defalarca gelirsin bu başlığın altına.
yazmak istersin, parmakların kitlenir.
koca bir yumru beliriverir boğazında.
okursun, okursun. bu başlıktaki tüm entryleri.
gözlerin dolar,
erkek adam ağlamaz !
sevmek istersin, sevemezsin.
başkalarının babaları hakkında yazdığı şeyleri okursun,
aynı öyle şeyler yazmak istersin onun için.
yazmak istersin, yazamazsın.
buralara entry girmek istemezsin. içimde kalsın dersin.
ama içinde öyle bir acı vardır ki, başaramazsın.
buraya yazsan acıtasyon derler, arkadaşlarınla dertleşsen yazık derler, içinde tutsan
hergün kalbinde bir acıyla uyanırsın.
söyleyemezsin.
sevmek istersin, sevemezsin.
ablanla gülmelerine bakarsın,
kardeşin için aslan oğlum demesine bakarsın.
ben de gideyim dersin. sonra aynı soyadı bile taşımadığın gelir aklına.
oturursun oturduğun yerde.
kalırsın öylece. bu kadar zayıf olduğun için utanırsın kendinden.
sevmek istesen de içindeki nefret buna izin vermez.
gün gelir o nefret ağırlaşır, taşıyamazsın.
taşıyamazsın, ezer geçer seni.
bir şeyler yapmak istersin, yapamazsın.
hep o çaresizlik.
neden olmuyor diye düşünürsün.
olmaz.
olmuyordur.
hep o çaresizlik.
Baba bir çınar ağacı gibidir. Faydası olmasada gölgesi yeter derler. Allah başımızdan eksik etmesin...(dört dörtlük bir baba sahibi değilim ama olsun. Allah kimseyi babasız bırakmasın. )
6 yaşımdan 14 yaşıma kadar yanıma bile gelmemiş annemle yeni bir yaşam kurmuşken bir gün geçmişten çıkıp gelip, aniden beni düzenimden yaşamımdan annemden koparıp hiç bilmediğim bir ortama uyum sağlamamı bekleyen doğanın içinde büyümüşken 4 duvar arasına hapseden sebepsiz işkence eden uzun süre döven hayatımı bitirip ölmemi sağlayan kişi. insan olamayanı biyolojik olarak kabul edilip hayata alınmamalıdır.
şu başlığa sevgi dolu entryler girenleri çok kıskanıyorum yemin ederim. kıskanmak belki art niyet barındıran bir kelime, öyle değil ama. daha çok mutlu olarak, adlarınıza sevinerek imrenmek gibi bir his yaşadığım. benim için baba, hiçbi zaman biyolojik ve sembolik olmaktan öteye gidememiştir. iyi insan mıdır kötü bir insan mıdır onu bile cevaplayamam. sokakta yanımdan geçen insanı tanıdığım kadar tanıyorum babamı da işte. neyse ki kardeşim benim gibi olmayacak şimdi hep beraberler. gerçi bu iyi mi kötü mü tartışılır ama olsun. gece gece duygulandırıyorsunuz be, yapmayın.
yarın sabahtan sonra dersim yok deyince gelip alayım seni diyendir,candır.
ünide okuyan evladını 1,5 günlüğüne bile olsa komşu ilden gelip almaya üşenmeyendir.
Yıllarca küs olup da barıştığım anda hayatımdaki en büyük hatamın bu olduğunu ve onun değerinin ve hayatımdaki yerinin ne kadar büyük olduğunu gördüm ..
Belki bana inanmayacaksınız ve hatta ''sen öyle sanıyorsun'' diyeceksiniz ama benden 15 yaşımdan beri nefret eden adam. Ablam ve erkek kardeşim için aklı çıkar ama benden gerçekten nefret ediyor. Yaklaşık 6 yıldır görüşmedik, ansızın eve geldim ve dediği tek şey ''sofrayı dört kişilik hazırlamıştık niye gelecem demiyosun''.
6 yıl sesimi bile duymamışken bir anda karşısında beliriyorum adamın.. Annem neredeyse heyecandan kalp krizi geçirecek..
Nedeni yok mu, var tabiki. Ama bir hata yapmışım, 10 yıl geçmiş. Ben aylarca yurtdışında sadece 3 saat uyuyarak çalıştım ulan haftada 1 gün tatilim bile yoktu, kazandığım parayı da kuruş harcamadan aileme gönderdim. Ben olmasam haciz gelecekti evine.. insan oğlunu affetmez mi 10 yılda ?
Affetmiyor işte. Bak kız istemeye giderken bile ''ben gelmem işim var'' diyor adam.
Vay mına koyayım, oğlun evlenecek. Amcam gelecek lan bizle, hem de babam hayattayken.
Uzun lafın kısası, kendisinden nefret ettiğim adam. Ölürse ağlar mıyım, hayır.
sığınılacak limandır. Sizi kimse sevmese istemese bile o her daim yanınızda olandır. Belki sevgisini size sizin istediğiniz gibi göstermemiştir ya da gösterememistir ama siz de bilirsiniz ki onun kalbi çok kiymetli bir hazinedir ve yine bilirsiniz ki bu hazinenin yegane sahibi sizsinizdir. Kaybetme korkusu duymadığınız sevgi bazen size hoyrat davranabilme lüksü verir vermesine de, ya sonrası?
evin direği.
sizi geçindirmeye çalışırken kendi geçinemeyen adam.
son parasını size yollayan, hele ki siz ondan para almazken ilk defa isteyişinizde fazlasıyla yollayan, ezilip büzülürken gerek yok diye çünkü bilirsiniz size kardeşlerinizden kısarak, kendinden kısarak, annenizden kısarak o meblağyı çıkarıp verir.
bir kere daha farkında olduğum hayatta ki tek dayanağımın onun olduğu, kaybetmemem gereken insan olduğudur.
kaybettiğim zaman sol yanımdaki yangınları tahmin bile edemiyorum, kız çocukları babacıdır ya onu gömerken çocukluğumu da, her şeye rağmen sevmeyi de gömerim..
çocukken başka arkadaşlarımında babası olsun isterdim özellikle babası olmayan arkadaşlarıma derdm hep senin de baban olsn diye, çünkü o kadar sevgisi büyük bi adamdı ki, her şeye rağmen en fazla sen sev derdi bana da onu öğretti, onun kızıyım ya ondan sonra sadece bir kişiyi daha kendimden çok sevdim, babam kadar büyük sevdim, kaybettim.. kaybettiğimde babam o kadar derin baktı ki sevgi kaybedildiğinde bitmezdi bunu anladım. şimdi babamı da onu da yanımda olmamasına rağmen tüm kalbimle seviyorum.
iyi ki var dünyada ki en anlaşamadığım ama en hayatımda olmasını istediğim insan..
Dağ gibi adamdır. Gurbette hem yemek yapar, hem ev temizler, hem yorgun argın işten gelir, haftasonu bile çalışır, iki annesiz çocuğuna anne de olur baba da olur.
Kazık kadar olsan, 32 yaşına da gelsen hatta ve hatta kendin baba da olsan özlersin. Özlenir. Öyle zamanlar gelir ki 'keşke şu tartışmayı yaparken sesimi yükseltmeseydim' diye suçluluk bile duyarsın.
Ama gülümseyerek hatırlarsın. Çünkü kendisini matemle anmamamı, gülmemi bizzat o söylemişti.