dün gece rüyamda gördüğüm şahsiyet son dönemlerinde ki haliydi sadece yürüyüp gitti.
ecevitin duruşunu ve düşüncelerini her zaman sevmişimdir ama 2000 lere yaklaştığımızda tamam işte orda dur demesi gerekirdi sanırım. benim karaoğlan tasvirim 1979 da kalmıştı. üreten tam bağımsız çağdaş bir türkiye istemiştir kendisi ama nato-amerika bağımlısı bir ülkenin bunu başarması için atılması gereken adımları çok açık attığı için sonuçları ambargolar zamlar ekonomi çökmeleri olmuştur. düşünce güzeldir bunun için sarf edilen çaba da vardır ama yöntemde ki yanlışlıklar halkın ihtiyaçlarını gidermesini kısıtlayınca halk da ecevite ambargolar koymuştur.
sevdiğim bir adamdır düşünce itibariyle.
fethullah gülen ile iyi ilişkisi hem insaniyetinden hem ulusacı ve susurlukçu(mhp kökenli) gruplara karşı mücadele etmek istemesiydi . yoksa o da gülenin ne mal olduğunu biliyordu
chp'yi çok partili seçimlerde aldığı en yüksek oy oranına taşıyan eski genel başkan ve başbakan.
kritik kararlarında, tercihlerinde pek çok günahı olsa da baba ve oğul inönü gibi o da dürüstlük timsali olarak, siyasi profilimizde benzeri pek görülmeyen müstesna bir yere sahiptir.
makam arabası mersoyu elinin tersiyle itip torosu makam arabası yapan, aynı ceket gömlek kombinasyonu ile hayata göz yuman adam. bunlar en basit iki örnek hak hukuk olayında. nasıl bugün halk erdoğan'ı sevip ona uzun adam lakabı taktıysa zamanında bu adamı da sevmiş ve kara oğlan demişti. nur içinde yatsın mübarek kıbrıs fatihi.
çok iyi bir şair ve çevirmendir. robert kolej mezunudur. gençliğinde parasızlıkla boğuştuğu sıralarda londrada çevirmenlikle yaşamını sürdürmeye başlamıştır.
güce itaat eden ve çıkıntılık yapmayan bir cemaate kim, niye nefret duysun ki zaten? ecevit'in de durumu tam olarak budur.
zaten olay da bu değil..
şimdi feto için amerika'nın köpeği diyorsunuz -ki doğrudur, ben de aynı fikirdeyim.
peki ecevit? abd eliyle %42 gibi bir oy aldığı dönemde darbeyle baştan indirilen, defalarca suikast düzenlenen, ekonomik ambargolarla sıkıştırılan ve amerika'nın en nefret ettiği liderlerden biri değil mi?
hangi akıl bu ikisini yan yana getirebilir ki?
neyse;
ecevit döneminde de diğer dönemlerin hepsinde olduğu gibi devlete sızmalar muhakkak olmuştur.
ama bu sızmalar gizli kapaklı ve makul bir seviyededir.
akp döneminde olan ise alenen devlet makamlarının parsellenmesi, cemaate peşkeş çekilmesi şeklindedir.
mesela ecevit döneminde;
bir cemaat yurdunda polislik sınavının sorularını alenen dağıtamazdınız.
bir kumpasla atatürkçü paşaları alaşağı edip, tsk'da yapılacak bütün atamaları kendi lehinize çeviremezdiniz.
yargıyı bu derece "ben geliyorum aga, boşalt o koltukları" der gibi parselleyemezdiniz.
cemaat akp döneminde 15 kat büyüdü diyen benim köpeğim değil sizin paralı köpeğinizdi.