatırlamadığım bi hocaya.