bazen topraktır en karasından. su dökersin tazelenir, o zaman anlarsın güldüğünü.
eğilip o toprağa bir kırlangıç bırakınca hissedersin varlığını, var olduğunu.
gözyaşlarınla sularsın toprağını. bilirsin hiç birşey söyleyemeyeceğini ama anlatırsın ne var ne yok herşeyi.
görmediğin, hiç tanımadığın insanlar gibidir bazen hayatında, ne sesi ne de kokusu vardır hafızanda.
baba, insan hayatında önemli bir değerdir sonuç olarak, toprak olması bile yeter var olması için.
Adını yüzünü sesini unuttuğum adam... Hayalimde ki misin? yoksa kabuslarımki mi? Aklıma gelişin de kalbimi acıtan adam... En yakınimda sen terketmisken herkes terkeder diye dusunup durdugum, kime guvenirim ki...
nadir istisnaları olmakla beraber kendisinin aslında ne kadar mantıklı, doğru kararlar verdiğinin anlaşıldığı an büyümüştür kişi. en azından ben de böyle oldu.
mark twain'in hoş bir sözü var bu konuda: "Ben 14 yaşındayken babam çok cahil bir adamdı. Gözüme görünmesin isterdim. Fakat 21 yaşıma geldiğimde hayrete düştüm; bizim ihtiyar yedi yıl içinde ne çok şey öğrenmişti!"
Bu adam benim babam
Sekiz köşe kasketiyle
Omuzunda sekosuyla hey!
Cebinde yok parası
Bafra'dır cigarası
Yüreğindedir yarası
Altı çocuk büyütmüş
Bir işçi maaşıyla
Bu adam benim babam hey!
Ağlama benim babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam hey!
Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Ağlama benim babam hey!
Ağlama mazlum babam
Ağlama naçar babam
Kara gün geçer babam hey!
Bir kapıyı kapayan
Gene açar babam
Allah büyük babam hey!
her gün arayıp ne yiyip içtiğimi soran, cevabı ayrıntılı bir şekilde isteyen ve hiçbir zaman yeterli bulmayan kişidir. bu takıntının oluşmasında kendinin üniversitede zorluk çekmesinin etkisi büyüktür. kendisi köyden çıkıp izmire okumaya gitmiş, okurken gömlek satmış harçlığını çıkarmış, bir tanıdığın verdiği giysilerle mezun olmuştur. o yıllarda kendine geçtiği en büyük kıyak ise gömlek satışı iyi gittiğinde yediği köftedir. iyi ki varsın baba. allah yokluğunu göstermesin bize.
Her seye ragmen
babam
bana durustlugu ogreten,
benim ilk sevdam,
ilk asik oldugum adam.
Bnim babam adam gibi adam...
Seni cok seviyorum canim babam
ilk sevdam hakkini helal et
eli opulesi insan!!!
bir erkek için yeri çok özel bir varlık ve illaki bulunmak isteyeceği konumdur. lâkin herkes hak etmez bu sıfatı. bir çocuğa baba olmak korunmasız ilişkiye girdikten 9 ay sonra kucağa bebe almakla olmaz. yahu tuhaf gelecek belki size ama benim gelecekten beklentim evlenmek, iyi bir eş ve yeğenlere iyi dayı, enişte olmak. en büyük beklentim ise baba olmaktır. bir evladımın olması düşüncesi bile beni mutlu ediyor. bırak çocuğuma kızmayı, onu ağlatmayı, onun gülmediği her an kahrolurum ben. ama anlayamıyorum, bir baba evladına nasıl 'si... git, gelme eve!' diye bağırır?! üstelik 6 yaşında dünya güzeli kerim adında bir çocuğa?! eve gidiyorum, ileriden duvarın arkasından bir ses duyuluyor, sonra o erkek sesi küfrediyor ve eve gelme diyor. anladım ki çocuğuna söylüyor. yapayalnız kaldı çocuk, suspus anası ile babası yürüyüp gittiler. hemen gittim yanına. adını sordum, yüreklendirmeye çalıştım. ağlamasın diye uğraştım. baban sana kızmadı demeye çalıştım. bu esnada uzaktan gördü adam bizi. elini tuttum babasına götürdüm. iyi akşamlar diledim, teşekkür ettim ve gittim.
Karşılıksız harçlık veren yüce insan başıma bir şey geldiğinde telaşa kapılan koruyan kollayan bol bol nasihat veren canımın içi herseyim ugruna ölürüm beee.