sevgilinin aldığı çiçeklerle, dört duvar odanın "babil'in asma bahçeleri"ne dönüşmesi halidir.
o çiçekler yapma olsalar dahi, burnunuza misk kokuları gelir.
iki kişilikse mutluluktan sarhoş olunması işten bile değildir.
Elde edene kadar ona duyduğumuz histir. savaşlar veririz, kuşatmalar yaparız onun için. önümüzde dağlar olsa yıkmaya azmederiz.
sonra büyük gün gelir, onu gelinlikle / damatlıkla kendimize tapularız. sonra ne mi olur? masal biter... aşk da hayatın gerçekleriyle boğulup gider...
kim sanıyor ki, leyla ile mecnun evlenebilseydi mutlu olurdu?
insanların hayatlarında büyük bir yer kaplayan,hatta bazı insanların tüm hayatları bundan ibaret olan bir kelimedir.
3 harfli olduğuna bakmayın,kendinden çok büyüktür.insana olmadık şeyler yaptırır.dünyanın en güzel şeyidir.ama hep çok geç anlarsınız.çünkü yokluktayken aşk olur.elinizdeyken anlamazsınız.
artık herşey için geçtir,ama o aşktır..
bir şarkı başlar. kızmışsınızdır hep bu zamana kadar kendilerine bir şarkı ithaf edenlere.
bu şarkı başkadır ama size bir anda yıllar öncesini hatırlatır.sevgisinden hiç emin olamamışsınızdır bir o kadarda inanmışsınızdır aşka onunla.arkada o şarkı çalarken yaptığınız bir telefon görüşmesi aklınıza gelir. özledin mi diye sorar, utangaçsınız dır ve saflığınıza küfredersiniz o ara. birden seni çok özledim diyemeyecek kadar korkaksınız dır dalgaya alırsınız. o ciddidir karşıda sesi biraz daha buğulu çıkar özledin mi der. özledim dersiniz fazlasıyla özledim. oda söyler hayatta duyduğunuz en dokunaklı ses tonuyla sonra telefonu kapatır. bir an bunları düşünürken gözlerinizin yaşardığını fark edersiniz.ve hala gözyaşlarından utananlardansınızdır.birden arkanızdan birinin geldiğini hissedersiniz size sesleniyordur. görmesin istersiniz hemen yalandan bir hapşırırsınız burnunuzu silersiniz. "biraz üşütmüşümde dersiniz . yine küfredersiniz bu halinize unutur gidersiniz sonra bilmem kaç zaman sonra aklınıza gelince yine gözleriniz yaşarır ve yine saklarsınız gözyaşlarınızı bu sefer derin bir esnemeyle..
karşılıklı olanından yaşamadığımdan sadece tahmin edebiliyorum, eğer birini seversem ve o da beni severse, aramızda oluşacak enerjiden suyu yakmakta faydalanabileceğimi düşünmeme neden olan tuhaf bir duygu.
açılmamış bir şarap şişesiydim
ki öyle kaldım
acımı köpürtmedim
içime sağdım
gözyaşlarımı göstermedim
ki sildim
özgürlüğüm beni tutsak düşürdü
başaramadım
içimde kara kara bulutlar sallandı
ki sallandılar
dışarı yağamadım
ve yenildim ve sustum.
(z)amansız yakalnamıştım çünkü...
kendimi durduramadiğim şey. yani bu senenin başında üzülmeme neden olan da şimdilerde sevincimi katlayan da yine bu şerefsiz. bi de flörtöz olmam sebebi ile sürekli aşık modu, sürekli aşık etme modu. aşkı seviyorum ben bi de, değişik bi durum.