kapınızın onunde gozune biber gazı sıkılıp kafasına silah dayanmıs halde gordugunuz , evinizin cınarı olan kisiye baba denir . Az once yasadım hala soktayım ..
Bir baba gittiğinde;
Arkanı yasladığın duvar
Sabahları sıcak ekmek
Okul harçlığı, otobüs bileti
Ciğerinden bir parça gider
Gider de gider...
En sinirli anında bile,
Dudağının kenarında bir gülümseme
Bayramda öpülecek el
Çocuklarımızı sırtında taşıyan
O sevimli dede gider
Gider de gider...
Bir içten "oğlum, kızım" sözünün sahibi
inatçı bir siyasetçi
Koca bir beden
Çocuk bir yürek
Anneyle yapılan lüzumsuz tartışmalar
Heyecanlı bir taraftar
Çalışkan bir "Adam" gider
Gider de gider...
Bir sarılmaya, bir çift söze bile
Fırsat vermez Azrail
Vakit geldiği zaman
Sadece baban değil
Atan gider
Canın gider
Kanın gider
Gider de gider...
Dolmaz boşluğu kısa zamanda
Hep bir ses ararsın, bir nefes
Bir anahtar tıkırtısı
Yanlış bir iş yapınca
Gözünün içine bakılmasını
Ama sadece beklersin
Çünkü;
Bir baba gittiğinde,
Sadece baban değil;
Bir dostun,
Bir arkadaşın,
Bir sırdaşın,
Bir öğretmenin,
Bir ustan,
Bir yanın gider...
Gider de gider !
belki size don't you worry child, see, heaven has got a plan for you demez ama siz anlarsınız. bazen ne kadar zıtlaşsanız, sinirleriniz tepenize çıkarsa da aslında o kadar da çok seversiniz. bugünkü siz olmanızda ise emekleri tartışılmazdır. dürüstüğünü, işini düzgün yapmasını, ahlakını, karakterini örnek alırsınız, size hiç ağır bir şey söylemesede sözleri içinize batar, boğazınız düğümlenir. sizi bugüne kadar ne kadar emek verdiğini sadece tahmini olarak bilirsiniz. ve eğer bir kız evlatsanız ilk başlarda bütün erkekleri babanız kadar dürüst, mert, sözünün eri ve ahlaklı sanırsınız ama gerçek hayat hep acıdır. bazen ikinizde terazi olduğunuz için terazinin dengeleri şaşar, her ikinizde dediğinizden bir adım geri atmazsınız. kalbinizi kırar ama sonra üzülür, kendince özür diler yada bir şey taşırsınız aslında ağır değildir ama size belin incinir kızım der, dünyalar sizin olur. bugüne kadar yaptığım bütün çocukluklar için beni affet babacığım. sen beni en güzel biçimde yetiştirmişsin, evet zayıf değilim ben ama hepsi senin sayende. bizim için geçirdiğin uykusuz geceler, 40 derece güneş altında çalıştığın günler, ailenin tek maaşı sende olduğu halde bir dediğimizi iki etmediğin için, her zaman doğruyu sadece söylemekle kalmayıp yapıp bize gösterdiğin için, aslında bazen seni kandırsakta yine bizi tozdan bile sakındığın için teşekkür ederim. iş ahlakını öğrenmek için senden iyi örneğim yok, bize bir kuruş bile haram lokma getirmeyi geçtim ben geç uyandığım için kızıp sen öğretmen olduğunda çocuklara geç kalkarak mı örnek olacaksın diyecek kadar ince düşüncelisin, izini takip edeceğim. ellerinden öperim.
hayirli evlat sevmezler, agzinla kus tutsan yaranamazsin, herkes seni parmagiyla gosterir ama baban sana mahallenin o.ç. olarak tabir edilecegi cocugu isaret ederek bak ne kadar da efendi cocuk der, sen soyle bi cocuga bakarsin ve ben bu halimle yaranamiyorum eger boyle pic olsam evlat demez siker kapinin onune koyarsin baba dersin icinden yuzune karsi.
seneler geçti üzerinden, hatta bazen durup düşünüyorum kaç sene geçti üzerinden diye, düşünürken kendime şaşırıyorum; insan alışıyor demek ki diyorum, sonra günlük telaşlar, sonra hayat alıp götürüyor seni düşüncelerimden.
ama bazen;
sana akıyor bütün hayat, çıkmıyorsun, gitmiyorsun...
Gerçek bir imf gibi stand by görüşmeleri yoktur siz isterseniz o verir geri ödeme gibi şartta yoktur sadece onu yaşlıllığında yanlız bırakmazsanız yine size minnet duyacaktır.
bazen buralardan öteki aleme göç ettiğini düşündüğüm, düşüncesi bile beni ağlatmaya yeten bu hayattaki en yüce insan benim için. babasıyla geçinemeyen zıtlaşan hatta ileriye gidip ona karşılık veren arkadaşlarımı gördükçe dahada sıkı sıkı sarıldığım adam. Kaç kişiden keşke senin baban gibi babam olsaydı benimde dedirten mükemmel şefkatli anlayışlı evimizin reisi. tırnağına çöp batsa canımı yakan adam. babam... seni o kadar çok seviyorum ki iyi ki kardeşlerin gibi olmamışsın iyi ki dedem gibi gaddar değilsin. sen bizim baş tacımızsın. telefonun eskidi bu ay maaşımla sana sürpriz yapacam baba. hep başımızda ol sen her şeyimi senin için feda edebilirim. tanım: çocuğu olan erkek.
düzenli periyotlarla birkaç sene görüşmeyip özlediğim, görüştükten sonraki onuncu dakikada yine sıkan, bıktıran, eski boklukları hatırlatan bir tanesine sahip olduğum aile bireyi.
Ben seni hiç görmeden büyüdüm. Pek fazla birşey bilmiyorum senin hakkında. Bana anlatmıyordu kimse etkisinde kalırım diye. Zaten anlatılanlar da ne derece doğru ya kim bilir. Şuan senin dünyadan ayrıldığın yaştayım. Tam 20 yaşında. Ama sana daha nasıl hitap edeceğimi dahi bilmiyorum. Bi gün mezarının başında ağlamıştım. Sebebini anlatmayacağım. Ilk defa o gün yokluğunu hissettim. Eğer sen dünyada olsaydin hiçbirşey o derece canımı sıkamazdı. Ama sen merak etme 20 yıl boyunca hep mücadele verdim. Belki de gururlanırsın benim oğlum neler yapmış diye. Ama anlatcaklarim bunlar değil.
Bugün senle ilgili çok şey öğrendim. Ailenin en büyük oğluymuşsun. Hatta senden büyük kardeşin varmış da o vefat edince bidaha kimlik çıkarmayıp onun kimliğini sana vermişler. Benim kimliğimde yazan isim abinin ismiymiş yani. Hep kafam karışırdı. Neden kimlikte farklı yazıyo millet başka diyo diye. Ayrıca ilkokul 1den beri çalıştığın dükkanı gördüm giremedim ama kızma yakın zamanda gitcem. içinde resmin asılıymış onu görmeye gitcem. Saatini, cüzdanını 20 senedir sakliyormuş amcan benim için. Onlari da alicam. Ayrica universite sınavında doktorluğu 20 puanla kaçırmışsın. Diğer bölümleri tercih etmeyip baba okuyacaksam en iyisini okuyayim demişsin. Sonra evlilik asker derken okuma işi yalan olmuş. Çok inançlı bi insan olduğunu biliyorum zaten her perşembe yasin okurmuşsun. Belki de sen yaptın diye okuyorum bende. Bugun 20 yaşındayım senin dunyadan ayrıldığın yaşta senle aynı ismi taşiyorum. Bana baban koyu fenerliydi o yuzden ikinci adını koydu dediler, o sebeple fenerbahçeyi tuttum. Koyu fenerliyim merak etme. Sen doktor olmak istemişsin ben şimdi tıp okuyorum. Ben seni hiç görmemiş olsam bile ister istemez senin yolundan gidiyorum. Oğullar babalarına çeker derlerdi inanmazdım. Bugün ona inandim. Seni görmemiş olsam bile istemsizce yaptığım şeyler senin yaptıklarınmış. Hayat işte ne garip değil mi. Neyse diyceklerim bunlar huzur içinde uyu.