insanın kendinden ne kadar taviz verebildiğini gösterir. bir nevi kendinden taviz verebilmektir aşk. can dündarın da dediği gibi "..ve aşk baskın çıkıyor gururuma her daim.."
yüreğin yüksekliğine çıkan yol engebelidir der üstad.. neden hep imkansızı ister insanoğlu, neden hep çekici gelir ulaşamadıkları.. aşk neden mutlulukla değilde acıyla yoğrulmak ister.. neden hep kavuşamadıkça, kişi onun olmadıkça daha çok sever onu.. ah.. aşk iradesizlik, aşk sadakat, aşk.. aşk yerin dibine batasıca bişey.. eğer aldatılmışca,kandırılmışsa,oynanmışsa aşk; intikam, öç alma,nefret.. ya da yanlızca tekrardan onu görene kadar...
--spoiler--
YA sevmesin kimse kimseyi,ya da akmasın aşk dolu gözlerden yaş, ya olmasın ayrılık denen bu illet, ya da adam gibi sevmesini öğrensin bu millet...
--spoiler--
adına birçok şey söylenmiş ve yazılmıştır ancak türkçe aşk isimli tek kitap elif şafak, ingilizce love isimli tek kitap da leo buscaglia tarafından yazılmıştır *
Elif Şafak'ın Kağıt helva kitabından.. Her hakiki aşk hikayesi umulmadık dönüşümlere yol açar. Aşk bir milat demektir. Şayet "aşktan önce" ve "aşktan sonra" aynı insan olarak kalmışsak, yeterince sevmemişiz demektir. Birini seviyorsan onun için yapabileceğin en anlamlı şey değişmektir.
En önemlisi ALLAH'aşkıdır sevgiliye aşk yada başka bir şeye aşk dönülmez akşamın ufku gibidir bunalım,depresyon,intihar vs vs vs tarzı şey'ler getirebilir zaten genelleme olrak sonuçlar hep hüsrandır...
aşk bir anda çok mutlu olup başka bir anda çok mutsuz olma sanatıdır.
aramadı diye mutsuz olup, telefon sesiyle mutlu olmaktır...
dengesizliklerin ve karşıtlığın birliğidir aşk..
Nefretin, savaşın, kinin, mutsuzluğun kol gezdiği bu evrende, aşk doğru kapıları çaldıkça, dünyanın dönmesi durmayacak. Yüreğinde sevda yeşertenler için, güneş doğmaya, çiçekler açmaya devam edecek. Sevmeyi bilenlerin görevi var. Onlar gidip, aşkı bilmeyenleri sevecek. Sonunda acı çekecekler mutlaka ancak başka türlü kimse, onlara sevmeyi öğretemeyecek...