kökleri biyolojide olsa da, insanın hissedebileceği en güvenli tek duygudur. varlık kendini ötekiyle tanımlama ihtiyacını hissettiğinden beri ötekine olan her eylem bir tanıma ihtiyaç duydu; öteki'nin bize yansıyan tarafını bilinçli ya da bilinçsiz tanımladık ve onunla karşılaşınca, o vakte kadar ideal olan maşuk, bu geçmiş belirsizliği "kendisi" aracılığıyla kaybolma noktasına sürükledi; aşık, maşuk'u aşk'ı tanımlamak için kullandı ve tarafsızlık ilkesi de ihlal edildi; aşk'ın netlikle (bu netliğe bir saldırı olsa bile) kesinlikle bi alakası var. "her şeyin belirsizliği" aşk'tan sonrasıyla ilgili bir yeni-durum. aşk bizzat nettir. netliğe aittir.
aşık olun. yeni neslin; "ay aşk mı .s uğraşamam" salaklığına tahammül edemiyorum. kendini tanımak için aşık olmaktan başka bi çaren yok sayın embesil.
eskiden aşık olmak yetişkin olmanın en masumane tarafını yaşamaktı. ama acılı ama acısız. aşık olunan kişi, yeni alınmış sevdiğiniz bir kıyafet, hediye gibi pamuklara sarılırdı. şimdi ise oyuncak ettiler. her şey sahteleşti. ha böyle diyorum daha yaşım yaşlı sayılmaz. ama ben eskilerin yaşadığı şeyleri ne çabuk kaybediliyor diye anlamakta zorlanıyorum. artık birisi aşık olunca, geçmiş olsun, eyvah yandın gibi yarı alaylı bir şekilde bakılıyor olaya. halbuki aşık olmak, insan duygusunun en derinlerde yaşayacağı en özel, en anlamlı duygular. değerlerin bu kadar yitirildiği bir dönemde aşık olmanın da yitirilmesi şaşırılacak bir durum değil ama, insan hayret ediyor işte. ya da hasret ediyor diyelim.
insana hiç yapmayacağım dediği şeyleri bir bir yaptırır. Sonra bir de bakarsınız siz siz değilsiniz. Yılların balta değmemiş odunuyum. Geride bıraktığı tişrörtünü dolaptan çıkaramıyorum. Kokusu dağılmasın diye.
Aslında dünyanın en güzel şeyi tabi dogru insana denk gelirsen.
Sonrası kalp kırıklığı, yolun ortasında kalan bi adam acının tek tarifi bende şu ameliyat olmuştum 3 gün acıdan kan kustum aynı duygu idi.