Kimyasal bir zehirlenmedir. Matığınız yok olur. Asla yapmayacağım dediğiniz şeyleri yaparsınız. Ve gerçekten aşık olduysanız arkanıza dönüp baktığınızda asla pişman olmazsınız
Zamanla onemsizlesen hayali eylem. Aşk diye bir şeyde yok aslına bakarsanız bir taraf sever diğeri siker adı aşk olur. Sonra yavrum sana ne oldu diye sorarlar sende diyemezsinki beni siktiler ancak aşık oldum dersin.
Karşı cinse duyulan abartılı ilgi ve karşı cinsten beklenen abartılı ilgi, sevgidir.
Gerçekle hiçbir zaman örtüşmez insanların aşkın bir sevgiye duydukları inanç ve istek. kişinin gerçeklik algısında bir takım bozulmalar söz konusudur. kişi dilediği rüyanın içindedir. Bu rüyanın Ardından kalan aşk sürelidir. Aşkın süresi şukadardır gibi açıklama getirir çoğu insan, kimse demez ki yanılginın süresi şudur diye. Elbette ki aşk yoktur. Sürdürülemez olan şey iki kişinin ilişkilerinde büyülü, yüksek bir şey olduğuna dair duymuş oldukları inançlarıdır.
Gerçek, sis perdelerinin arkasında saklanmaktadır. Dagılması için zaman kâfidir. Siz durumun böyle olduğunu bu şekilde açıklanabilirliğini her ne kadar reddetseniz de gerçeği değiştiremeyeceksinizdir. ikili aldanmacanın adıdır işte aşk. insanın aldanışa olan hayranlığı ve ilgisiyse tartışılmaz.
Kimse ne kendisine ne de karşısındaki kişiye olmayacak anlamlar yüklesin. Ya da yüklenmesini dilesin.
Bunu sadece karşı cinse duyulan duygu olarak yorumlayanlar olmuş. Tabi insanın aklına ilk o geliyor ama aşk herhangi bir şeye duyulan yoğun tutku, sevgi ve istek aslında.
Bir insan işine de aşık olabilir. Paraya da aşık olabilir. Kazanmaya da aşık olabilir.
Üstelik şu saydıklarım salt hormonlarla alakalı değil. Geçici değil. Elde ettikçe de kaybettikçe de ona duyduğunuz aşkı artıran olaylar saydıklarım.
Alın size gerçek aşk!
Bir insana aşık olmak karşılıklıysa çok güzel bir his. Ama lanet hormonlar işte. Sanırım en sonunda bitiyor bir şekilde. Ve insana duyulan aşkta insanlar nedense onu kazandıkça eski hisleri barındırmaz oluyorlar. Halbuki her şeyin bir fazlası vardır.
Hep daha fazlasını elde edebilirsiniz.
Bir insanı sevmek iliklerine kadar sömürmek gibi geliyor işte bazen.
Yaşı zamanı yok bunun, dalıp gitmişken suratının ortasına inen Mike Tyson kroşesi gibi nakavt edebiliyor ansızın. Sonra mantığı kaybediveriyorsun. Kendini mantıksızlığın yollarına vurup sürükleniyorsun. Her film mutlu sonla bitmez. Ama yumruğu yedikten sonra kurtuluş yok arkadaş. Kafanda uçuşan yıldızlarla yürüyeceksin o yolda.
halk arasında genel bilinen olarak aşık olmanın "aptallaştırdığı"nın aksine, aslında garip bir şekilde, aşık olunca hayatta ki çoğu şeye de ilgisi alakası artabiliyor insanın. ya da "sevince" gerçekleşen durumdur o da diyebilirsiniz. ee "sevince" ile " aşık olmak" aynı şey değil mi diye aklına da geliyor insanın. ama ufakta olsa nüans farkı var sanki. ya da biz o " aşık olmak" olayında ki ağırlığa kapılıyoruz. öyle bir şey işte. aşık olunca " geçmiş olsun" derler ya hani, mizahi olarak mı artık ne. eskiden niye geçmiş olacak ne güzel işte derdim. öyle olmuyormuş işte. insan kendi kendine vay be diyebiliyormuş. bizzat bazı şeylerin kendi elinde olduğu yanılgısına düşerek.
Birini fiziki anlamda über derecede beğenmek. Ve hep onunla vakit geçirmek istemek. Tabii bunu yaparken bazen ondan kaçmak istersin. Bu da aşkın en çelişkili tarafıdır. Akla mantığa sığmayan özel durumları vardır. Can alıcı noktası ise hep iyi düşündürmesidir kendi bünyesinde.
Bence insan bir kere tatmalı diye düşünüyorum. Herkes inşallah kriterine göre birini bulur ve mutlu olur. Unutmamak lazım aşk geçicidir ama sevgi ebedi.
Canının yanacağını bile bile her seferinde yeni bir ümitle hayata sarılmak sanırım. Hayatın boyunca ne kadar aksini iddaa edersen et hayatında gerçekten sevdiğin birisi olmayınca hep eksiksin, yarımsın.
Hayat bir anda değişi veriyor aşık olunca.
işini herşeyini keyif alarak yaparsın.
Kalbim güm güm carpar.
içinde kaybetme duygusuna düşersin.
Gülümsemeler çoğalır.....
Aşk güzel birşey.Yada acı hüzünlü birşey.
Her aşkın farklı bir hikâyesi var...