Aşk 3 harfli tek bir kelime;
Anlamı: Aşk’ ın sözlük anlamı, aşırı sevgi ile bağlanma, şiddetle sevme.
Kökeni: Arapça “aşaka” , sarmaşmak, sıkıca sarılmak, sarmaşık anlamına geliyor. Bazı kaynaklarda ise Farsça’ da, avesta dilinden , ‘işka/işk’ kelimesinden geldiği ve anlamının “istemek, şiddetli muhabbet, candan sevmek” olduğu yer almaktadır.
Peki ya bana göre aşk nedir?
Öyle bir aşk istiyorum ki gözlerinin içine bakarken içimden onu sevdiğim için ne kadar şanslı olduğumu, onun yanında nasıl mutlu olduğumu geçirmek istiyorum. Onun sevdiği bir şeyi görünce yanımda yoksa direk bundan nasıl mutlu olabileceğini düşünmek. iki kişi değil bir olabilmek bütün olmak isterdim. Birbirimizin Yüreğine dokunmalıyız bedenler kolay ona herkes dokunuyor. Ama sevişmek bile ayrı güzel olmalı. Gözlerimi kapatıp tüm bedenimi teslim etmek, o an duygu patlaması yaşamak, dudağına dokunuşu bile ayrı sıcak duygular yaratıyor. Her an onu arzulamak. Öyle güzel şeyler ki. Onun mutluluğu ile mutlu olabilmek. Üzüntüsünü ortak paylaşabşlmek. Ve en güzeli de kavgalar. Öyle olmalı ki kavga etseniz bile gece uyumadan önce seni seviyorum diyebilmek. Yaşanılan kötü veya iyi şeyler ilişkinin duygunun önüne geçmemeli. Öyle bir aşk istiyorum ki beni satır satır ezberlesin. Öyle bir aşk istiyorum ki dünyanın en güzel kitabına başlayayım ve hiç bitmesin. öyle bir aşk istiyorun ki bir gün onu kaybedeceğim aklına gelince gözlerim dolsun. Öyle bir aşk istiyorum ki ben ve o değil biz olsun. Öyle bir aşk istiyorum ki her halimi sevsin hee halini seveyim en ufak bir şey de kopmasın bağımız. Öyle bir aşk istiyorum ki saatlerce sevişsem bile asla yetmeyecekmiş gibi gelsin. Öyle bir aşk istiyorum ki, istiyorun işte uzun lafın kısası. Sevmeye değer, kalbe değen, gözleri ile konuşsun.. saatlerce sarılalım. Sarılmak öyle güzeldir ki sadece beden değil o an kalbe de sarılıyor.
Bana göre aşk insanların gerçeklerden ,monoton hayatlarından skıldığı anlarda hayallere gidiş biletidir.Neden hep mutsuz insanlar aşık olmak istiyor? gördünüz mü mutlu bir insanın aşık olmak istediğini? Çoğunluk mutsuzdur,hayatlarında ters giden durumlar vardır ve her şey anlamsız gelir. bu durumda doğal olarak hayata bağlanmak zorundadır çözüm ise aşk formunda bir insana saplantılı olmaktır.hayatta Aşkın sonu hep hüsrandır.Çünkü aşık oldugunu sanan kişi kendisini saplantılı bir şeklde sevmeyen insandan karşılık göremez buda acıya dönüşür aslında ego meselesidir.insan psikolojisinde en çok sana kazık atanı unutamaz en çok da canını yakan seni üzen durumlara sempatiklk duyarsın. insanlar acı çekmek için can atıyor bence mutluluğu sadece insanda aramak da bir çılgınlık ! Kurduğun masalsı hayaller ölmlü bir varlık için çok ağır. Sevgiye sözüm yok ama aşk şehir efsanesi tıpkı bir noel baba gibi binbir gece masalları gibi hayali ama bir o kadar da güzel.
--spoiler--
tam göğsünün ortasında bir yerin acıyacak. evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu farkedeceksin. sokağa fırlayacaksın. sokaklar da dar gelecek. tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi. ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü. kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin. birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan. "önemli olan sağlık." "yaşamak güzel." "boş ver, her şey unutulur."sen hiçbirini duymayacaksın. göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin. ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek isteyecek kadar çok seveceksin.
hep ondan bahsetmek isteyeceksin. "ölüme çare bulundu" ya da "yarın kıyamet kopacakmış" deselerbaşını kaldırıp ne dedin?" diye sormayacaksın. yalnız kalmak isteyeceksin. hem de kalabalıkların arasında kaybolmak. ikisi de yetmeyecek.
geçmişi düşüneceksin. neredeyse dakika dakika. ama kötüleri atlayarak. onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin. gittiğin yerlere gitmek. bu sana hiç iyi gelmeyecek. ama bile bile yapacaksın. biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın. aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin. hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin. aksini iddia edenlerden nefret edeceksin. herkesi ona benzetip kimseyi onun yerine koyamayacaksın. hiçbir şey oyalamayacak seni. ilaçlara sığınacaksın... birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren.
bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek. boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin. uyumak zor, uyanmak kolay olacak. sabahı iple çekeceksin. bazen de "hiç güneş doğmasa" diyeceksin. ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler. ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin...belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin.nafile... düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek. rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin. her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin... telefonun çalmasını bekleyeceksin... aramayacağını bile bile...her çaldığında yüreğin ağzına gelecek. ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla. yüreğin burkulacak,canın yanacak. bir daha sevmemeye yemin edeceksin. hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden. onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın...
defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret edeceksin. yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin. onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek. ama bir umut...onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu...bu umut seni gitmekten alıkoyacak. gel gitler içinde yaşayacaksın. buna yaşamak denirse...
--spoiler--
Kaybedenbiri sana katılmıyorum kardeşim Aşk güzel şeydir ama aşık oldugun kız yada erkek oda seni sevmeli aşk dediğin karşılıklı olmalı hayatta sevmek güzeldir kalsiz birisi sevemez zaten.
Hiç tatmadığım duygu,
daha ne olduğunu bilmezken.
sahi neydi ki acaba bu aşk dedikleri?
uğrar mi bir gün bana daha,
ne olduğunu bilmezken,
bilirmiyimki geldiğini o gün?