belli ölçüde acı veren durumdur.
ancak yine de hiçbir zaman için anlayamayacağım hadisedir. eğer kişiye aşık olunmaması gerekiyorsa aşık olunmazdır. ancak aşık olunmuşsa ortada -aşık olunmaması- diye bir kavram kalmamıştır. kişi bunu yaparak -aşık olarak- her türlü engelleyiciyi zaten başta ortadan kaldırmıştır. bu neden tıpkı imkansız aşk olmadığı gibi aşık olunmaması gereken birine aşık olmak diye birşey de yoktur. bu durum belkide aşkın o kadar da basit bir kavram olmamasından kaynaklanmaktadır. çünkü geçilmemesi gereken ışıkta geçmek gibi birşey değildir aşık olunmaması gereken kişiye aşık olmak. evet belki mantık olarak aynıdır ama...
özellikle kankaya aşık olma durumu berbattır. sürekli terslenme duygusu ile yaşarsın. gece ağlarsın, mesaj çektiği zaman yazdığı cümlenin sonuna koyduğu küçücük bir smileyden bile anlam çıkartmaya çalışırsın. rüyalarına girer. onu öpmenin hayali ile yaşarsın. her gece karar verirsin "yarın itiraf edeceğim" diye ama asla edemezsin.
sana sevgilisi ile olan sorunlarını anlatır. acı çeke çeke dinlersin.
daha kötüsü siz aşıkken onun da size aşık olmasıdır.karşılıksız olması bir çeşit tesellidir ve konuşmamanızı kolaylaştırır.ama karşınızdaki de aşıksa olay öyle karmaşıklaşırki çözmek 1 yılı alabilir(tecrübe ile sabit)
aşık olduğunuz kişinin,benzin istasyonları olan bir çocukla sizi aldatıp terketmesidir. işte bu aşık olunmaması gereken kişiye aşık olmaktır. gerçi aşk geçmiştir,büyük bir ders kalmıştır.
''seni arkadaş olarak görüyorum'' sözüyle anlaşılcak durumdur .Siz ona herşeyinizi vermeye hazırsınızdır o istemeden vermişsinizdirde fakat o ve onun kalbi başka birine aittir .Birgün ne olacaksa olsun diyerek ondan hayatınızın anlamı olmasını istersiniz fakat o ve onun görmeye alışkın olmayan gözleri bir an içinizi okşayarak yere doğru tüm dikkatini toplar ve kiraz * dudaklarından ''seni arkadaş olarak görüyorum'' sözü dökülür .o an kendinize dersiniz bu değildi benim aşık olduğum olmam gereken kadın bu kadın olamaz diceksiniz ve anında aşık olunmaması gereken kişiye aşık olduğunuzu anlarsınız fakat yapacak pek bir şey yoktur bir süre boyunca o ve onun samimiyetsiz beş para etmez arkadaşça sözlerine katlanmak ve akabinde ayar vermek suretiyle kendinizden savmaya çalışcaksınız sonra sonra ne mi olcak ? kalbiniz tekrar onu isteyecek ve sonra evet evet 5-6 ay sonra siz onca şey söledikten sonra onun size tekrar yazmasını bekliyeceksiniz ...* bunun yanında aylarla beraber farklı yüzler geçiçek gözünüzün önünden başka kadınlar başka kalpler fakat nedense hepsinde bir tek şey arıyacaksınız o'nu ne kadar acı çeksenizde bütün yüzlerde onu arasanızda onun bundan haberi yoktur ve sizi çoktan unutmuştur . yada ben öyle sanıyorum olurda yamulursam buraya edit olarak eklerim *
acıların en büyüğüdür. çevresindeki herkesi kendinizle karşılaştırsınız. bu muydu onu hak eden muhasebesi yaparsınız hep kendi kendinize. başkasının ona olan sevgisini kendinizinkiyle karşılaştırsınız. halbuki kimse benim kadar sevmedi sevemez dersiniz. diğer yandansa onu kaybetmemek için belki de en ezik şeyleri yaparsınız. iki yüzlülüğün dibine vurursunuz. siz farketmeden ağzınızdan dökülen onca güzel sözden, iltifattan sonra sırf ona olan zaafınızı anlayıp da size mesafe koymasın diye ne kadar iyi "dost" oldugunuzu ima edersiniz. bu size daha çok acı verir. belki de duygularınıza hakim olamadıgınız için dünyanın en aşagılık varlıgı sizsinizdir.
- merhabalar hayri emmi..
+ aleyküm selam, mert'ciğim.. ne istemiştin?
- hemen iş mi konuşmamız gerekiyor yani.. hal hatır soramaz mıyım mahallemin bakkalına?
+ --
- neyse bana oradan bir şişe kırmızı şarap, bir ekmek, 200 gram da kaşar ver.. ama iyisinden olsuın.. bu gece sevgilim gelecek, anlarsın ya.. hehe..
+ evelallah kaşarım tazedir.. taa köyden geliyor bana bu peynir valla yemeyeni döverler bizim orada.. bizim oranın sütü de güzel olur emme.. ama sen ağlıyorsun..
- yok.. yok bir şey.. ya da var kahrolsun.. bu ne duygusuzluk hayri emmi.. anlayamıyorum seni.. ne zaman bitecek bu aramızdaki sessiz tiyatro, ha? ne zaman?
+ allah allah.. kaşarı mı beğenmedin anlamıyorum ki.. dur sana biraz da ciğer sarıyım ha yersin yengeyle.. mis gibi..
- ühühü yok.. istemiyorum ühü.. bu.. bu konuşmayı yapmamışız varsayalım tamam mı hayriciğim.. çok utanıyorum.. ühüh..
+ hayriciğim derken? *