ne kadar zor olduğunu bugün daha iyi anladım. oğlumun parmağı parkta ezildi o kan üstüme başıma bulaşmış halde en yakın sağlık merkezine koşup 3 saat süren bir ameliyatı beklemenin sıkıntısını yaşadım. canımdan can gitti. "keşke benim parmağım ezilseydi" dedim kendi kendime. allah düşmanıma göstermesin. baba olmaya niyeti olanlar defalarca düşünsünler...
doğumunu bile başkasından duyduğun bir bebek hayata gözlerini açmak üzeredir. atlar arabaya yetişirsin bir şekilde.. bir kez olsun görebilmek için. küçük bir melek gözlerini açar ama senin kollarında değil, dedesinin kollarında. camların ardından gizlice izlersin kızını.. o meleğin büyüdüğüne şahit olamadan ama baba olduğunu bilerek yaşarsın.. her geçen gün yansa da canın bilirsin ki senin suçun..
evlat dışkısı (bildiğiniz bok) olan münasebetin, çocuk büyüdükçe gelişerek devam ettiği hatta evrildiği bir mevhumdur baba olmak.
bebekken kütlesi ile gurur duyarken, 2-3 yaşlarında bir lazımlıktaki mevcudiyeti evde bayram havası estirir.
evde maç izliyorum. kritik dakikalar. gol atmamız lazım. lanet olası fanatizmim yine hortlamış gol kaçırdıkça etrafa yastık saçıyorum. şu ana kadar bir uzaktan kumanda ve bir çay bardağı zaiyat var. tam bu esnada eşim taaa içerlerden bana sesleniyor. normalde maç seyrederken bırakın seslenmeyi kendisinin evde oldugunu unutturmaya çalışır bana. doyasıya küfredip deşarj olabileyim diye. anlayışlı kadın vesselam.
- erdeneeeeeeeeeeeeerr..
+ hırrs..hummppss..vur...vuuuaaaaarrr...pu allah belanı..
+ kakayı bunların ağzına yapacaksın. bu koşmayanların ağzına yapacaksın...bunları ben va...hö??
- koş babası koooşşş..
+ hmmm..(yavaş yavaş konuyu kavramaya başlıyorum. 2 haftadır bu anı bekliyoruz lan!)
- afferim benim oğlumaaa...erdeneeeeeerr..
+ (içeriye doğru ani bir depar) kaka mıııı?
- evet baaaakk...
+ oooffff...ofofofofofof....aslanım beniiiimmm..bu ne güzel reenkk...bu ne güzel esaannsss..
- ay abartma be. öv böyle herifin bokunu sonra gelsin yatağına sıçsın çok güzel bir şey diye e mi!
+ sıçsın lan kucağıma sıçsın it.
- iğrençsin erdener. hadi git maçını seyret hadi.
+ gel kız halay çekecez. helelöööy löööy löööyy. (çocuk ne olduğunu sapıtmaktadır. kaşrısında anne babası halay çekmektedir çünkü. gülümseyen suratı yerini endişeye bırakmıştır.)
henüz ne olduğunu tam olarak kavrayabilmiş değilim, ama saat 18.55'te (20 mayıs) kızım bizlere beklediğimizden 5 gün erken merhaba dedi. şu anda hastane odasında eşimin ve kızımın yanında refakatçi koltuğundan yazıyorum bunları. ikisi de çok iyiler, az önce uykuya daldılar. kızım sütünü de emdi bir güzel, görseniz çok tatlı.
(#10537342) nolu entry yi ocakta yazmışım normalde göz açıp kapayıncaya kadar geçen zaman bu dört ayda 14 ay gibi geldi. sonunda tarih belli oldu 21 mayıs 2011 de yani bu cumartesi allah nasip ederse artık hayırlsıyla baba oluyorum ve bu nasıl bir duygu çok merak ediyorum. daha şimdiden ufaklığın tekmeleriyle dalgalanıyorken eşimin karnı ben bu kadar mutlu oluyorsam saatlerce onun minik hareketlerini seyredebiliyorsam sanırım herkesin söylediği üzere cumartesi gününden itibaren hayatımın sonsuza kadar değişeceği doğrudur.
kaç yaşında olursan ol ve kaçıncı çocuğunu beklersen bekle, o bebek (senden bir parça) dünyaya geldiği zaman, sen de çocuklaşırsın, içini öyle çocuksu bir sevinç kaplar ki, gözlerin böyle ışıldamaz bir daha..
kucağına aldığın ilk gün, korkarsın! korkarsın çünkü; o minicik beden sana "muhtaçtır", artık onu "koruyup" "gözetecek" olan sensindir.. sorumluğun ne demek olduğunu hissedersin o an, kamilen.. her geçen gün dikkatin ve rikkatin artar.. hayatın senin değildir artık, onun daha iyi, daha güzel, sıkıntısız, çilesiz, bir hayat yaşaması için yön verirsin kendi hayatına..
onun canı yandımı, anlarsın ki en derin kesikler bile yakmamıştır böyle canını.. çocuk bu ateşlenir, o yanarken sen kavrulursun, uyuyamazsın.. ve hayatında kimseyi böyle içten kucaklamazsın..
tabidir ki anlayamaz baba olmayanlar bu duyguyu, ne desek boş..
ve bir tavsiyede bulunayım bekar arkadaşlara; kendinize eş seçmeden önce çocuklarınıza anne/baba seçin.. bu da küpe olsun kulağınıza..
bazen çok zordur.bir de öldüyseniz ve durumu oğlunuza bildiren polis'e "şu an işim var gelemem" diyen bir evlada sahipseniz daha da zordur.eğer o baba bu cümleyi duyduysa öldüğüne bin kat daha seviniyordur şuan.allah rahmet eylesin baba!
insanı genç yaşta saran korkudur. hayır bu " sikik " dünya'ya bir çocuk getirmek kötüdür ama getirmezsen de ülkeyi " orospu çocukları " istila edecektir. yani aşağı tükürsen sakal yukarı tükürsen bıyık olayıdır. bir yandan da sevgili (!) başbakan " en az 3 çocuk " der iyice depresyona girersin...
öyle ya da böyle çocuğun olur ve bereketiyle gelir. bereketiyle gelir ama bu dünya onun için fazla pistir ve temizlenmesi güçtür.
milliyetçi bir adam olduğundan mütevellit bu çocuğu vatana millete hayırlı bir evlat olarak yetiştirmen gerekmektedir. eğer erkekse " yiğit " kız ise " namuslu " yetiştirmelisin... yani her halükarda çocukların kendi ayaklarının üzerinde durabilmelidir. zordur babanın işi...
bunca şeyi yaparsın çocukların için ama her daim en yakın dost ana'dır. 9 ay hak mahrumiyetinden dolayı...
kimse demez 9 ay bu evin tüm yükünü erkek üstlendi diye... kimse bilmez eğilemeyen eşi yerine süpürge çeken erkeği...
demem o ki sevgili dostlar, ne kadar kasarsanız kasın bu dünya'da baba olmak ahde vefa'yı ucundan görmektir.
tarifi imkansız bir duygudur.erkeğin hayatı ikiye ayrılır.baba olmadan öncesi,olduktan sonrası...bebeğinizi gördüğünüz an ona aşık olursunuz.Yan odadayken bile onu özlersiniz.içinizden şöyle düşünürsünüz:"ben olmasaydım o olmazdı,yani o benim bir parçam""
bebeğin *hastaneden çıktığı günün gecesi, sürekli ağlamakta olan bebeği, sıkıntısını da tam bilemememin verdiği acziyetle sürekli kucakta taşımak, sallamak, gazını alabilmek için sırtına hafifçe dokunmak, gram uyku uyumamak neden sonra sabah ezanını duyarak önce saate bakıp daha sonra hala ağlamakta olan bebeği annesine emanet ederek; balkonda ezan sesi ve garip bir tebessüm hali ile beraber bir sigara tüttürmektir, baba olmak.
mutluluk hissinin doyum noktasıdır,kız ya da erkek çocuğun nasıl görüneceğini merak ederek geçen bir hamilelik sürecinin sonunda kazanılan bir oscar ödülü kadar herkese teşekkür etme gereksinimini ortaya çıkartır.