gençlik hastalığıdır. daha sonraki yıllarda bu hastalığa tekrar yakalanmak için ruhunuzu soğuk kış gecelerinde çıplak gezdirirsiniz ama nafile bağışıklık kazanmışsınız bir kere.
eski türk filmlerinde 20 metrelik bir köprüyü 15 dakikada artistlerin anlatmaya çalıştığı duygu. reelde de karşılıklı anlaşma ile yenilen bir kazıktır aynı zamanda.
umursamaz bünyeyi hizaya getiren bir "duygu" dur, tembelliği bir anda atar miskinleşmiş bünyeden.
kötü tecrübelerin beyne kazığıdı o putlaşmış önyargıları unutturabilmesi de büyüsünden ileri gelmektedir, ta ki yeni bir mağlubiyet alana kadar.
sevgi gelip geçicidir çoğu zaman, ya aşk?
sevgiyi karşımızdaki insana gösterebildiğimiz kadar yaşarız, ya aşkı?
aşk, yanıtlanamayan soruların çekiciliğidir bazen.
aşk mutluluğu,sevinci, acıyı, üzüntüyü doruklarda yaşamaktır.
aşk karşılık beklemeden sonsuz hissetmektir.
aşk acıdır canını çok yakar isyan ettirir.
aşk mutluluktur sevinçten çığlık atmak istersin.
aşk her şeydir. ve her bünye aşkı kaldıramaz.
Her aşk binlerce sınavdan geçer. Tarafların birbirlerini tanımaları ve aralarında güven geliştirmeleri sayesinde de o sınavlardan güçlenerek çıkar, Zorlukları aşar. aldandığımız kimi durumlarda ufacık bir çatlaktan su sızdırıp batmaya koyulur. Aslında bütün bu koşullar aşktan ne anladığımıza bağlıdır. aşk anlayışının, güçlü bir ilişki geliştirmeye yeterli olup olmadığının Bilimsel bir iddiası da elbette yoktur.
koşulsuz sevmektir o gitse bile. kimle konuşursan konuş onu bulmaya çalışmaktır başka suratlarda. bazen onu aramak istesen bile arayamayacağını bilip oturmaktır sessizce. ve kimseyi onu sevdiğin gibi sevemiyeceğini bilmektir aşk.
"sonumuz yok"u kabullenip ayrılıp, son kez karşılaştığınızda dayanamayıp boynuna sarılıp ağlayacağınızdan korktuğunuz için yüzüne bakmayıp, sorularına kısa kısa cevap verip hızlıca arkanıza dönüp bakmadan yürüyüp gitmek ve gözden kaybolduğunda gözyaşlarına boğulmaktır.
kalbinde hala biraz umut ışığı bulunduran insanların gönüllerine ışık tutan kitap. aşk; neye, ne zaman, nerde, kime olduğu farketmez. aşk her koşulda mükemmeldir. anlayabilene...
elif şafak'ın son yazdığı aşk'ın ne olduğu nasıl olduğunu anlatan muhteşem kitaptır. aslı ingilizce yazılmış olan kitap yazıldıktan sonra türkçe'ye çevrilmiştir.
ne güzel ne özel şeymiş aşkta farkına varamamışız. Aşık oldum demişiz de bilmeden anlamadan konuşmuşuz öylece... Şems mi olmalıyım her şeye aşık-tek şeye aşık, Kimya gibi umutsuz mu olmalı aşk, Ella gibi olağanüstü mü,Kerra gibi karşılıksız, Rumi gibi sonsuz...Ne güzel anlatmış Elif Şafak hoş görünün bu kadar güzel olduğunu, Yaratılanı sevmek gerektiğini Yaratandan ötürü,kim olursan ol gel diyebilmenin güzelliğini ne güzel anlatmış.