Hayat bir anda değişi veriyor aşık olunca.
işini herşeyini keyif alarak yaparsın.
Kalbim güm güm carpar.
içinde kaybetme duygusuna düşersin.
Gülümsemeler çoğalır.....
Aşk güzel birşey.Yada acı hüzünlü birşey.
Her aşkın farklı bir hikâyesi var...
Canının yanacağını bile bile her seferinde yeni bir ümitle hayata sarılmak sanırım. Hayatın boyunca ne kadar aksini iddaa edersen et hayatında gerçekten sevdiğin birisi olmayınca hep eksiksin, yarımsın.
Bence insan bir kere tatmalı diye düşünüyorum. Herkes inşallah kriterine göre birini bulur ve mutlu olur. Unutmamak lazım aşk geçicidir ama sevgi ebedi.
Birini fiziki anlamda über derecede beğenmek. Ve hep onunla vakit geçirmek istemek. Tabii bunu yaparken bazen ondan kaçmak istersin. Bu da aşkın en çelişkili tarafıdır. Akla mantığa sığmayan özel durumları vardır. Can alıcı noktası ise hep iyi düşündürmesidir kendi bünyesinde.
halk arasında genel bilinen olarak aşık olmanın "aptallaştırdığı"nın aksine, aslında garip bir şekilde, aşık olunca hayatta ki çoğu şeye de ilgisi alakası artabiliyor insanın. ya da "sevince" gerçekleşen durumdur o da diyebilirsiniz. ee "sevince" ile " aşık olmak" aynı şey değil mi diye aklına da geliyor insanın. ama ufakta olsa nüans farkı var sanki. ya da biz o " aşık olmak" olayında ki ağırlığa kapılıyoruz. öyle bir şey işte. aşık olunca " geçmiş olsun" derler ya hani, mizahi olarak mı artık ne. eskiden niye geçmiş olacak ne güzel işte derdim. öyle olmuyormuş işte. insan kendi kendine vay be diyebiliyormuş. bizzat bazı şeylerin kendi elinde olduğu yanılgısına düşerek.
Yaşı zamanı yok bunun, dalıp gitmişken suratının ortasına inen Mike Tyson kroşesi gibi nakavt edebiliyor ansızın. Sonra mantığı kaybediveriyorsun. Kendini mantıksızlığın yollarına vurup sürükleniyorsun. Her film mutlu sonla bitmez. Ama yumruğu yedikten sonra kurtuluş yok arkadaş. Kafanda uçuşan yıldızlarla yürüyeceksin o yolda.