aşk

entry15890 galeri793
    3911.
  1. tanımı olmayan ama en çok tanımlanmaya çalışılan.
    1 ...
  2. 3910.
  3. garip bir duygudur. onu ilk gördüğümde nasıl da kalbim yerinden çıkacak gibi olmuştu doyorsa insan aşkı tatmıştır ve aşk bitmiştir.
    1 ...
  4. 3909.
  5. 3908.
  6. bahar geldiğinde mi böyle olurum yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar?
    çünkü sana değdiğinden beri ellerim bütün kış dallarında tomurcuklar var.
    inadına beklemektir. an itibariyle kumardır.
    3 ...
  7. 3907.
  8. olmayandır. hormonal bir bozukluktur yüksek ihtimalle. biraz daha zeki insanların da şarkıyla, şiirle, romanla.. vs bunu sömürmesidir..

    ha olmamasına rağmen acı verir. dolar gözler falan. ama yalandır.. kendi gözlerine bile inanmamalıdır insan yeri geldiğinde. evet..
    2 ...
  9. 3906.
  10. aşk din gibidir; bir çok kişi inandığı için kanıt bulsada, bir çoğu kanıt bulamadığı için inanmaz...
    3 ...
  11. 3905.
  12. bir daha onu göremeyeceğini, sesini duyamayacağını bile bile yinede onunla ilgili hayaller kurmaktır.
    2 ...
  13. 3904.
  14. sevgilinizle kol kola girip entry okumak gibi entelektuel bisidir.
    2 ...
  15. 3903.
  16. sevgiliye hitap sekli.* az önce tanık oldugum bir diyalogda ergen kızımız sevgilisiyle fotograflarını paint aracılıgıyla birlestiriyor. biri büyük harf, biri kücük harf seklinde isimlerini yazıyor ve takipcilerinin huzuruna sunuyor.

    Ardından hemen yorumlar geliyor tabi.

    erkek ergen: saol aaaask ck qZl olmS. . .
    disi ergen: rCa askkk hb ybrm ki :D

    (bkz: Allahım sana geliyorum)
    3 ...
  17. 3902.
  18. gerek görünüş gerekse konu olarak dikkatimi çeken bir elif şafak kitabı.
    2 ...
  19. 3901.
  20. üç yıl sonra sesini duyduğunda kalbinin titremesidir.
    5 ...
  21. 3900.
  22. 3899.
  23. aşk:imkansızı sınamaktır.üzüleceğinizi bile bile o kişide ısrar etmeniz,yanında olmak istemeniz,kendinizi onunla aynı haylin içinde görmenizdir.ve bazen mutlulukların engüzeli bazense ders alınması gereken büyük bir acıdır...
    1 ...
  24. 3898.
  25. bazen olmasın istenen, bazen iyi ki var olandır. ortası yoktur. ya cehennem olur yakar, ya cennet olur ışığa boğar.*
    2 ...
  26. 3897.
  27. uğruna sayfalarca yazılar yazılan, masallar anlatılan ama nedense kimsenin bi' türlü tarif edemediği şey. şey işte. bildiğin hede hödö.
    1 ...
  28. 3896.
  29. 3895.
  30. Bir damlayı denize.bir denizi damlaya çeviren his.
    2 ...
  31. 3894.
  32. portakal kabuğundan fışkıran sudur.

    kokusuna hayran bırakır, gözünü yaşlandırır. çok da karmaşık bir şey değil aslında. öyle inandırmaya çalışıyordum onu. oturuyorduk, yemeğimizi bitirmiştik. sadece oturuyorduk. televizyon açıktı. bir kadın bir kemerle ne kadar kısa sürede zayıfladığını anlatıyordu. aklım bir an o kadına kayıverdi. nasıl da inançla anlatıyordu kullandığı kemeri. 'çok güzel' diyordu, 'çok memnun kaldım, herkese tavsiye ederim.' kullanmıştı kemeri ve işi bitmişti. ve ancak tekrar kilo aldığında kullanacaktı muhtemelen.

    atmalıydı bence kemeri. artık gerek yoktu. bence. bence.

    çok da bencil değilim bundan eminim. 'çok güzeldi her şey' dedim. 'yaşadığımız her şey inan çok değerliydi. ama bitti. aşk biter ki hep.' dedim. gençtim. aşk bitince birilerinin gitmesi gerektiğini düşünecek kadar toy. ellerimizden tutup bizi birleştiren şeyin adece aşk olduğunu sanacak kadar. genceciktim. derler ya işte öyle. elimden hiçbir şey gelmiyordu meyve soymak dışında, o anda. normalleştirmeye çalışıyorduk konuşmamızı. doğalgaz zammından dem vurur gibi.

    alnından vurur gibiymişim. hiç bilememiştim.

    susuyordu. öyle ya birilerinin da susması gerekir.

    'eşyalarımı falan ne zaman toplayayım?' dedi. git demek her zaman kolay olmuyordu ki. 'ben toplandım sayılır' dedim. dışardan yeni gelmişti ve sadece salonda oturmuştuk. yatak odasını, boş banyo dolabını görmemişti daha. 'hazırlandın sayılır. pekala.' dedi.

    portakalı çok severdi. portakal soyuyordu o anda. bir yandan konuşmaya başladı. portakalın suyu parmaklarından süzülüyordu.

    'bitiveriyor. aşk hep biter, dediğin gibi. aşk her zaman herkes için biter ama. bazısı hiç bilemez bile. dünya dönmeye başladığından beri bu böyle. yine de görüyorum ki yalvarmam, ayaklarına kapanmam hiçbir işe yaramayacak.'

    portakalını yiyordu. sustu o arada.

    ve devam etti: 'ağlamak istiyorum aslında. şu portakaldan gözüme fışkıran sular da ağlatabilir ama beni. şimdi sen, sırf, aşk bitti, dedin diye, böyle mi olacaksın? sanmıyorum ki böyle bir aşkın unutması kısa sürsün. sanmıyorum ki ben sadece aşktan ibaret olayım senin için. ben gidiyorum şimdi. sen de git, dileğin bu. seni bekleyeceğim sanırım, çok saçma geliyor sana bu anlattıklarım. körpe ömrünün heyecanını, alevini sürdürüp aşktan daha köklü bir duyguya dönüştüremedim biliyorum. beceremedim, sen affet beni. özür olsun.'

    gitti, ellerini yıkadı. uzun, ince parmaklı elleriyle başımı tuttu. kutsar gibi öptü dudaklarımı, gitti.

    o zaman anlamamıştım kutsalığımı onun gözünde. 3 yıl sonra gittim evine tekrar. hala aynı evdeydi. hala beni bekliyordu. hala çok yakışıklıydı ve bana hala aşıktı. anlamak çok güç değildi bunu. kapıyı açtığında gözlerindeki ışık gözlerimi kamaştırmıştı.

    'hoşgeldin!' dedi. 'geleceğini biliyordum!'.

    acıttı ama beni sonra. çok acıttı içimi. portakal, demiştim bir gün. 'portakal kalmamış evde sevgilim.'

    çıktı almaya, dönmedi. gözlerini öptüm kutsar gibi. morarmış dudaklarına dokundum parmaklarımla.

    'aşk biter. aşk diye bildiğin her şey biter. hissettiğin şeye herkesin bildiği bir sıfat koyabiliyorsan, sana özel değilse yani, fanidir tazem. rüzgar gibi olur öyle. uçar gider.' demişti. o deyincce inanmıştım işte. inanmaya dünden hazır halim.

    öldü. portakal suyundan bıyığım olmadı bir daha, taze hiçbir şey de yiyemiyorum hala.

    edit: imla
    4 ...
  33. 3893.
  34. aşksız bir hayat geçirmek imkansızdır aşksız bir hayat geçirdiğini savunanlar bile aşksızlığa aşıktır aslında.
    2 ...
  35. 3892.
  36. ''aşk karşılıklı oturmak, yüz yüze veya aynı noktaya bakmak, şiir okumak, sevgiliden utanacak kadar terbiyeli davranmak, güzel şeylerden bahsedip gülmek ve asla iffet sınırının ötesine uzanmamaktır. çünkü aşk bakmakla güzelleşir, konuşmakla zenginleşir ama dokunmakla bozulur.''
    7 ...
  37. 3891.
  38. 3890.
  39. can yakar, ağlatır, sızlatır. yok yok, bu kadar değil, paramparça eder, perişan eder.
    ama yok, haksızlık etmeyeyim. mutluluktan uyutmaz, karnında kelebekler uçurtur. tatlı bir heycan yaşatır. ayaklarını yerden keser.
    sonra... sonra göt gibi düşersin, kanatların kırılır, uçamazsın artık mutluluktan.

    ....
    ........
    2 ...
  40. 3889.
  41. ÇOĞU iNSANIN BiR HORMON PATLAMASI GEÇiRMESiNiN ARDINDAN iÇiNDE BULUNDUĞU DURUMU AÇIKLAMAK iÇiN KULLANDIĞI BiR KELiMEDiR Ki-BiLMEZ BÖYLE YAPARAK iÇiNi BOŞALTIR.
    2 ...
  42. 3888.
  43. ateşten bir denizi mumdan bir kayıkla geçmek. bile bile hata yapmak. bazen yenileceğini bile bile mücadele etmek.
    bazen bir hastalık; ama tedavisi yine kendisinde saklı bir hastalık. bence duyguların en fedakarlarından biri.

    bu bir itiraftır: aşka aşığım, evet.
    1 ...
  44. 3887.
  45. AŞK DENiLiNCE AKLA GELEN ŞEY HER ZAMAN BiR AŞIK iLE BiR MAŞUK'UN AŞKI GELiR AKILLARA
    SALT BU DÜŞÜNCE DEĞiLDiR AŞK, BARINDIRDIĞI- iHTiVA ETTiĞi- KENDiNE HAS DUYGULAR DA
    VARDIR AYRICA DEMEM O Ki MECAZDAN GERÇEĞE OLAN YOLCULUĞUN ADIDIR AŞK HER NE KADAR
    DEVRiN iÇiNDE BULUNDUĞU BU ÇiRKiN DÖNEMLER DE AŞK LAFZI O KADAR BASiTLEŞTiRiLDi VE
    iÇi BOŞALTILDI Ki BU YOLCULUKTA GAFLETE DÜŞENLERiN DE SORUMLULUĞU BU MANA KAYBINA SEBEP OLANLARIN
    BOYNUNA BiR DEĞiRMEN TAŞI GiBi ASILACAKTIR.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük