çaylakmış yazarı..geçmiş olsun diyorum kendisine..yahu zaten azıcık girdin var ne zaman ne ettin de çaylak oldun..bir görsem kendisini soracam niye olmuş..merak ettim valla..neden derseniz sözlükler arasında türkçeyi bu kadar iyi kullanan, formatı iyi bilen yazar zor bulunur..
Aşk,, sevgilimiz bişey söylüyorsa yılbaşı hediyelerini açmayı bile bırakıp onu dinlemektir... Aşk,, Sevgililer Günü kartlarının üzerinde yazan şeyleri sevgilimize soylemek ama başkalarına söylerken yakalanmamaktır...
Aşk, birlikte yemeğe gittiğimiz zaman sevgilimizin kendi kızarmış
patateslerini bizim tabağımıza koyması ve bizim tabağımızdan hiçbir şey
almamasıdır...**
ruhların sevişmesidir abi aşk ,ona da atlim ben müsadenle, ulasamamaktir. kesin eminim. yani birisiyle mutlu bir birlikteligim varsa, buna ask demem, aşk daha kavgacı daha sinirli bişey.
sol yanında olduğunu bildiğin halde
dönüp bakamak.
elini tutacak kadar yakınken
ellerini uzatamamak.
güzellikler ötesi
gülen gözlerinin
içine işleyememek.
ve kulağına fısıldayamamaktır
aşk...
(bkz: beni sevmiyordun bilirdim bir sevdigin vardi)
"Bir aşkı başka aşk söndürebilir.
Aşkta ne yükseklik, ne alçaklık, ne de akıllılık ve akılsızlık vardır. Hafızlık, şeyhlik, müritlik yoktur. Aşk öyle engin bir denizdir ki, ne kenarı vardır, ne de ucu bucağı."
kolay kolay büyük sözler ettiren, güçlü, meleksel güdülerin akla, fikre, ruha dökülüşü. aidiyet, hayatın anlam kazandıran, peşinen kabul ettiren, zaman kelepçesine takılmadan sevişen, konusu belirsiz bir kutsal kitap gibi rahat okunan diliyle bencil tanrıları tatmin eden, akıcı, kıvrak ve bazen acılı, hareketli, varoluş kadar gerçek ve gece gündüz akıllardan çıkmayan kara gözlü, kalın dudaklı, ince belli bir dilber gibidir.
sesi hiç kesilmesin,
hep inildemeleri olsun kulaklarda.
amin.