aslında çok ta kötü bir tarafı olmadığını sansakta gece kulağınıza gelen o horlama seremonisi bir çin işkencesine dönüşebilmektedir. gece su içmek veya lavoboya gitmek için kalkıtığında bismillah diyişini tüm ev halkının duymasıdır. ama bunların dışında çokda tatlıdırlar aslında.
babaanne değil de anneanneyle aynı odada uyumuşluğum vardır. bir keresine gece kuzenime gittim. anneannem uyumuş kuzenimin odasında. bende yanındaki yatakta yatayım bari dedim. neyse, gecenin bir yarısı anneannem;
+eeeliiiiiiiiif! eeeeeeeliiiiiif! (kuzenim)
-......
+eeeeeliiiiif!
-orgh, ne elifi ya?
+elif!?
-elif içerde. ne oldu?
+elif!? siz çimsiz? *
-of anane benim küçük torun hadi yat.
+senin ne işin var burda? ne oldu? annene bişey mi oldu? neden geldin bu saatte? söyle söyle, ne oldu ne? teyzen mi hastalandı? hastanedeler mi? elif nerde? içerde mi? oda mı gitti?
-yok bişey ya. geldim öyle, geç olmuş, kaldım. hadi yat sen.
+annen?
-yok bişey yat.
+elif?
-yok yok yat.
+iyi peki. üsünü ört. ince mi giydin göremiyorum.
-yok kalın hadi yat nolur.
+.....
* bütün diyalog lazca yaşanmıştır fakat gece yarısı yanında uyuyan tanımadığı insana kim olduğunu sorarken "siz çimsiz?" demiştir. candır yeminle.
tatlı bir horlama mı desem, tuhaf bir nefes alma mı desem;
- pıf pıf pıf...
şeklinde sesler çıkarır, dudaklarını titretirdi; merakla seyrettirirdi kendini bana...
sadece birkaç kez yaşadığım ve tadına doyamadığım durumdur. *
babaanneyle aynı odada uyumak film gibidir. telefon çalar kim aradı, mesaj gelir kimden geldi, sabah olur:
-hiç uyuyamadım dün gece deme lüksün yoktur. zira laf hazırdır.
*bi rahat bırakmadılar ki telefonu çaldı durdu, bende uyuyamadım.
canım babaannem yanında olsamda yine beraber uyusak...
anneanneyle 5 senedir aynı odayı, bazen aynı yatapı paylaşmakla hiçbir farkı yoktur.
üzgün ya da mutsuz olduğunuzda orada sizi bekleyen bir anneanneniz olduğunu bilirsiniz, sonra onun sımsıcak koynuna başınızı gömer, bütün dertlerden uzat melekler gibi bir uyku çekersiniz...
siz uykudan gözünüzü açamıyorken babaannenizin size dua öğretmeyi görev bildiği gecedir. sonunda duayı öğrenirsiniz babaanneniz mutlu olur. tamam bitti şimdi uyuyacağım diye düşünürken hadi yatma duamızı da edelim der ve siz babaannenizin size ilk öğrettiği yatma duasını hızlı hızlı okuyarak bitirir, gözlerini yarın sabanaha kadara açmamak üzere kapatırsınız.
o oda asla normal bir canlı türünün yaşayabileceği oksijen oranına sahip olmadığından tahammül edilebilecek bir eylem değildir. desibel mevzuna hiç girmiyorum.
babaanesi alzheimer hastası olduğu için ve bu nedenle babaannesiyle hiç bir zaman konuşamayan, bir şeyler paylaşamayan, onun boyuna sevgiyle sarılınca ondan aynı tepkiyi göremeyen bir kişi için babaanneyle aynı odada uyumak odada yalnız başına uyumaktan farksızdır.
bbanne: gece niye kalktın. iki saatte gelmedin.(herkesin içinde sorar.)
kişi: ya boşver babanne.
bbanne: söyle lan nereye gittin iki saat gelmedin yerine.
kişi: kamyonu şarampole yuvarlamışım. olay yerini incelemeye gittim.
gece uyanıp dua etmeye başlarsa ve sen o kısık kadın sesinin okuduğu arapça metinler eşliğinde uyanırsan oldukça travmatik bir olay haline dönüşebilir.
güven ve rahatlık veren hadisedir vesselam. en koyu sohbeti de dünyada başka yerde bulamazsınız. öyle kabakulak sohbetler değil gerçekten, içten sohbetler.