Üniversite sınavına ikinci kez hazırlandığım seneydi dersaneye gidiyordum. Onca ders, deneme arasında gidip birine aşık olmuştum. Hiç aklımda yokken hemde. Resmen tutuldum buna çocuğun bi de sevgilisi var. Napayım elimde değil abayı yakmışım bi kere. Aramızda baya iyi bununla. Söyleyemiyorum sevdiğimi söyleyemem zaten nasıl diyeyim. Sınıftan Kimseye de anlatamıyorum, dokuz on kişilik sınıfız herkes birbirini iyi tanıyor. Çocuğun sevgilisi olmasına rağmen benden hoşlandığına adım kadar emindim. Bi gün durup dururken gel kız bi sarılayım sana dedi sarıldı. O an ki mutluluğumu anlatamam. Böyle böyle kafamda bi ton soru işareti bırakan hareketleri olmasına rağmen içime attım söylemedim Sevdiğimi. söylesem mi diye çok düşündüğüm zamanlar da oluyordu sonra diyordum kendine gel, sevgilisi var çocuğun yakışmaz. Demedim diyemedim. Dersane bitti bir daha ne gördüm ne konuştum. Aradan üç sene geçmiş, aklıma geldi birden ahshsh. Bu da böyle bi anımdı sözlük.
insanın elinde olan bir durum değildir. insanlar bu durumu elinde olan bir durum gibi algılıyor ya ayar oluyorum hakikaten. mesela bir kızla ilişki kurmadan önce ben bu kızı sevdim ama aşık olmayacağım demek bana saçma geliyor. aşık olmak veya aşık olamamak şartlanılmış bir şey değildir. siz ne kadar şartlandırırsanız şartlandırın kendinizi aşık olacaksanız olursunuz olmayacaksınız da olmazsınız. aşık olamıyorum diyenler var mesela. zorlamayacaksın kardeşim olmuyorsa. bu duygu olacağım deyip olmak gibi bir duygu değil.
aşık olacağın varsa gülüşüne aşık olursun konuşmasına olursun sevdiğinin sevinmesine aşık olursun ne bileyim aklına ne gelirse olursun da olursun sebep mi yok bahane mi yok olursun işte. ama gerçek olan aşktır. lakin bunlar seni etkilememişse aşık olmamışsındır demektir. o duygunun gelmesini bekleyeceksin çare yok.
Bir ömre sığdırılabilecek en güzel olaylar silsilesini başlatacak durumdur.
Omur boyu birden fazla olabilir, bir olabilir, birden olabilir.
Kalıplara sığdıramayacağım tek şeydir.
Asla affedemeyeceğim herşeyi affettirebilecek tek sebeptir.
Bazen şöyle ki; sevmesen kendine delicesine tutkun bir insan yaratacakken aşık olmandan ötürü gelen aşırı davranış halleriyle o kişi gidiyor, gidebiliyor.
Aşık insanda mantık, gurur olmaz. Artık sen de olmazsın. O olmasa nefes alamayacak gibi hissedersin. Aklından çıkmaz bir an bile olsun. Ve gerçek bir aşksa bu ömür boyu sürer. 1 ayda aşık olup, 6 ayda unutanların falan hep palavra.
Tabii ki kendimden biliyorum. Ben, ben değilim 4 senedir. Sevgim mi? Her geçen gün artmakta ve bununla birlikte benliğime zarar vermekte.
Onunla veya onsuz. Her koşulda bu kadar çok sevginin bana mutsuzluk getireceğinden eminim.
yaşı kaç olursa olsun insan aşık olur. doğru kişiye ya da yanlış kişiye. çünkü karşı cins olamadan yarım kalır insan. kalp aşık olmakla mükelleftir , akıl ise doğru yanlışı seçmekle mükelleftir.
Berbat olmak ile hayatın gizemini çözmek arasında gelip gitmektir.
Yıllar geçse de hatırlamaktır. Yenisinde ara ara eskisinden anılar çağırmaktır.
Yarım kalan yanını bulmaktır.
Sözlükte tanımını yaparken bile O'nunla geçen harika anıları hatırlayıp sözü kısa kesmektir.
nasil bir duygu oldugunu tatmadigimdir. ve yuksek ihtimalle tadamayacagim ayni zamanda.
o yuzden siz asik olmus olanlar, hali hazirda asik olanlar, asik olabilecegini dusunenler kiymetini bilin mi demeliyim bilmiyorum. cunku nasil bir his oldugu konusunda en ufak bir fikrim yok.
fakat soyle bir sey oluyor son zamanlarda; uzuntulu sarkilar dinledigimde aklima hic kimse gelmiyor ama icimden bir sey akip gidiyor. neye icleniyor olabilirim. neyi dert ediyor olabilirim.
olmasi gereken ama olmayan bir sey mi bu asik olmak.
sacmalamanin doruklarinda sozlerimi bitiyorum. beynimin yorgunluguna verin.
aşık olmak fizyolojik olarak hastalıklı bir haldir. müptezellikle paraleldir.
mezara giden bir müptezel düşünün. yükselme duraklama ve çöküş.
lan buldum galiba.*
Günümüz ilişkilerinin 'ne kadar çok kız/erkek arkadaşım sevgilim olursa o kadar iyiyim' şeklinde gerçekleştiği için çoğu insanda fizyolojik ilişkiden ileri gitmediği yadsınamaz bir gerçektir.