bu sezon öncesi takımdaki kilit oyuncuların satışına müsaade etmesi, sakat futbolcuların bir türlü sakatlıklarını üzerlerinden atamaması, giden futbolcuların yerine ''ya tutarsa'' mantığı ile alınan yabancı futbolcuların randımanı gibi sebeplerden dolayı sivasspor'u bu sezon iyi yönetememiştir. yaptığı antipatik açıklamalar, anlaşılması zor cümlelerle bezeli ifadeler medyadaki desteğini de yedi bitirdi. geçtiğimiz üç sezon boyunca takımı iyi bir performans gösterdi, bunda büyük payı vardır fakat bu sezondaki başarısızlıkta da büyük payı var. umarım kendini toparlar ve türk futboluna hizmet etmeye devam eder.
hayatımda ukela insanları hiç sevmem. kendisini yukarılarda gören insanların hep baş aşağı düştüğüne tanık oldum. ve bunu görmek de beni hep sevindirdi. hayatında başarılar dilemek istediğim free antrenör.
sivasspor un teknik direktörü olduğu halde fenerbahçe fanatizmini açıkça dile getirmekten çekinmemiş şahıstır, işte bu özelliği ile de diğer takım taraftarlarının antipatisini hızla kazanmıştır. 2009-2010 sezonuna kötü başlayan sivasspor un ilk galibiyetinin ardından istifa ederek takdir toplamak istemişse de bu popülarist hareketi gerekli kabulu görmemiş ve ucuz bir starateji olarak zihinlere kazınmıştır.
yanlış meslek seçmiş insan. bence futbolu bıraktıktan sonra politikaya atılmalıydı. bu kadar çok ama boş konuşan,
ucuz milliyetçilik yapan, olayları saptıran ve her fırsatta şov yapan bir insan eminim bu işi de çok iyi kıvırırdı.
kendisine şimdiden yeni takımında başarılar.
afra tafra afra tafra. bence mustafa denizli gibi güven tazelemeyi düşündü. o yüzden maçtan önce istifa edeceğini açıkladı, istifa ettiğini değil. maçın durumuna göre yönetim bir karar alabilirdi çünkü. başta istediği gibi oldu da. sivas yendi. futbolcular gollerden sonra toplu halde kendisine koştular. böyle bir yandan yenilmiş ama gururlu bir savaşçı edası diğer yandan sevinen futbolcularına hala cephede taktikler veren komutan. ama yönetim yemedi. şimdiye kadar diğer anadolu kulüplerinde görülmeyecek kadar bir süre arkasında duran bir başkan ve yönetim şıppadanak istifayı kabul etti. demek ki zaten yolları ayırmayı düşünüyorlarmış. halbuki bülent uygun için daha iyi oldu. çünkü kariyerinde istifa etmiş teknik direktör ünvanı, kovulmuş teknik direktör ünvanından iyi duracaktır. ama o hala afra tafra afra tafra.
maalesefki o da vazgeçmiştir. iyi günde pohpohlanırken iyi olmak değil kötü gündede sağlam durabilirsen büyük teknik direktör olursun. bırakmak yakışmadı.
"5 yemeyiz 8 yemeyiz" diye ukala açıklamalar yapıp, takımı ikinci oldu diye kendini bir şey zanneden, bu sene takımı kötü gidince de istifa edip kaçan kişi. madem büyük teknik adamım diyorsun, niye bıraktın takımını? neden kaçtın zoru görünce?
spor aşkı programına konuk şu an ve her türk gencinin messi olabilme yeteneğine sahip olduğunu inandırma çabasında. her türk messi doğar demesinden korkuyorum..
Bugün sabah saatlerinde, istanbul Atatürk Havalimanı'nda tanışma, konuşma fırsatı bulduğum değerli türk antrenör. Dakikalarca konuştuk sohbet ettik, yalakalık yapmadım ama bi anda yaşlı bir amcaya yardım etmek için ceketini elime tutuşturdu, bende tuttum. Bir panel için Kıbrıs'a gidiyormuş kendisi, nereye neden gittiğiyle ilgili kendide çok fazla bilgi sahibi değil, çocuklar beni karşılıyacaklar dedi durdu.
Futboldan konuştuk, sistemden konuştuk, enerji sektöründen, hükümetten ve benim geleceğimden de konuştuk. Hafif artiz tavırlarının altında yatan görmüş geçirmişiğe saygım büyük. Gloria'da kahve içti kendisi, D&R'dan da biri alevi biri ermeni sorunuyla ilgili iki kitap aldı, ilk sayfalarını karıştırdı falan. Sohbeti tatlıydı gerçekten, hiç de burnu havada değil, gayet sıcakkanlı. Onu gördüğüm kafede yanına oturmama izin verdi ve gayet sıcakkanlı sohbete başladı.
Velhasıl Kıbrıs'a gelince ayrıldık ama "hadi kardeşim, görüşürüz"ünü de eksik etmedi.. eyvallah dedik.. Laylaylom, laylaylom, işte öyle birşey.. Harbi adam, akıllı adam gerçekten.. zaten seviyordum da, türk futboluna daha çok katkılar yapacağına eminim.